Türk tiyatrosunun en üretken dehalarından olan Ferhan Şensoy, 26 Şubat 1951 tarihinde Samsun'un Çarşamba ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. İlkokul öğretmeni Müjgan Hanım ile Çarşamba Belediye Başkanlığı ve tüccarlık yapan Yusuf Cemil Bey'in oğlu olan usta sanatçı, geleneksel Türk halk tiyatrosu ile modern anlatıyı harmanlayarak kendi özgün ekolünü yaratmayı başardı. Eğitim hayatına Samsun Gazi Osman Paşa İlkokulu'nda başlayan Şensoy, bir süre Galatasaray Lisesi'nde okuduktan sonra liseyi memleketinde tamamladı. Sıra dışı yeteneğiyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekerek edebiyat dünyasına da adım attı. Usta sanatçı geride devasa bir kültürel miras bıraktı.
Samsun'dan Fransa'ya Uzanan Sanat Yolculuğu
Gençlik yıllarında edebiyata büyük ilgi duyan yazar, ilk öykü ve şiirlerini 1969 yılında Yeni Ufuklar ve Soyut dergilerinde okuyucuyla buluşturdu. Akademide mimarlık eğitimi alırken tiyatroya yönelen sanatçı, Haldun Taner önderliğinde Galatasaray Oyuncuları adıyla amatör sahne çalışmalarına başladı. Profesyonel oyunculuk kariyerine 1971'de Ayfer Feray Tiyatrosu bünyesinde sahneye çıkarak adım attı. Tiyatro eğitimini derinleştirmek amacıyla 1972 yılında Fransa'ya giderek Strazburg'da eğitim aldı. Kanada'da sahnelediği oyunlarla en iyi yabancı yazar ödülünü alarak uluslararası düzeyde başarılara imza attı. Yurda döndükten sonra televizyon skeçleri kaleme aldı. Ayrıca 1978 yılında Mete İnselel ile Anyamanya Kumpanya Tiyatrosu'nu kurarak üretmeye devam etti.
Ortaoyuncular ve Kavuk Geleneğinin Doğuşu
Ülkesine döndükten sonra durmaksızın üreten Şensoy, 14 Mart 1980 tarihinde Türk tiyatro tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Ortaoyuncular topluluğunu kurdu. Genç oyuncuları sektöre kazandırmak amacıyla kurduğu Nöbetçi Oyuncular kadrosu, tiyatro dünyasına taze kan pompaladı. Usta oyuncu Münir Özkul'dan geleneksel tiyatronun simgesi olan ünlü Kavuk'u devralarak bu onurlu mirası sırtlandı. Harap haldeki tarihi Ses Opereti'ni büyük emeklerle onararak Ses 1885 adıyla yeniden kültür hayatına kazandırdı. Sanatçı, Türk tiyatro tarihinin en çok sahnelenen tek kişilik gösterisi unvanına sahip olan efsanevi eseri Ferhangi Şeyler ile sahne rekorları kırdı. Hatta bu dönemde bir gemi kiralayarak onu 'İçinden Dalga Geçen Tiyatro' adıyla yüzen bir sanat merkezine dönüştürdü. Sanat yaşamına tiyatro oyunlarının yanı sıra sinema filmleri, televizyon dizileri ve kitaplar da sığdırdı. Usta yazar çok yönlü kişiliğiyle toplumsal bellekte derin izler bıraktı. Tiyatro dünyasında ses getiren eserlerin ve projelerin mimarı oldu.
- Geleneksel ile moderni birleştiren efsanevi tek kişilik gösteri Ferhangi Şeyler
- Senaryosunu yazdığı ve başrolünde devleştiği ünlü sinema filmi Pardon
- Toplumsal eleştirileri mizahi bir dille sunduğu tiyatro klasiği Şahları Da Vururlar
- Kendi yaşamıdan ve anılarından izler taşıyan otobiyografik romanı Kalemimin Sapını Gülle Donattım
Fırtınalı Bir Yaşam ve Ölümsüz Miras
Şensoy'un sanat hayatı fırtınalı süreçlerle geçti. 1987 yılında sahnelediği Muzır Müzikal adlı eseri nedeniyle tepki çeken sanatçı, oyunun sergilendiği Şan Tiyatrosu'nun şüpheli bir yangınla kül olması ve ardından aldığı hapis cezası gibi büyük zorluklarla karşılaştı. Ancak bu baskılar onun tiyatro yapma azmini asla kıramadı. Özel hayatında ise uzun yıllar sahneyi paylaştığı değerli oyuncu Derya Baykal ile evlendi. Bu birliktelikten Müjgan Ferhan ve Neriman Derya adında iki kızı dünyaya geldi. Kızları da ilerleyen yıllarda usta sanatçı ile aynı sahnede profesyonel oyunculuğa adım attı. Yaşamının son anına kadar durmaksızın yazan, yöneten ve sahneye çıkan Şensoy, geçirdiği ani rahatsızlık sebebiyle tedavi altına alındığı İstanbul Tüp Fakültesi hastanesinde yetmiş yaşında hayata gözlerini yumdu. Sanatçının vefatı tüm ülkeyi yasa boğdu.
