Folklor ögelerini ve halk masallarını titizlikle bir araya toplayarak tarihin tozlu sayfalarında kaybolmaya yüz tutmuş yüzlerce eseri dünyaya yeniden kazandıran Alman akademisyen kardeşler Jacob Grimm ve Wilhelm Grimm, adlarını edebiyat tarihine altın harflerle yazdırmışlardır. Hanau, Hesse-Kassel bölgesinde birer yıl arayla, 1785 ve 1986 senelerinde dünyaya gelen iki yazar, kaybolmaya yüz tutmuş değerli halk masallarını kurtarmayı amaçlamıştır. Kardeşler, bu doğrultuda yürüttükleri titiz derleme çalışmalarıyla insanlığa muazzam bir kültür mirası bırakmıştır. Dünya çapında ün kazanan ikilinin derlediği ürünler arasında Rapunzel, Uyuyan Güzel, Çizmeli Kedi ve Kırmızı Başlıklı Kız gibi klasikleşmiş yapıtlar yer alır. Ortak bir yaşamı paylaşan bu iki dahi, neredeyse tüm ömürlerini aynı çatı altında üreterek geçirmiştir.
Kassel'den Marburg'a Akademik Ortaklık
Eğitim hayatlarına Kassel şehrinde başlayan kardeşler, buradaki Friedrich Lisesi'nden birer yıl arayla başarıyla mezun olmuşlardır. Akademik yolculuklarına yine birer yıl arayla Malburg Üniversitesi'nde devam ederek hukuk disiplini üzerine eğitim almışlardır. İki kardeş de hukuk eğitimini başarıyla tamamlasa da ilgi alanları zamanla farklı yönlere doğru kaymıştır. Küçük kardeş Wilhelm Grimm, çalışmalarını kütüphanecilik ve folklor alanlarında derinleştirmeyi seçerken ağabeyi Jacob da kendi yolunu çizmiştir. Ağabeyi Jacob Grimm ise akademik çalışmalarının yanı sıra hukuk dünyasındaki aktif kariyerini de sürdürmüştür. Aralarındaki güçlü bağ, çalışma yaşamlarında da kendini göstermiştir. Neredeyse hiç ayrılmayan kardeşler, hayat boyu sürdürdükleri bu birliktelik sayesinde ortak projelere imza atmışlardır. Hukuk eğitiminin kazandırdığı analitik bakış açısı, onların dilbilim ve halk bilimi alanlarındaki araştırmalarında en büyük yardımcısı olmuştur.
Köy Köy Gezen Masal Avcıları
Grimm Kardeşler'in folklor alanına yönelmesini tetikleyen gelişme, 1806 yılında yayımlanan Des Knaben Wunderhorn (Büyülü Boynuz) adlı çalışma olmuştur. Ludwig Achim von Arnim editörlüğünde çıkan bu derleme, iki kardeşe kendi milli miraslarını araştırma konusunda ilham vermiştir. Onlar da bu kıvılcımla birlikte Alman halk öykülerini toplamak üzere yola çıkmışlardır. Tarihler 1910 yılını gösterdiğinde, iki kardeş Almanya'nın köylerini ve kasabalarını adım adım gezmeye başlamışlardır. Bu seyahatlerde kulaktan kulağa aktarılan masalları ve peri hikayelerini büyük bir özenle kaydetmişlerdir. Almanya'yı adım adım gezerek dört yıl boyunca sürdürdükleri bu hummalı araştırmaların ardından, 1812 yılına gelindiğinde ellerinde biriken toplam 86 adet halk hikayesini büyük bir koleksiyon haline getirmeyi başarmışlardır. Bu kıymetli derlemeyi Kinder- und Hausmärchen (Çocuk ve Hane Halkı Hikayeleri) adıyla kitaplaştırarak okuyucuya sunmuşlardır. Çalışmalarına hız kesmeden devam eden ikili, 1814 yılında ise 70 yeni eseri barındıran ikinci bölümü yayımlamıştır. Ancak onların en kapsamlı derleme çalışması, 1816 ile 1818 yılları arasında iki cilt halinde basılan Deutsche Sagen (Alman Efsaneleri) olmuştur. Bu devasa külliyat, kronolojik bir dizilimle sunulan tam 585 adet halk efsanesini içermektedir. Böylece unutulmaya yüz tutmuş sözlü kültür unsurları yazılı edebiyata aktarılmıştır.
Eleştiriler, Dilbilim Çalışmaları ve Ölümsüz Miras
Bu büyük başarıların yanında, Grimm Kardeşler'in çalışmaları dönem dönem sert eleştirilere de maruz kalmıştır. Bazı eleştirmenler, masalların Fransız kökenli olduğunu savunmuşlardır. Ayrıca özgün anlatılardaki bazı ögelerin değiştirilmesi de tepki toplamıştır. Özellikle hikayelerde adı geçen geleneksel elf figürlerinin bilge kadınlara ve serüvenci prenslerin de kralın oğluna dönüştürülmesi, masalların özgün yapısının bozulduğunu düşünen muhafazakar eleştirmenler arasında büyük tartışmalara yol açmıştır. Eleştirmenler bu durumun masalların orijinal yapısını zedelediğini savunmuşlardır. Tüm bu olumsuz tepkilere rağmen, derlenen masalların olağanüstü zenginliği eleştirileri gölgede bırakmıştır. Akademisyenlerin saygınlığı ve kullandıkları akıcı dil, bu eleştirilerin kolayca aşılmasını sağlamıştır.
Kardeşlerin ortak çalışmaları yalnızca halk edebiyatı ve masallarla sınırlı kalmamıştır. Onlar, Alman dili üzerine de devrim niteliğinde adımlar atmışlardır. Birlikte kaleme aldıkları Deutsches Wörterbuch (Alman Sözlüğü), bu alandaki en büyük anıt niteliğindedir. Toplamda 33 ciltten oluşan bu devasa sözlük, tam 84 kilogramlık bir ağırlığa ulaşmıştır. Toplam ağırlığı 84 kilogramı bulan ve 33 ciltten oluşan Deutsches Wörterbuch, günümüzde dahi Alman dilinin derinliğini, tarihsel söz varlığını ve gelişimini gösteren en muazzam ve temel başyapıt olarak kabul edilmeye devam etmektedir. Dilin tarihsel gelişimini eşsiz bir biçimde ortaya koyan bu devasa sözlük, kardeşlerin akademik titizliğini yansıtmaktadır.
Derledikleri masallar zaman içinde tiyatro sahnelerine, sinema perdesine ve televizyon ekranlarına defalarca taşınmıştır. Yüzden fazla dile çevrilen bu hikayeler, küresel ölçekte en çok satan kitaplar arasına girmeyi başarmıştır. Günümüzde de çocukların hayal dünyasını süsleyen bu öyküler, edebi değerini korumaktadır. Grimm Kardeşler'in çocuk edebiyatına kazandırdığı başlıca eserler şunlardır:
- Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler
- Ormandaki Ev
- Su Perileri
- Rapunzel
- Altın Saçlı Şeytan
- Hansel'le Gretel
- Bremen Mızıkacıları
- Parmak Çocuk
- Uyuyan Güzel
- Fareli Köyün Kavalcısı
- Kurbağa Prens
- Kurt ve 7 Küçük Oğlak
- Kar Beyaz ile Kırmızı Gül
- Kırmızı Başlıklı Kız
- Çizmeli Kedi
Bu ölümsüz masallar, halk kültürünün gelecek nesillere aktarılmasında köprü görevi görmeye devam etmektedir.
