Türk sanat dünyasının en özgün isimlerinden biri olan şarkıcı, söz yazarı, besteci ve oyuncu Fatma Hümeyra Akbay, bilinen sahne adıyla Hümeyra, 15 Ekim 1947 tarihinde Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığı yapmış olan profesör babası Muvaffak Akbay ile dört dil bilen, eğitimli annesi Malike Hanım'ın tek çocuğu olarak kurallarla örülü bir evde büyüdü. Henüz beş yaşındayken bale dersleriyle sanatla tanışan Hümeyra, Ankara Kolejindeki eğitimine devam ederken henüz on yaşındayken babasını kaybetti. Bu acı kaybın ardından annesiyle birlikte İstanbul'a taşınarak yaşamında yeni bir sayfa açtı. Lise çağında daha iyi bir eğitim alması hedeflenerek Londra'da yaşayan müsteşar dayısının yanına gönderildi. İngiltere'de grafik tasarım dersleri alırken, 1968 kuşağının getirdiği özgürlükçü rüzgarlardan etkilenerek gitar çalmaya ve ilk bestelerini yapmaya başladı.
Müzikte Altın Çağ ve Edebi Besteler
Türkiye'ye döndükten sonra bir süre İstanbul Ekspres Gazetesinde Beyoğlu muhabirliği yaptı. Aile baskısı yüzünden yirmi yaşında ilk evliliğini yaptı. Profesyonel müzik yolculuğu başlamadan evvel Melodi Plak'ta grafiker olarak çalıştı ve çeşitli albüm kapaklarını tasarladı. İş yerinde gitarıyla kendi bestesi 'Olmasa'yı seslendirirken sesini patronuna duyurması, onun için profesyonel sanat hayatının kapılarını araladı. 1969 ve 1970 yıllarında çıkardığı albümlerle halk müziği aranjmanlarında büyük beğeni topladı. 1971'de oyuncu Fikret Hakan ile olaylı ve şiddet dolu bir evlilik yaşadı. Fiziksel şiddet gördüğü bu evlilik sadece bir ay sürdü. Tedavi sürecinde burnu kırıldığı için estetik operasyon geçirmek zorunda kaldı. Bu travmatik dönemi geride bırakmak için Paris'e yerleşti. Fransa'da bulunduğu sekiz aylık süreçte Philips Records'un teklifiyle ilk Fransñzca albümü olan 'Je Sais Que Tu Sais' üzerine çalıştı ancak şirketle yaşanan anlaşmazlıklar yüzünden albüm piyasaya sürülmedi.
Yeniden ülkesine dönen sanatçı, altıncı kırkbeşliği 'Ceylan'ı müzikseverlerle buluşturdu. 1972 yılında Ahmet Mithat Bigat ile evlenerek bu birliktelikten Sadık adını verdiği oğlunu kucağına aldı. Yedi yıl süren bu evlilik, onun hayatındaki en uzun süreli ilişki oldu. Yetmişli yıllar, kendine özgü tarzıyla müzik kariyerinin zirve noktasına ulaştığı dönemdi. Türk edebiyatının unutulmaz şiirlerini notalarla buluşturarak klasikler arasına giren eserler üretti. Sanatçı, kariyeri boyunca pek çok değerli edebiyatçının eserlerini besteledi. Bu eserlerden bazıları şunlardır:
- Karacaoğlan'dan Var Git Ölüm ve Güzel Ne Güzel Olmuşsun
- Aşık Veysel'den Güzelliğin On Para Etmez ve Uzun İnce Bir Yoldayım
- Şevket Rado'dan Kördüğüm
- Attilâ İlhan'dan Ben Sana Mecburum
- Cahit Sıtkı Tarancı'dan Otuz Beş Yaş
- Yahya Kemal Beyatlı'dan Sessiz Gemi
- Orhan Veli Kanık'tan Anlatamıyorum
Seksenli yıllarda yükselen arabesk dalgası Hümeyra'yı müzikten uzaklaştırsa da o popüler kültüre boyun eğmeyerek çizgisini korudu. 1984'te tamamı akustik olarak kaydedilen ve yalnızca 2222 adet basılan 'Benim Şarkılarım' albümü yayınladı. Bu albümdeki 'Tutsana Ellerimi' şarkısı, yıllar sonra çekilen ünlü 'Issız Adam' filminde kullanılarak tekrar popülerlik kazandı.
Sahnelerden Beyaz Perdeye Ödüllü Oyunculuk
Müzikteki başarısını sahne sanatlarına da taşıyan Hümeyra, 1980'de 'Talihli Amele' filmiyle sinemaya, 1981'de ise 'Selam Meloş' müzikaliyle tiyatroya adım attı. Aynı yıl rol aldığı 'Kırık Bir Aşk Hikayesi' filminin yönetmeni Ömer Kavur ile Bodrum'da dünyaevine girdi. İki buçuk yıl süren bu evliliğin ardından yollarını ayırdılar. 1985 yılına kadar Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'nda 'Deliler Boşandı' ve 'Orkestra' gibi oyunlarda sahne aldı. Ferhan Şensoy'un Ortaoyuncular ekibine dahil olarak 'İçinden Tramvay Geçen Şarkı' oyununda oynadı. 1986 yılında çekilen 'Asiye Nasıl Kurtulur?' isimli sinema filminde hayat verdiği Zehra karakteriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü'nü kazanarak büyük başarı elde etti. 1989'da İstanbul Şehir Tiyatroları kadrosuna katılan sanatçı, burada on altı yıl boyunca aralıksız tiyatro yaptı.
San Francisco Yılları ve Televizyon Başarıları
Doksanlı yıllara 'Tutkulardan İntihar' çalışmasıyla başlayan sanatçı, 1994'te ilk toplama albümü 'Sessiz Gemi'yi çıkardı. Sanat hayatının durağanlaştığı dönemlerde butik ve gece kulübü işletmeciliği de yaptı. 1995 yılında ses tellerinden ciddi bir ameliyat geçirdi. Sağlığına kavuşursa yeni bir albüm yapacağına dair kendine verdiği sözü tutarak 1997'de son stüdyo albümü 'Beyhude'yi yayınladı. Albümün beklenen ilgiyi görmemesi üzerine 1999 yılında San Francisco'ya taşındı. Burada caz piyanisti Jimmy Cicero ile beşinci ve son evliliğini yaptı. Amerika'da kaldığı iki sene boyunca resim eğitimi alan Hümeyra, evliliğinin sonlanmasıyla Türkiye'ye geri döndü. İki binli yıllarda televizyon dizilerine ve sinemaya ağırlık verdi. Tiyatrodaki son çalışmasını 2003 yılında 'Ben Anadolu' oyunuyla gerçekleştirdi. Avrupa Yakası ve Melekler Korusun dizilerindeki rolleriyle televizyon izleyicisinin beğenisini kazandı. Ayrıca Türk sinema tarihinin önemli yapıtlarından Babam ve Oğlum filmindeki performansı ile beyaz perdedeki başarısını bir kez daha kanıtladı.