1 Mayıs 1930 tarihinde İzmir'de hayata gözlerini açan Prof. Dr. Fevzi Aksoy, hem nöroloji alanındaki bilimsel çalşmaları hem de Türk spor basınına sunduğu özgün katkılarla iz bırakmış çok yönlü bir akademisyendir. İstanbul'da 28 Mart 2020 günü yaşamını yitiren değerli bilim insanı, tıbbi uzmanlığını spor yazarı kimliğiyle birleştirerek topluma farklı bir perspektif sunmuştur. Yaşamı boyunca üniversite kürsülerinden gazete sütunlarına uzanan geniş bir yelpazede üreten Aksoy, eğitim ve sağlık kurumlarında yöneticilik görevlerini de başarıyla yürütmüştür.
Tıp Dünyasındaki Akademik Yolculuğu
Eğitim hayatına İstanbul'da yön veren Fevzi Aksoy, 1947 yılında Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki yükseköğrenimini ise 1953 yılında tamamladı. Genç bir hekim olarak nöroloji alanına yönelen Aksoy, mesleki deneyimini artırmak amacıyla 1960 ile 1967 yılları arasında Almanya'da çalşmalar yapmıştır. Bu süreçte EEG ve epilepsi konuları üzerine yoğunlaşan uzman, yurda döndükten sonra akademik basamakları hızla tırmanmıştır. Doçent unvanını 1968 yılında almaya hak kazanmıştır. Profesörlük payesine ise 1982 yılında ulaşmıştır.
Akademik çalşmalarını sürdürürken İstanbul Üniversitesi Psikoloji Kliniği bünyesinde görev yürüten profesör, kurum içinde idari sorumluluklar da üstlenmiştir. İstanbul Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı vazifesinde bulunan Aksoy, öğrencilerin sosyal ve bedensel gelişimlerine yönelik projeler yönetmiştir. Bunlara ek olarak, çeşitli yükseköğretim kurumlarında dersler vererek geleceğin meslek profesyonellerini yetiştirmiştir. Bu doğrultuda ders anlattığı okullar şunlardır:
- İstanbul Anadolu Spor Akademisi
- Eskişehir Sağlık Akademisi
- İstanbul Üniversitesi Spor Meslek Yüksek Okulu
Tıp alanındaki pratiklerini farklı kurumlarda da sergileyen Prof. Dr. Fevzi Aksoy, Haseki Hastanesi Asabiye Bölümü Sorumlusu olarak hastalarına şifa dağıtmıştır. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Mediko Sosyal Merkezi Başkanlığı görevini de yürüten hekim, üniversite camiasının sağlık ihtiyaçlarına çözüm üretmiştir. Hayatının ilerleyen dönemlerinde Alman Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanlığı pozisyonunda bulunarak özel sağlık sektöründe de yöneticilik yeteneklerini sergilemiştir. Uzun yıllar süren bu yoğun akademik ve idari mesaisini, takvimler 1997 yılını gösterdiğinde üniversiteden emekli olarak sonlandırmıştır.
Basın Hayatı ve Spor Yazarlığı
Fevzi Aksoy'u halk nezdinde tanınan bir sima haline getiren diğer büyük tutkusu ise spor yazarlığı olmuştur. Medya dünyasına ilk adımını 1957 senesinde gazete yazıları kaleme alarak atan Aksoy, kısa sürede bu alanda da rüştünü ispatlamıştır. Yıllar 1967'yi gösterdiğinde ise dönemin prestijli yayın organlarından Milliyet gazetesinde spor köşe yazarlığına başlamıştır. Bu gazetedeki çalşmalarında sporcuların ve müsabakaların psikolojik boyutunu incelemeyi amaçlamıştır. Okuyucularıyla buluştuğu köşelerden biri 'Psikolog Gözüyle' adını taşırken, diğer yazıları ise 'Çizgi Dışı' başlığı altında yayımlanmıştır. Uzman nörolog kimliğini sporun dinamikleriyle harmanlayarak kaleme aldığı bu yazılar, Türk spor basınında yeni ve farklı bir kapı aralamıştır.
Uluslararası Nişanlar ve Vefatı
Meslek yaşamı süresince gösterdiği üstün performans, Fevzi Aksoy'un hem ulusal hem de uluslararası düzeyde takdir edilmesini sağlamıştır. 16 Şubat 1990 tarihinde, İstanbul Üniversitesi'ndeki görevlerinin yanı sıra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi sıfatını taşırken, Batı Almanya tarafından kendisine Liyakat Nişanı takdim edilmiştir. Bu prestijli nişan, Federal Almanya'nın İstanbul Başkonsolosluğunda Başkonsolos Müller Chorus tarafından verilmiştir. Avusturya devleti de kendisine Liyakat Nişanı takdim etmiştir. Ulusal alanda ise 25 Ekim 2001'de Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi tarafından gerçekleştirilen törende, '2000 Olimpiyat Meşalesi Ödülleri' kapsamında Prof. Dr. Kaya Çilingiroğlu Spor Tıbbı Ödülü almaya hak kazanmıştır.
Değerli bilim insanı, tüm dünyayı etkisi altına alan salgın döneminde, 28 Mart 2020 günü COVID-19 hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Sabah gazetesi köşe yazarı Gürcan Bilgiç'in aktardığına göre, bu hastalığa Osmanbey'de dostlarıyla bir araya geldiği bir klinikte yakalanmıştır. Cenazesi Kilyos mezarlığına defnedilmiştir. Fevzi Aksoy, hem hekimlik hem de spor basınındaki mirasıyla her iki alanda da hatırlanmaya devam etmektedir.