Türk sanat müziğinin altın çağında sesiyle ve tarzıyla derin izler bırakan Gönül Akkor, yarım asrı aşan görkemli kariyeri boyunca her kuşağın hayranlığını kazanmış anıtsal bir ses sanatçısıdır. 4 Şubat 1942 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açan usta yorumcu, zengin aile albümünden gelen eşsiz yeteneğini radyo mikrofonlarından sahnelere kadar taşıyarak tüm ülkenin sevgilisi olmayı başarmıştır. Sanatçı, 30 Aralık 2024 tarihinde tedavi gördüğü hastanede 82 yaşında vefat etmiştir.
Eyüp'ten Ankara Radyosu'na Uzanan İlk Adımlar
Çocukluk yıllını semtinin tarihi dokusu içinde, Eyüp'te geçiren Akkor, musikiyle yıkanan sıcak bir yuvada büyüdü. Evde şarkılar hiç eksik olmazdı. Babası Tahsin Bey kadife sesiyle söyler, annesi Muzaffer Hanım ise ona uduyla eşlik ederdi. Kız kardeşi ünlü şarkıcı Kamuran Akkor ve diğer kardeşi Alev ile bu melodik evde yetişti.
1954 yılında Bursa Kız Öğretmen Okulu'na kaydoldu. Ancak 1956 senesinin yazında son sınıftayken okulu bıraktı. Genç yaşta babasının isteğiyle evlendirildi. 1956 yılının sıcak bir yaz gününde hekim Nuri Gündüz ile hayatını birleştirdi. Eşinin görevi nedeniyle hemen Hatay'ın İskenderun ilçesine yerleştiler. Bu evlilikten 1957 yılında kızı Nilüfer, hemen ertesi yıl ise oğlu Gazanfer dünyaya gözlerini açtı. Çift, 1959 senesinde yollarını ayırdı. Gönül Akkor, çocuklarını da yanına alarak doğduğu kent olan İstanbul'a geri döndü.
Sanat hayatının asıl dönüm noktası 1961 yılında katıldığı TRT sınavı oldu. Ankara Radyosu bünyesinde stajyer olarak başlayan usta yorumcu, burada üç yıl boyunca yoğun bir eğitim sürecinden geçti. Dönemin efsane hocaları Muzaffer İlkay, Suphi Ziya Özbekkan ve Ruşen Kam gibi isimlerden musiki dersleri aldı. Ayrıca Nevzat Süer ve İsmail Baha Sürersan'ın birikimlerinden de en üst düzeyde faydalandı. 1964 yılında staj dönemini bitirip Ankara Radyosu solistleri arasına katıldı. Radyodaki eşsiz programları sayesinde şöhreti gün geçtikçe tüm vatana hızla yayıldı.
Gazino Sahneleri ve Platin Plak Dönemi
Sahne hayatına adım atmasıyla birlikte ülkenin en popüler assolisti haline geldi. 1965 yılının başında Behiye Aksoy'un assolist olduğu kadroda Erol Büyükburç ve Nesrin Sipahi ile birlikte çalışmaya başladı. 1966 kışında ise Tünel Şato Gazinosu'nda doğrudan assolist unvanıyla sahne aldı. Sanatçı, Türk sanat müziğindeki dehasının yanı sıra pop müziğinde de fırtınalar estirdi. Türkçe popun öncü söz yazarları Sezen Cumhur Önal ve Fecri Ebcioğlu ile ortak projelere yöneldi. Sahibinin Sesi firmasından çıkardığı "Sana Ben Kulum / Böyle Gelmiş Böyle" 45'liği satış rekorları kırdı. 1972 yılında Bora Ayanoğlu imzalı "Güller ve Dudaklar" şarkısını plak yaptı.
Usta aranjör Esin Engin yönetimindeki senfoni orkestrasıyla 1974 yılında hazırladığı "Sizin Seçtikleriniz" çalışması, Türkiye müzik tarihinde ilk kez Platin Plak ödülünü kazanan albüm olarak tarihe geçmiştir.
Sanatçı zengin ses rengiyle yüzlerce esere hayat vermiştir. Plaklarında seslendirdiği en ünlü şarkılardan bazıları şunlardır:
- Bağdat Yolu
- Kıskanırım
- Bir Ateşim Yanarım
- Tanrım Beni Baştan Yarat
- Beterin Beteri Var
- Deli Gibi Sevdim
- Dost Bildiklerim
- Kemancı
Sinema Kariyeri, Dönüş ve Veda
Başarılı yorumcu, kendisini sahnede izleme imkanı bulamayan hayranları için sinema filmlerinde de başrol oynadı. Sanatçının sinemaseverlerle buluştuğu filmleri şunlardır:
- Biraz Kül Biraz Duman (1966)
- Yuvamı Yıkamazsın (1969)
- Çileli Bülbül (1970)
- Tanrım Beni Baştan Yarat (1974)
Hayatının ilerleyen dönemlerinde özel hayatıyla da dikkat çeken sanatçı, 1971'de menajeri Hayri Küçük, 1981'de ise iş insanı Metin Eyinç ile dünya evine girdi. Uzun süren sessizliğinin ardından, 1993 yılında Sezen Aksu'nun önerisiyle hazırladığı "Dönüş" albümündeki şarkılarıyla dinleyicilerini yeniden büyülemeyi bildi. 2002 yılında geçirdiği beyin kanamasının ardından konuşma güçlüğü çekmeye başlayan Akkor, yaşamının son dönemini Şile'deki evinde sakin bir şekilde geçirdi.
