Hakan Gürsoytrak, 1963 yılında Ankara'da doğan ve Türk resim sanatında özgün üslubuyla tanınan bir sanatçı, ressam ve akademisyendir. Kentlerin karmaşasını, sokakların nabzını ve yarı kentli insan portrelerini eserlerine yansıtan ressam, toplumsal gözlemlerini mizahi bir dille görselleştirir. Hem kamu yönetimi hem de resim alanında edindiği disiplinlerarası birikimi akademik mecraya başarıyla aktaran sanatçı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde uzun yıllardır geleceğin genç ressamlarını yetiştirmeyi sürdürmektedir.
Disiplinlerarası Bir Eğitim ve Akademi Yolu
Sanatçının eğitim geçmişi, idari bilimlerden güzel sanatlara uzanan oldukça sıra dışı bir güzergaha sahiptir. Yükseköğrenimine Marmara Üniversitesi'nde başlayan Gürsoytrak, 1984 yılında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünü başarıyla tamamladı. Mezuniyetten sonra yönünü tamamen resme çevirdi. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim bölümüne giren sanatçı, buradaki eğitimini 1990 senesinde dereceyle bitirdi. Sanatsal ufkunu uluslararası boyuta taşımak amacıyla İngiltere'ye gitti. Burada, University of Reading bünyesinde 1991 ile 1993 yılları arasında lisansüstü çalışmalarını yürüterek uzmanlaştı. Türkiye'ye dönüşüyle birlikte akademik kariyer basamaklarını tırmanmaya başladı. Anadolu Üniversitesi bünyesinde görev aldı. Resim bölümünde 1996'dan 2006'ya kadar öğretim görevlisi olarak dersler verdi. Uzun bir aradan sonra, 2013 yılında mezun olduğu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne öğretim görevlisi olarak geri döndü. Halen bu kurumda akademik çalışmalarını sürdürmektedir.
Hafriyat Grubu ve Kolektif Sanat Arayışı
Türk sanat ortamında alternatif bir soluk getiren oluşumların içinde yer alan Gürsoytrak, kolektif üretimin gücüne inanmıştır. Sanatçı; Mustafa Pancar, Antonio Cosentino ve sonrasında gruba dahil olan Murat Akagündüz ile birlikte Hafriyat Grubu'nun kurucularındandır. Grup, dönemin geleneksel sanat algısını sorgulayan, sokakla ve toplumsal gerçeklikle doğrudan bağ kuran sergilere imza atarak adından söz ettirmiştir. Bu birliktelik, Gürsoytrak'ın bireysel sanat dilinin de olgunlaşmasında ve toplumsal eleştiri dozunun artmasında önemli bir rol oynamıştır.
Yarı Kentli Dünyanın ve Çorak Alanların Tasviri
Gürsoytrak'ın resimlerinde kır ile kent arasına sıkışmış, sahipsiz bırakılmış, özensiz ve çorak coğrafyalar izleyiciyi karşılar. Bu kendine has görsel evren, Türkiye'nin modernleşme sancılarını ve çarpık kentleşme süreçlerini ironik bir dille belgeler. Ünlü sanat eleştirmeni Vasıf Kortun, ressamın "Hiçbir Yerden" isimli sergisinin katalog yazısında bu özgün üslubu detaylıca çözümler. Kortun'un yaptığı derinlemesine analizlere göre sanatçının tuvalleri, modern yaşamın getirdiği kendi kalabalıklarından bunalan ve artık geri dönüşü kesinlikle imkansız hale gelmiş köklı bir mutasyona uğramış erkek figürleriyle dolup taşmaktadır. Söz konusu figürler, sahnelerde volta atarken, boş gezinirken ya da estetikten yoksun masa aranjmanları etrafında toplanırken görülürler. Resmin karmaşık ve yoğun yapısı, kalabalık içerisinden tek bir bireyi seçip hafızaya kaydetmeye imkan tanımaz. Tuvallerin boyut itibarıyla insan ölçeğine yakın durması ve ele alınan konuların satirik ya da mizahi bir yaklaşımla işlenmesi, bu yapıtların izleyici karşısında aşırı mesafeli veya soğuk bir duruş sergilemesinin önüne geçmektedir. Yapıtlarda kaderci bir kabulleniş hissedilir. Gürsoytrak'ın sanatındaki en belirgin dayanak noktalarından biri, Türkiye'nin zengin eleştirel çizgi roman geleneğine olan sıkı bağlılığıdır. Sanatçı, bu gelenekten beslenerek yarı kentliliğe tekabül eden benzersiz bir resmetme biçiminin izini sürmektedir.
Sanatçının resimlerindeki temel izlekler şu şekilde sıralanabilir:
- Yarı kentlilik ve taşra ile şehir arasına sıkışmış çorak yaşam alanları,
- Toplumsal kalabalıklar içinde kaybolan, mutasyona uğramış erkek figürleri,
- Mizah ve ironi yardımıyla kırılan mesafeli ve sert sanatsal duruş,
- Türkiye'nin köklü eleştirel çizgi roman geleneği ile kurulan biçimsel bağlar.
Kişisel Sergiler ve Sanatsal Dönüşüm
Kariyeri boyunca çok sayıda projede yer alan ressam, kişisel sergileriyle de sanat izleyicisinin karşısına çıkmıştır. Bu kapsamda öne çıkan çalışmalardan biri, sanat eleştirmeni Nilgün Yüksel'in katalog metnini kaleme aldığı 2001 tarihli "Hır" sergisidir. Yüksel, sergideki eserlerin toplumsal gerilimleri ve kentsel çatışmaları yansıtma gücüne değinmiştir. Ayrıca Gürsoytrak, 2018 yılında kolaj tekniklerini kullanarak ürettiği eserlerden oluşan "İstif" adlı sergiyi düzenlemiştir. Bu sergi, sanatçının malzeme çeşitliliğini ve kompozisyon kurma becerisini yeni bir boyuta taşıdığını göstermiştir.