Edebiyat dünyasında fırtınalar estiren, kalemiyle olduğu kadar yaşadığı lüks hayatla da tanınan Harold Robbins, 21 Mayıs 1916 tarihinde ABD'nin New York kentinde dünyaya gözlerini açtı. Asıl adı Harold Francis Rubin olan ünlü yazar, dramatik bir çocukluğun ardından ticaret dünyasına adım atarak genç yaşta milyonerliğe yükseldi. Şeker spekülasyonu nedeniyle iflas ettikten sonra ise sinema sektörüne geçiş yaptı. Universal Pictures'da çalışırken girdiği bir iddia üzerine yazarlığa adım atarak 750 milyonluk inanılmaz bir satış başarısına ulaştı. 14 Ekim 1997 tarihinde Palm Springs'te hayata veda eden romancı, elit dünyaların arka planındaki ihtirası sansürsüzce betimleyerek popüler kültürün en etkili ve en çok konuşulan kalemlerinden biri haline geldi.
Yetimhaneden Milyonerliğe Uzanan Fırtınalı Gençlik
New York'un arka sokaklarında başlayan bu yaşam hikayesi, dramatik dönemeçlerle doluydu. Doğumundan kısa bir süre sonra annesini kaybeden bebek, babası tarafından kenar mahallelerden birinde terk edildi. Sokakta bulunduktan sonra yetimhaneye teslim edilen çocuğa önce Francis Kane adı verildi. Katolik Kilisesi'nin koruması altındayken Charles Rubin ve Fannie Smith çifti tarafından evlat edinilince, soyadı Rubens olarak değiştirildi. Ekonomik buhran yıllarında ayakta kalmaya çalışan Rubens, 15 yaşında okulu bırakıp kitapçıda getir götür işleri yapmaya, ardından da bir bakkalda çalışmaya başladı. Zorlu koşullara rağmen 1934'te liseden mezun olmayı başardı.
Gıda maddelerinin fiyat hareketliliğini fark eden genç Rubens, borç aldığı 800 dolar sermayeyle spekülasyona girişti. Ticari zekası sayesinde henüz 20 yaşındayken dolar milyoneri unvanını kazandı. Ancak İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle şeker piyasasına yaptığı büyük yatırım, hükümetin fiyatları dondurması sonucu tam bir felaketle bitti. Gemiler dolusu şekeri yüksek fiyattan bağlayan Rubens, bir anda tüm servetini yitirerek iflas bayrağını çekti.
Bir İddia ile Başlayan Edebi Zirve
Beş parasız kalan eski milyoner, 1940 yılında Universal Pictures bünyesinde depo görevlisi olarak işe girdi. Kısa sürede yeteneğini göstererek bütçe ve planlama müdürlüğüne yükseldi. Şirketin film yapmak için aldığı senaryoları yetersiz bulduğunu dile getirdiğinde, yöneticilerden gelen meydan okumayla karşılaştı. Daha iyisini yazıp yazamayacağı konusundaki iddia üzerine 1948 yılında ilk romanını kaleme aldı. Rubens, soyadını Robbins yaparak Never Love A Stranger (Yalnız Seninim) adlı eserini yayımladı. Büyük ilgi gören bu ilk kitabını, 1949'da Hayal Tacirleri ve 1952'de A Stone For Danny Fisher takip etti. Eserlerin sinemaya uyarlanması yazarın ününü pekiştirdi. Robbins, 1957 yılında film şirketindeki görevinden ayrılarak tamamen yazarlığa odaklandı.
Yazarın kariyerindeki asıl dönüm noktası, 1961 yılında kaleme aldığı The Carpetbaggers oldu. Gizemli milyarder Howard Hughes'ın yaşamından esinlenen bu roman, tam 6 milyon adet satarak Robbins'i yeniden milyonerler kulübüne taşıdı. Daktilo başında günde 12 ila 16 saat boyunca iki parmağıyla doğrudan yazma tekniğini uygulayan Robbins, çalışmalarında hiçbir zaman müsvedde ya da taslak kullanmıyordu. Gerçek yaşamından esinlenerek kurguladığı hikayeler, dünya genelinde 42 ülkede 750 milyondan fazla okuyucuya ulaştı.
Yazarın dünya çapında geniş kitlelere ulaşan başlıca eserlerinden bazıları şunlardır:
- Never Love a Stranger (Yalnız Seninim - 1948)
- Hayal Tacirleri (1949)
- A Stone For Danny Fisher (1952)
- Carpetbaggers (1961)
Lüks, Şöhret ve Trajik Son
Yeniden elde ettiği muazzam zenginlik, Robbins'e Beverly Hills, Meksika ve Güney Fransa'da görkemli villalar kazandırdı. Akdeniz sularında süzülen lüks yatında ünlü isimleri ağırlayan yazar, gösterişli ve çılgın bir hayat tarzı benimsedi. Pablo Picasso ve Marc Chagall gibi ustaların tablolarından oluşan değerli bir resim koleksiyonu kurdu. Yaşadığı renkli hayatı ve gözlemlediği insanları eserlerine doğrudan yansıttığını dile getirdi. Karakterlerinin ve olayların gerçek olduğunu, sadece isimleri değiştirerek kurguladığını ifade ediyordu.
Özel hayatı da oldukça hareketli olan yazar, kendi beyanına göre üç, çevresindekilere göre ise altı evlilik yaptı; Lillian Machnivitz, Grace Palermo ve Jann Stapp ile yaptığı evlilikler resmi kayıtlarda yer buldu. Ancak hızlı yaşamı, 1985'teki kalp kriziyle yavaşlamaya başladı. 1987 yılında geçirdiği kaza sonucu kalça kemiklerini kıran Robbins, tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. Tedavi süreçleri ve geçirdiği ameliyatlar servetini eritti. Malikanelerini, yatını ve arabalarını kaybetti. Sağlığının bozulmasına ve şiddetli ağrılarına rağmen, daktilo başında günde birkaç saat iki parmağıyla yazmaya devam etti. Son yıllarını Palm Springs'teki evinde geçiren bu sıra dışı kalem, 14 Ekim 1997'de yaşama veda etti.
.jpg?width=640)