Türk sinemasının ve sahnesinin en renkli simalarından biri olan Güngör Bayrak, 27 Şubat 1954 tarihinde Konya'da dünyaya geldi. Gerçek adı Şerife Bayrak ve 'Konyalı Şerife' lakabıyla da tanınan ünlü sanatçı, zorlu bir çocukluk evresinin ardından Yeşilçam'ın unutulmaz yıldızları arasına girmeyi başardı. Evlatlık olarak büyütülen ve on üç yaşında öz babasının himayesine giren Şerife Bayrak, Konya Öğretmen Okulu'nun ardından başladığı Hacettepe Üniversitesi Hemşire Okulu'nu üçüncü yılında yarım bıraktı. Sinemada kazandığı prestijli ödüllerle adından söz ettiren Bayrak, aynı zamanda müzik kariyeri ve fırtınalı özel yaşamıyla da magazin basınını uzun süre meşgul etti.
Hemşirelikten Yeşilçam Sahnesine Uzanan Sıra Dışı Yolculuk
Mesleğin kendisine uygun olmadığını düşünen sanatçı, tiyatroyla ilgilenmeye başladı. Devekuşu Kabare bünyesinde küçük roller üstlenerek sahne dünyasına adım attı. Tiyatroyu bıraktıktan sonra mankenlik, fotomodellik ve havalimanında yer hostesliği gibi kısa süreli işlerde çalıştı. Bu geçici deneyimlerin ardından asıl kariyerini inşa edeceği sinema sektörüne adım attı. Yeşilçam'da ardı ardına rol aldığı sinema filmleri sayesinde kısa sürede tanınan bir isim haline geldi.
Sinema oyunculuğundan önce yaptığı kısa süreli işler şunlardır:
- Devekuşu Kabare topluluğunda tiyatro oyunculuğu
- Profesyonel mankenlik ve fotomodellik
- Havalimanında yer hostesliği
Düşman Filmiyle Gelen Altın Çağ ve Sahne Fırtınası
Sinema dünyasında kendine sağlam bir yer edinen oyuncu, oyunculuk yeteneğini taçlandıracak çıkışı 1979 yılında yakaladı. Senaryosu ünlü yönetmen Yılmaz Güney tarafından yazılan 1979 yapımı Düşman filmindeki üstün performansıyla Sinema Eleştirmenleri En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanarak adını altın harflerle yazdırdı. Bu büyük başarının ardından kariyerinde daha seçici davranarak kült yapımlarda boy göstermeye başladı. Beyazperdedeki başarısını sahnelere de taşıyarak şarkıcılık yapmaya karar verdi. Müzik çalışmalarına ağırlık veren sanatçı, Telefonumu Bekle isimli kırk beşlik bir plak çıkardı. Seksenli yılların ortasında İzmir Fuarı sahnesinde giydiği dekolte kıyafetiyle büyük ilgi çekti. Bu kıyafet sebebiyle İzmir Belediye Başkanı Burhan Özfatura ile yaşadığı polemik magazin manşetlerini uzun süre süsledi. Aynı dönemde çeşitli erotik dergiler için çıplak pozlar vererek adından sıkça söz ettirdi. Banu Alkan, Hülya Avşar ve Oya Aydoğan gibi seksi kabul edilen meslektaşlarının aksine ince ve uzun vücut hatlarıyla öne çıkıyordu.
Fransa Yılları, Leydi Unvanı ve Eğitime Dönüş
Kariyerinin en hareketli günlerinde çıktığı Fransa seyahati, hayatına yepyeni bir yön çizdi. Fransa ziyareti esnasında tanıştığı Cezayir kökenli ve 'Sir' unvanlı Houari Berichi ile 1987 yılında evlenerek Leydi unvanını alan sanatçı, eşi ve çocuğuyla birlikte yaklaşık on sene boyunca Paris'te ikamet etti. Paris'teki yaşamı boyunca müzikle bağını koparmayarak Leydi Şerife adını verdiği ikinci albümünü piyasaya sürdü. Türkiye'ye 1996 yılında kesin dönüş yapmasının ardından eğitimine kaldığı yerden devam etmek istedi. Üniversite sınavlarına girerek Marmara Üniversitesi Fransızca Öğretmenliği bölümünü kazandı. Azimle sürdürdüğü eğitim hayatını 2000 yılında başarıyla tamamlayıp mezun oldu. Fırtınalı hayatına pek çok başarı sığdıran Güngör Bayrak, 2006 yılında eşinden boşandı.