İnsanlık tarihinin yönünü değiştiren dahi matematikçi Ebu Abdullah Muhammed Bin Musa el-Harezmi, 780 yılında Harezm bölgesinin tarihi Hive şehrinde dünyaya gözlerini açtı. Matematik, astronomi ve coğrafyanın kaderini yeniden yazan bu büyük Harzem Türkü Müslüman bilgin, gençliğinde ilmin kalbi olarak parıldayan Bağdat'a giderek burada dönemin en parlak İslam alimlerinden dersler aldı. Abbasi Halifesi Me'mûn'un büyük desteğiyle Beyt'ül Hikmet bünyesinde yürüttüğü çalışmalarla, antik eserleri tercüme edip bugükü cebir biliminin temellerini inşa etmeyi başardı.
Bağdat Saray Kütüphanesi'nden Bilim Akademisi Liderliğine
Gençlik yıllarında ilim öğrenme sevdasıyla yollara düşen Harezmi, Doğu'nun bilim başkenti Bağdat'taki muazzam entelektüel atmosferi haber alınca soluğu bu şehirde aldı. Kendini hızla geliştiren genç deha, Abbasi Halifesi Me'mûn'un da dikkatini çekmekte gecikmedi. Halife, Hint medeniyetlerine ait eşsiz el yazmalarıyla zenginleştirilmiş ünlü Bağdat Saray Kütüphanesi'nin yönetimini bu parlak genç dehaya teslim etti. Ardından bilim insanı, yabancı dildeki eserleri çevirmek için kurulan muazzam bir tercüme yuvası olan Beyt'ül Hikmet (çift adıyla Darülhikme) çatısı altında görevlendirildi. Burada maddi kaygılardan tamamen uzak, sadece bilimsel araştırmalarına odaklanma imkanı bulan bilgin, hayatını adadığı astronomi ve matematik çalışmalarına hız verdi.
Halifeden aldığı sınırsız maddi ve manevi destek sayesinde seyahatler gerçekleştiren dahi isim, gittiði coğrafyalarda kıymetli gözlemler yaptı. Beraberindeki yetmiş bilim insanı ile el ele vererek 830 yılında o dönem için devrim niteliğinde bir dünya haritası çizmeyi başardı. Bununla da yetinmeyerek, yeryüzünün çevresi ile hacmini hesaplama çalışmalarında kritik roller üstlendi. Halifenin özel talimatıyla, meridyen yayının bir derecelik uzunluğunu hassasiyetle ölçmek amacıyla Sincar Ovası'na giden rasat heyetine katıldı. Ayrıca Bağdat'taki Şamasiye ve Şam'daki Kasiyûn rasathanelerindeki ekiplerle ortaklaşa yürütülen bu ölçümler, dönemin bilim seviyesinin ne denli ileri olduğunu gözler önüne seriyordu.
Matematikte Sıfırın Gücü ve Cebirin Doğuşu
Bugün hayatımızın her alanında karşımıza çıkan cebir kavramını bilim dünyasına kazandıran kişi bizzat Harezmi'dir. Matematik disiplininde ilk defa sıfır rakamını kullanan dahi bilgin, günümüzün cebir ve trigonometri ilminin kurucu babası olarak kabul görür. Birinci ve ikinci dereceden denklemleri analitik yöntemlerle çözüme kavuşturan matematikçi, tek bilinmeyenli denklemleri ise hem cebirsel hem de geometrik metotlarla çözmenin sistematik yollarını insanlığa sundu. Batlamyus'un eski astronomik cetvellerindeki hataları birer birer düzelterek kendi adıyla anılan ünlü cetvellerini hazırladı. Güneş ve ay tutulmalarını incelediği bu çalışmalarda, astronomi için elzem olan trigonometri bilgilerini ve özel cetvelleri bilim dünyasıyla paylaştı. Onun astronomi, coğrafya ve saatler üzerindeki araştırmaları, yüzyıllar boyunca hem Doğu hem de Batı dünyasındaki akademik çalışmalara kılavuzluk etti.
Bilim Tarihine Yön Veren Eşsiz Eserleri
Harezmi, 850 yılında 70 yaşındayken Bağdat'ta hayata gözlerini yumdu. Geride bıraktığı ve hepsi de matematik alanındaki ciddi çalışmalarıyla tanınan üç oğlu, babalarının ilmi mirasını yaşatmak için çalıştı. Astronomi, matematik ve coğrafya dallarında kaleme aldığı, dünya bilim tarihine yön veren başlıca yapıtları şunlardır:
- Kitab-ül-Muhtasar fi Hisab-il-Cebri vel-Mukabele: Harezmi'nin şaheseridir. Cebir biliminin adını aldığı bu ilk kaynakta, birinci ve ikinci dereceden denklemlerin çözüm yolları, devlet işlerindeki hesaplamalar, kanal yapımı, miras taksimi ve bina inşaası gibi pratik hayatın içinden birçok örnek aritmetik ve cebir yöntemleriyle açıklanmaktadır.
- Kitab fil-Hisab: Sıfırlı Arap rakamlarını ve ondalık sayı sistemini detaylıca izah eden bu eser, Adelhard Bath tarafından Latinceye çevrilerek Batı dünyasına sıfırı ve bugükü sayı sistemini tanıtmıştır.
- Kitab-ul-Muhtasar fil-Hisab-il-Hindi: Hint matematiğine dair kaleme alınmış bu kıymetli eserin Kurtuba'da bulunan nüshasından yapılan Latince tercümesi günümüzde Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi'nde muhafaza edilmektedir.
- Kitâbu Sûreti’l-Arz (Kitab surat al-arz): Yeryüzünün çapı üzerine yapılan coğrafi incelemelerin yer aldığı bu kitapta, Nil Nehri'nin kaynağına dair önemli bilimsel açıklamalar bulunmaktadır.
- Zîcü’l-Harezmî: Güneş ve ay tutulmalarına dair derin gözlemleri barındıran, astronomi için gerekli trigonometrik cetvelleri içeren çalışmadır.
- Kitabu Cedavil-in-Nücûm ve Harekatiha: İki ciltten oluşan bu astronomi klasiği; yıldızların, gezegenlerin hareketlerini ve gökyüzü faaliyetlerini detaylıca incelemektedir.
- Kitabûl Tarih: Tarihsel gelişmeleri ve kronolojik olayları ele aldığı özgün çalışmasıdır.
- Kitab’ul Ruhname: Bilim insanının astronomik alandaki derin gözlemlerini ve incelemelerini topladığı bir diğer eseridir.
