Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli opera sanatçılarından biri olan Hakan Aysev, klasik müziği geniş kitlelerle buluşturma gayesiyle yürüttüğü sıra dışı projelerle tanınan usta bir tenordur. Aynı zamanda İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde kariyerine devam eden başarılı sanatçı, 10 Ocak 1968 tarihinde Ankara'da dünyaya gözlerini açmış ve sesinin gücüyle kısa sürede uluslararası arenalara ulaşmıştır. Dünyaca ünlü usta Pavarotti ile yollarının kesişmesiyle sanat dünyasında yepyeni bir dönemin kapısını aralayan tenor, operayı popülerleştirme vizyonuyla hareket etmektedir.
Ankara'dan Viyana Sahne Işıklarına Uzanan Yolculuk
Müzikal yeteneği erken yaşlarda fark edilen sanatçı, Ankara Devlet Konservatuvarı bünyesinde 1981 ve 1988 yılları arasında kapsamlı bir müzik eğitimi aldı. Henüz öğrencilik yıllarında gösterdiği üstün performansla dikkat çeken Aysev, 1987 senesinde düzenlenen 6. Belvedere Şan Yarışması kapsamında "En İyi Genç Şarkıcı Ödülü"ne layık görüldü ve yarışmanın final konserinde sahne aldı. Konservatuvardan 1988 yılında mezuniyetini aldıktan hemen sonra rotasını Avusturya'ya çevirdi. Genç tenor, Mozart imzalı Cosi fan tutte operasındaki "Ferrando" karakterine hayat vererek Avusturya, Hollanda ve Almanya'yı kapsayan geniş bir turneye imza attı. Bu başarılı turne, onun Avrupa sahnelerindeki prestijli yürüyüşünün ilk büyük adımı oldu.
Tarihler 1989 yılının Temmuz ayını gösterdiğinde, dünyanın en seçkin etkinliklerinden biri olan Salzburg Festivali sahnesinde yerini aldı. Festival kapsamında Joseph Haydn'ın Acis ve Galatea ile Jacques Offenbach'ın Les Bavardes operalarında başrolleri büyük bir başarıyla seslendirdi. Aynı yılın Eylül ayında seçkin bir basamak olan Viyana Devlet Operası kadrosuna dahil oldu. Kısa bir süre sonra, Aralık ayında Richard Strauss'un Der Rosenkavalier eserindeki tenor rolüyle bu büyük sahnede ilk kez sanatseverlerin karşısına çıktı. 1990 senesinde ise bu tarihi operanın kadrolu sanatçısı unvanını kazanarak adını uluslararası opera camiasında kalıcı hale getirdi.
"Türk Pavarotti" ve Avrupa Sahnelerinde Devleşen Yıllar
Viyana'daki parlak döneminde efsanevi tenor Luciano Pavarotti ile tanışan sanatçı, bu dev ismin öğrencisi olma onuruna erişti. Hem fiziksel görünümü hem de sesinin büyüleyici tınısı nedeniyle müzik otoriteleri ve dinleyiciler tarafından "Türk Pavarotti" olarak anılmaya başlandı. 1991 yılında Koblenz Devlet Operası'na katılarak çok sayıda önemli eserde sahne aldı. 1992 senesinde ise İtalyan soprano Katia Ricciarelli ile birlikte unutulmaz bir opera-gala konseri verdi. 1995-1997 yılları arasında Darmstadt Devlet Operası çatısı altında majör rolleri üstlenerek sanatını daha da olgunlaştırdı.
Avrupa'nın dört bir yanında aranan bir solist haline gelen Aysev, 1997 yılının Mart ayında Norveç sahnelerinde Rigoletto eseriyle, Ağustos ayında ise Fransa'da Carmen operasıyla sanatseverlerin karşısına çıktı. Usta tenor, kariyeri boyunca pek çok prestijli dünya operasında da misafir sanatçı olarak sahne almıştır. Sanatçının konuk olduğu başlıca operalar şunlardır:
- Düsseldorf Operası
- Teksas Operası
- Basel Operası
- Bern Operası
- Heidelberg Operası
Dönemin önemli projelerinden biri olarak, 1997 yılında Verdi'nin Requiem eserinin CD kaydını gerçekleştirdi. Bu kaydı, 1998 yılında Frankfurt'ta yapılan ikinci albüm çalışması takip etti. Aynı dönemde Fransa'da sahnelenen Wozzeck operasında ve Basel'deki Othello prodüksiyonunda önemli roller üstlenerek uluslararası alandaki gücünü pekiştirdi.
Türkiye'ye Dönüş ve Klasik Müziği Popþlerleştirme Vizyonu
Yurt dışındaki başarılarla dolu on yılın ardından Hakan Aysev, 1998 yılında ülkesine geri dönme kararı aldı. Klasik müziği fildişi kulesinden indirip geniş halk kitlelerine ulaştırmak isteyen sanatçı, ezber bozan yenilikçi adımlar attı. Operayı sevdirmek adına hayata geçirdiği başlıca çalışmalar şunlardır:
- Ünlü rock grubu Bulutsuzluk Özlemi ve 90 kişilik dev bir senfoni orkestrası eşliğinde gerçekleştirilen ve rock şarkılarının opera tarzında seslendirildiği rock-opera konserleri
- Pop müzik sanatçısı Nilüfer ile 1999 yılında gerçekleştirilen pop-opera ortak konseri
- Pop şarkılarını opera düzenlemeleriyle bir araya getiren albüm projeleri
Türkiye'deki faal döneminde Aysev, Tiflis Senfoni Orkestrası refakatinde sahnelenen Ağrı Dağı Efsanesi eserinde rol aldı. Ayrıca 5. ve 6. Bilkent Anadolu Müzik Festivali'ne solist sıfatıyla katılarak yerel sahneye değer kattı. Sanatçı, yönetsel sorumluluklar da üstlenerek 2000-2002 yılları arasında İzmir Devlet Opera ve Balesi bünyesinde Müdür ve Genel Sanat Yönetmenliği makamlarında bulundu. 2005 senesinde ise görkemli dünya sahnesine yönelerek Buenos Aires'teki ünlü Teatro Colon dahilinde König Kandaules operasında başrolü üstlendi. Bunun yanı sıra Barcelona Senfoni Orkestrası eşliğinde Beethoven'ın 9. Senfoni'sini seslendirerek adını bir kez daha seçkin hanelere yazdırdı.
