Feridun Kemal Ergin, 1917 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş ve 18 Ekim 2008 tarihinde vefat etmiş olan, Türkiye'nin yetiştirdiği en çok yönlü siyaset adamı, iktisatçı ve yazarlar arasında yer alır. Ülkemizin iktisadi ve siyasi dönüşüm yıllarında aktif rol oynayan ünlü bilim insanı, gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altındaki yasama faaliyetleriyle gerekse uluslararası finans kuruluşlarındaki temsiliyetleriyle ülke tarihine adını yazdırmıştır. Hem akademik dünyada hem de basın mecralarında ürettiği düşüncelerle kamuoyunu aydınlatan Ergin, Türk entelektüel birikiminin önemli bir simasıdır.
Paris'ten İstanbul'a Ulaşan Akademik Başarı
Cumhuriyetin ilk kuşağına mensup olan Feridun Ergin, yükseköğrenim hayatına yurt dışında adım atmıştır. Genç yaşlarında Fransa'ya gitmiştir. Paris Siyasi İlimler Fakültesi bünyesinde eğitim görmüş, ardından hem Paris Hukuk Fakültesi hem de Ankara Hukuk Fakültesi diplomalarını alarak hukuk alanında güçlü bir zemin edinmiştir. Akademik kariyerini taçlandırmak amacıyla İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde doktora derecesi alan Ergin, bu sayede iktisat teorisi ve kamu maliyesi konularında derinlemesine uzmanlaşmıştır.
Çalışma hayatına ilk olarak Sağlık Bakanlığı Mütercimliği görevi ile başlayan deneyimli bürokrat, daha sonra Ekonomi Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü ve aynı bakanlığın Tetkik Kurulu Şube Müdürlüğü gibi kritik idari roller üstlenmiştir. İlerleyen yıllarda akademik tutkusunun peşinden giderek mezun olduğu fakülteye asistan olarak geri dönmüştür. Akademik yolculuğu başarıyla sürmüştür. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Umumi İktisat ve Maliye Teorisi kürsüsünde asistanlık yaptıktan sonra, başarı basamaklarını tırmanarak aynı kürsüde doçentlik ve sonrasında da profesörlük unvanlarını kazanmıştır. Yetiştirdiği öğrenciler ve sunduğu tezlerle Türk iktisat literatürüne büyük katkılar sağlayan profesör, teorik bilgisini pratik sahalara aktarmakta da gecikmemiştir.
Gazete Sayfalarından Ekonomi Dünyasına
Akademik çalışmalarının yanı sıra kamuoyuna hitap etmekten geri durmayan Feridun Kemal Ergin, basın camiasının saygın kalemlerinden biri olmuştur. Basın dünyasında da kalıcı izler bıraktı. Ülkemizin köklü gazetelerinden Cumhuriyet ve Akşam bünyesinde uzun yıllar boyunca başyazarlık yapmış, köşe yazılarıyla Türkiye'nin sosyal ve ekonomik sorunlarına ışık tutmuştur. Gazete sayfalarındaki bu entelektüel duruşu, kendisini iş dünyasının ve finans kuruluşlarının aranan isimlerinden biri haline getirmiştir.
Özellikle ekonomi alanındaki derin tecrübesi sayesinde uluslararası arenada Türkiye'yi temsil eden Ergin, IMF (Uluslararası Para Fonu) Türkiye Guvernörlüğü makamında bulunarak kritik küresel temaslar yürütmüştür. Ayrıca Deniz Ticaret Anonim Şirketi Müşavirliği yapan ve Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinde yöneticilik, başkanlık ve danışmanlık üstlenen bilge iktisatçı, şu kurumlarda mühim görevlerde yer almıştır:
- Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK)
- Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK)
- Türk Ekonomi Kurumu
- Turizm Bankası ve Sanayi Bankası
- Tuborg ve DYO
- Motorlu Araçlar TAŞ
Söz konusu kurumsal yapıların gelişim süreçlerinde rehberlik eden profesör, özel sektör ve kamu iştiraklerinin sağlıklı büyümesi yönünde etkin stratejiler geliştirmiştir.
Meclis Kürsülerinde Bir Devlet Adamı
Feridun Ergin'in hayatı sadece ilmiye ve iş dünyası ile sınırlı kalmamış, aynı zamanda ülkemizin parlamento tarihinde de derin izler bırakmıştır. TBMM çatısı altında IX. ve X. Dönem Urfa Milletvekili sıfatıyla halkın temsilcisi olan siyasetçi, yasama organındaki birikimiyle kanun yapım süreçlerinde aktif çalışmıştır. 27 Mayıs dönemecinden sonra kurulan yeni sistemde de vazife almış, 6 Ocak 1961 ile 25 Ekim 1961 tarihleri arasında Kurucu Meclis Cumhuriyet Halk Partisi Temsilciliği görevini başarıyla yürütmüştür. Aynı süreçte Türkiye'yi dış politikada da temsil ederek Kurucu Meclis Avrupa Konsey Üyeliği vasıtasıyla uluslararası parlamenter temaslar kurmuştur.
Devlet adamı kimliğini 1980 sonrasındaki geçiş döneminde de sürdüren Ergin, 15 Ekim 1981 tarihinde atandığı Danışma Meclisi İstanbul Üyeliği makamında görev yapmış ve bu meclisteki üyeliğinden 31 Ağustos 1982 tarihinde kendi isteğiyle istifa etmiştir. Hayatının son dönemine kadar ülkesine hizmet etmeyi sürdüren, evli ve iki çocuk babası olan değerli şahsiyet, 2008 yılı sonbaharında aramızdan ayrılmış olsa da ardında akademiden medyaya, siyasetten iş dünyasına kadar uzanan devasa bir miras bırakmıştır.
