Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine tanıklık eden Dilfirib Kadınefendi, Sultan V. Mehmed'in beşinci eşi olarak tarih sayfalarında yerini almıştır. Kendisi Çerkes kökenli bir aileye mensuptur. 1890 yılında İstanbul'da dünyaya gelen saray mensubu, hanedanın son demlerini bizzat yaşamıştır. Padişahın tahta çıkışının ardından hanedan hiyerarşisinde önemli unvanlar elde eden Dilfirib Kadınefendi, saltanatın sona ermesi ve hanedanın sürgüne gönderilmesi gibi tarihi dönüm noktalarında derin izler taşıyan bir ömür sürmüştür.
Saray Hayatı ve Unvanları
Sultan V. Mehmed'in 27 Nisan 1909 tarihinde tahta cülus etmesi, saray içindeki dengeleri de değiştirmiştir. Bu cülusun ardından kendisine hemen bir paye verildi. Kadınefendi ilk olarak "Kıdemli İkbal" unvanını aldı. Saray protokolünde yükselmeye devam eden hanımefendi, daha sonraki süreçte "Dördüncü Kadın" makamına ulaştı. Padişah V. Mehmed'in vefatına kadar onun yanında yer alan Kadınefendi, eşininin ölümünden sonra da bir süre Dolmabahçe Sarayı bünyesinde yaşamını sürdürdü. Dolmabahçe'deki günlerinde saray hayatının değişen çehresine ve zor zamanlarına yakından şahit olmuştur.
Sürgün Yılları ve Erenköy'deki Yaşamı
1924 yılında Türkiye'de Osmanlı hanedan üyelerinin sürgün edilmesine karar verildiğinde, Dilfirib Kadınefendi için de yepyeni bir dönem başlamıştır. Sürgün kararıyla birlikte Dolmabahçe'den ayrılmak zorunda kalan saray mensubu, Erenköy'deki villasına yerleşti. İstanbul'un bu sakin semtinde, geçmişin görkemli saray günlerinden uzakta, gözlerden ırak bir yaşam sürmeyi tercih etti. 1952 yılına kadar Erenköy'deki bu evde ikamet eden Dilfirib Kadınefendi, yine burada hayata gözlerini yumdu.