Güzin Özipek, 11 Mart 1925'te İstanbul'da dünyaya geldi. Elliyü yılı aşan sanat yaşamıyla tiyatro sahnesinden televizyon ekranlarına uzanan geniş bir yelpazede iz bıraktı. Geniş kitlelerin onu tanımasını sağlayan ise Bizimkiler dizisindeki babaanne Leyla rolü oldu. 12 Ağustos 2000'de lenf bezi kanserinden hayatını kaybetti; ardında derin bir boşluk bıraktı.
Sanat Yaşamının Temelleri
Ticaret lisesinin ortaokul bölümünden mezun olan Özipek, sahneyle ilişkisini genç yaşta kurdu. 1944 yılında, Beyоğlu'ndaki Ses Opereti'nde Cemal Reşit Rey ve Ekrem Reşit Rey kardeşlerin kaleme aldığı Hava Cıva operetinin İzmir turnesine katılarak mesleğine adım attı. İzlediği yıl Muammer Karaca Tiyatrosu'nun kapılarından içeri girdi; Lüküs Hayat, Platin Palas, Deli Dolu gibi onlarca operet ve tiyatro oyununda sahne aldı. Bu yoğun tiyatro marıfonu 1956'ya dek sürdü.
Sinemaya geçişi ise 1952'de gerçekleşti. İstanbul Yıldızları filminde Muammer Karaca, Adile Naşit ve Mürüvvet Sim ile birlikte başrolde görünen Özipek, kçk büyk perdede de rahat birer oyuncu olduğunu kanıtladı. Evliliğinin ardından inşaat mühendisi eşi Aydın Tezel ile birlikte Zonguldak'a taşındı; bu karar, sanat kariyerinde yaklaşık 12 yıllık bir arayış dönemine yol açtı.
Sahneye Dönüş ve Altın Yıllar
1965'te aile, İstanbul'a geri döndü. Özipek, aynı yıl Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu'nda Keşanlı Ali Destanı müzikaliyle yeniden sahnelere çıktı. Semiha Berksoy'un daha önce canlandırdığı Şerif Abla rolü için seçilen oyuncu, bu başarılı geri dönüşün üzerine Gen-Ar Tiyatrosu, Mücap Ofluoğlu-Özlem Tiyatrosu ve Haldun Dormen Tiyatrosu gibi prestijli topluluklarla çalışmayı sürdürdü. Aziz Nesin'in oyunlarından Londra turnesine, Gigi müzikalinden Yaıgara 70'e uzanan geniş bir repertuvara imza attı.
Sinemada da hızını kesmeyen Özipek, 1967'de Memduh Ün'ün yönettiği Yaprak Dökümü'nde fedakâr anne Hayriye Hanım'a hayat verdi; Ediz Hun, Fatma Girik ve Semiramis Pekkan'la paylaştığı bu yapım, kariyerinin sinema ayaktaki en önemli dönüm noktalarından biri sayılır. 1966'da Metin Erksan'un Emily Brontë'den uyarladığı Ölmeyen Aşk, 1974'te Ömer Kavur'un Yatık Emine'si ve 1970'teki Linç de bu verimli dönemin belirgin yapımları arasında yer alır.
Özel yaşamında da eşiyle ortak bir iz bıraktı: İnşaat mühendisi Aydın Tezel'i de sinema dünyasına çeken Özipek, 1969-1974 arasında eşiyle birlikte yedi filmde birlikte göründü. Çift, iki oğul büyüttü: Mehmet Tezel (d. 1953) ve Ahmet Tezel (d. 1957).
Bizimkiler ve Kalıcı Miras
1989'da başlayan ve 1999'a kadar süren Bizimkiler serüveni, Güzin Özipek'i Türkiye'nin tanınan yüzlerinden biri hâline getirdi. On bir sezon boyunca babaanne Leyla'yı canlandırdı; Rutkay Aziz, Erdal Özyığcılar ve Ayşe Kökçü gibi oyuncularla ekranda bulunan bu rol, nesiller boyu unutulmadı. Sanatsal başarısının resmi tanınması ise şu ödüller aracılığıyla geldi:
- 1971 — 8. Antalya Film Şenliği: Küçük Afacan filmiyle Sadri Alışık En Başarılı Yardımcı Oyuncu Ödülü
- 1971 — Milano Festivali: Küçük Afacan ile çocuk filmleri dalında birincilik
Güzin Özipek, elliyü yıla yayılan kariyeründe yüzü aşkın filmde, çok sayıda televizyon yapımında ve sürekli değişen tiyatro sahnelerinde var oldu. 12 Ağustos 2000'de İstanbul'da gözlerini yuman oyuncu, Türk sinema ve sahne tarihinin ayrılmaz bir sayfası olarak kaldı.
