Hakkı Şinasi Erel, Osmanlı İmparatorluğu'nun dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin inşasına uzanan süreçte, tıp ve siyaset alanlarında derin izler bırakmış seçkin bir devlet adamıdır. 1871 yılında imparatorluğun payitahtı İstanbul'da dünyaya gelen Erel, askeri hekimlik kariyerini siyaset sahnesine taşıyarak ülkemizin modernleşme hamlelerinde etkin görevler üstlenmiştir. Hem orduda tabip tümamiralliğe kadar yükselmesi hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında uzun yıllar milletvekilliği yapması, onun vatanına farklı kulvarlarda ne denli büyük hizmetler sunduğunu ortaya koymaktadır. Evli ve iki çocuk babası olan bu değerli şahsiyet, ömrünü milletinin sağlık ve refah düzeyini yükseltmeye adamış, 22 Ekim 1941 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.
Askeri Tıbbiyeden Tümamiralliğe Uzanan Mesleki Yaşamı
Gençlik yıllarında tıp bilimine duyduğu ilgi, onu dönemin en prestijli eğitim kurumlarından biri olan Askeri Tıbbiye'ye yönlendirmiştir. Buradaki eğitimini başarısıyla tamamladıktan sonra, hekimlik bilgisini daha da ileriye taşımak amacıyla Almanya yolunu tutmuştur. Avrupa'nın tıp alanındaki öncülerinden olan bu ülkede ihtisasını gerçekleştiren Hakkı Şinasi Erel, yurda döndüğünde modern tıbbın yenilikçi uygulamalarını ülkesine kazandırmak için kolları sıvamıştır. Almanya eğitimi ufkunu genişletmiştir. Aldığı üst düzey eğitim ve disiplinli çalışma anlayışı sayesinde, askeri sağlık hiyerarşisinde hızla basamakları tırmanmıştır.
Meslek hayatı boyunca kritik sağlık kurumlarında yönetici pozisyonlarında bulunan Erel, sağlık alanındaki idari yeteneğini de kanıtlamıştır. Bu kapsamda, dönemin en önemli çocuk sağlığı merkezlerinden biri olan Hamidiye Çocuk Hastanesi 2. Bastabipliği görevine getirilmiştir. Ardından deniz kuvvetlerinin sağlık teşkilatlanmasında hayati bir rol üstlenerek Bahriye Merkez Hastanesi Bastabipliği vazifesini yürütmüştür. Ayrıca askeri hekimlikteki üstün başarıları, kendisine nihayetinde deniz kuvvetlerinde en üst düzey sağlık rütbelerinden biri olan Tabip Tümamiral unvanını kazandırmıştır. Bu rütbe, büyük bir emeğin ürünüdür.
İstanbul Yerel Yönetimi ve Meclis Yılları
Askerlik görevini başarısıyla tamamladıktan sonra toplumsal hizmetlerine sivil alanda devam eden Hakkı Şinasi Erel, yerel yönetimlerde de aktif sorumluluklar üstlenmiştir. İstanbul Vilayeti Cemiyeti Belediye 1. Reis Vekilliği ve Vilâyet Umumi Meclis Üyeliği görevlerinde bulunarak kentin imarı, kamu düzeni ve yerel sağlık hizmetlerinin yapılandırılmasında önemli kararlara imza atmıştır. Aynı zamanda halkın sorunlarını yakından gözlemlemiştir. Bu dönemdeki yerel yönetim tecrübesi, onun ulusal siyasete geçişinde sağlam bir zemin hazırlamıştır.
Milli Mücadele'nin ardından kurulan yeni Türkiye'de parlamento çatısı altında görev alarak vatanına hizmet etmeyi sürdüren Erel, zengin tecrübesiyle meclisin aranan isimlerinden biri haline gelmiştir. TBMM bünyesinde halkın temsilcisi olarak görev yaparken, hem İstanbul hem de Doğu Anadolu'nun önemli merkezlerinden Erzurum'u temsil etmiştir. Geniş bir siyasi kariyere sahip olan Erel'in milletvekili olarak görev yaptığı dönemler ve temsil ettiği şehirler şekilde sıralanmaktadır:
- TBMM II. Dönem (Ara Seçim) ve TBMM III. Dönem İstanbul Milletvekilliği
- TBMM IV. Dönem Erzurum Milletvekilliği
- TBMM V. ve VI. Dönem İstanbul Milletvekilliği
Bu dönemlerin her birinde yasama faaliyetlerine aktif katılım sağlayan tecrübeli siyasetçi, özellikle hekimlik birikimini meclis komisyonlarında etkin biçimde kullanmıştır. Nitekim TBMM III. Dönem çalışmaları esnasında Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Encümeni Reisliği görevini üstlenmiştir. Yaptığı katkılar oldukça büyüktür. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki yokluk ve imânsızlıklara rağmen, halk sağlığı alanında atılan adımların mimarlarından biri olmuştur.
Köklü Bir Miras ve Saygın Bir Yaşam
Hakkı Şinasi Erel, hayatı boyunca üstlendiği tüm vazifeleri büyük bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmiş örnek bir şahsiyettir. Gerek cephede ve askeri hastanelerde yürüttüğü hekimlik hizmetleri gerekse meclis kürsüsünde savunduğu sosyal adalet ve sağlık reformları, onun vatansever kişiliğinin en somut göstergeleridir. Adı sevgi ve saygıyla anılmaktadır. Hem imparatorluk döneminin disiplinini hem de cumhuriyetin ilerici vizyonunu şahsında birleştiren Erel, geride temiz bir isim ve unutulmaz hizmetler bırakarak tarihteki saygın yerini almıştır.
