Hayganuş Mark, Osmanlı döneminden Cumhuriyet'e uzanan süreçte kadın hakları mücadelesine yön veren en önemli Türkiye Ermenisi feminist yazar ve editörlerden biridir. 1885 yılında İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde dünyaya gelen aydın kadın, kadınların toplumsal hayatta eşit haklara sahip olması için ömrü boyunca kalemini bir mücadele aracı olarak kullandı. Dönemin en uzun soluklu Ermenice yayın organlarından biri olan Hay Gin dergisini kuran Mark, kadınların eğitim alması ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanması yönünde önemli adımlar attı. Yaşamının son yıllarını geçirdiği Yedikule Ermeni Hastanesi'nde 1966'da hayata gözlerini yuman yazar, geride hak arayışıyla örülü köklü bir miras bıraktı.
Gençlik Yılları ve Eğitime İlk Adımlar
Yazar, İstanbul'un Ayaspaşa mahallesinde büyüdü. Babası Van kökenli Markar Efendi, annesi ise İstanbullu Yebrakse Topuzyan'dır. Mark, annesini hayatı boyunca kadın hakları bilincinin ve feminizmin temel ilham kaynağı olarak gördü. Lise eğitimini Esayan Ermeni Lisesi'nde tamamladı. Esayan Ermeni Lisesi'ndeki eğitimi sırasında ünlü dilbilimci Hagop Kurken'den beş yıl boyunca ders alan yazar, mezuniyetinden sonra Yedikule Ermeni Hastane Yetimhanesi'nde dört yıl boyunca yardımcı öğretmenlik görevini sürdürdü. Bu süreçte genç nesillerin eğitimine katkı sağlarken, toplumsal meseleleri de daha yakından gözlemleme fırsatı buldu.
Yayıncılık Dünyasına Giriş ve Dzağig Dergisi
Edebi üretkenliğine erken yaşta başlayan yazar, Ermeni harfli Türkçe bir yayın olan Manzume-i Efkâr gazetesinde ilk yazılarını yayınladı. Kaleminin gücünü kanıtlamakta gecikmeyen genç kalem, prestijli Masis dergisinin düzenlediği şiir yarışmasında ikincilik derecesi elde etti. Bu başarı onun edebiyat dünyasındaki kararlılığını pekiştirdi. Takvimler 1905 yılını gösterdiğinde, yayıncılık alanındaki en büyük girişimlerinden biri olan haftalık Dzağig (Çiçek) dergisini yayın hayatına kazandırdı. Fransa'daki modern kadın hareketlerinden etkilenerek çıkardığı haftalık Dzağig dergisinin tamamen kadınlar için olmasını isteyen Mark, kadın yazar azlığı nedeniyle erkek meslektaşlarının yazılarında kadın isimleri kullanmalarını sağladı. Bu yayıncılık serüveni, yazarın evlenip İzmir'e taşınmasıyla kapandı.
İzmir Yılları ve Taşrada Eğitim Seferberliği
Eşiyle birlikte yerleştiği İzmir'de de entelektüel çalışmalarını aksatmayan Mark, bölgedeki yerel basın organlarında aktif rol üstlendi. Şehirde basılan Arşaluys ve Arevelk mecmualarında kadınların sorunlarını ve çözüm önerilerini ele alan makaleler yazmayı sürdürdü. İstanbul'a 1909 yılında geri döndükten sonra Milletperver Ermeni Kadınlar Birliği'nin edebiyat komisyonu başkanı olarak taşradaki kızların okuması amacıyla Anadolu'da otuz iki yeni okulun açılmasına öncülük etti. Aynı zamanda, 1910 senesinde şair Heranuş Arşagyan'ın yaşamını ve eserlerini ele alan bir çalışma hazırladı.
Hay Gin Dergisi ve Eşitlik Arayışı
Birinci Dünya Savaşı sonrasında, 1919 yılında en bilinen ve ses getiren yayını olan Hay Gin dergisini kurdu. Mark, bu yeni dönemde kadınların yanı sıra... erkek yazarlara da sayfalarında yer vererek toplumsal eşitlik fikrini daha geniş tabana yaydı. Tam 13 yıl boyunca kesintisiz şekilde yayınlanan bu dergi, kadın hakları mücadelesinin en önemli kürsülerinden biri haline geldi. Soyadı Kanunu ile Mark adını aldı. Toplumsal dönüşümün ancak eğitim ve iktisadi özgürlükle mümkün olduğuna inanan Mark, yaşamı boyunca şu temel ilkeleri savundu:
- Kadınlar ekonomik bağımsızlıklarını kazanarak iş hayatında etkin olmalıdır.
- Eğitim müfredatlarının hazırlık süreçlerinde kadınlar da söz sahibi olmalıdır.
- Taşradaki kız çocuklarının okullaşma oranının artırılması öncelikli hedeftir.
Yaşamını adadığı hak mücadelesini ömrünün sonuna kadar sürdüren aydın kadın, 1966 yılında İstanbul'da bulunan Yedikule Ermeni Hastanesi'nde vefat etti. Cenazesi Şişli Ermeni Mezarlığı'nda toprağa verilen yazar, arkasında bıraktığı zengin edebi birikim ve mücadele azmiyle modern kadın hareketlerine ışık tutmaya devam etmektedir.