Türk Silahlı Kuvvetlerinin 15. Genelkurmay Başkanı olarak Cumhuriyet tarihinin en fırtınalı askeri ve siyasi dönemlerinden birine damgasını vuran Ömer Faruk Gürler, 1908 yılında İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Askeri kariyerinde basamakları hızla tırmanarak ordunun zirvesine ulaşan Gürler, 12 Mart Muhtırası'nın mimarlarından biri olarak Türk siyasi hayatının en kritik virajlarında aktif rol üstlendi. Aldığı kararlarla ülkenin kaderini tayin etti. Genelkurmay Başkanlığı vazifesinden kendi isteğiyle ayrılarak siyasete adım atmış ve 1973 yılındaki tarihi cumhurbaşkanlığı seçiminde kilit bir figür haline gelmiştir. Tecrübeli devlet adamı, 23 Ağustos 1975 tarihinde doğduğu şehir olan İstanbul'da hayata veda etmiştir.
Kariyeri ve Rütbeleri
Askeri eğitimine adım attığı Kuleli Askerî Lisesi'ni 1929 senesinde başarıyla tamamlayan Ömer Faruk Gürler, vatan hizmetine olan inancıyla eğitimine durmaksızın devam etti. Genç bir subay adayı olarak 1931 yılında topçu asteğmen rütbesiyle Harp Okulu'ndan mezun oldu. Askeri disiplinini pekiştireceği Topçu Sınıf Okulu'nu ise 1933'te bitirdi. 1939 yılına kadar yurdun çeşitli bölgelerinde bulunan topçu birliklerinde Batarya Takım Komutanlığı vazifesini üstlenerek sahada büyük tecrübe kazandı. Başarılı subay, 1939'da kapısından girdiği Harp Akademisi'ni 1942 yılında başarıyla bitirerek "Kurmay" unvanını almaya hak kazandı. Bu tarihten sonra stratejik öneme sahip karargâhlarda sorumluluk üstlendi. Gürler, 1960 yılına kadar uzanan süreçte hem yurt içindeki kritik birliklerde hem de Napoli'deki uluslararası görevlerde ülkesini başarıyla temsil etti.
Askeri hiyerarşideki başarısını rütbeleriyle taçlandıran tecrübeli asker, bu süreçte önemli başarılara imza attı:
- 1960 yılında tuğgeneral
- 1962 yılında tümgeneral
- 1965 yılında korgeneral
- 1968 yılında orgeneral
Tuğgeneral rütbesiyle Harp Okulu Komutan Vekilliği ve Harp Akademileri Komutan Vekilliği gibi kurumların başında bulundu. Yükselişini sürdüren Gürler, tümgeneral olarak görev yaptığı sırada Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Müsteşar Vekilliği ve 15. Kolordu Komutan Vekilliği vazifelerini yürüttü. Korgenerallik döneminde ise 5. Kolordu Komutanlığı ile Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı gibi kritik makamlarda sorumluluk üstlendi. Orgeneralliğe terfi ettiğinde MSB Müsteşarlığı, Genelkurmay II. Başkanlığı ve 2. Ordu Komutanlığı gibi en üst düzey görevlerde bulundu. Ona büyük saygı duyuluyordu. 5. Kolordu Komutanı olarak uzun süre hizmet verdiği Çorlu'da, onun askeri mirasını yaşatmak adına "Faruk Gürler Kışlası" adı verilen askeri bir birlik kurulmuştur.
12 Mart Muhtırası ve Cumhurbaşkanlığı Seçim Krizleri
Orgeneral rütbesindeyken, kıdem sıralamasında 1. Ordu Komutanı Orgeneral Kemal Atalay'ın gerisinde kalmasına rağmen, genç subaylar üzerindeki derin nüfuzu ve ordudaki karizması sebebiyle dikkat çekiyordu. Bu etki onun yolunu açtı. Genç subayların gönlünü kazanmış olması ve onlar üzerindeki bu güçlü etkisi göz önünde bulundurularak, 28 Ağustos 1970 tarihinde Başbakan Süleyman Demirel liderliğindeki hükümet tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine getirildi. Bu stratejik makamdayken Türkiye'yi derinden sarsan ve demokrasi tarihine geçen ünlü 12 Mart Muhtırası'nı verdi. Hemen ardından, 29 Ağustos 1972 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin zirvesi olan Genelkurmay Başkanı olarak atandı. Ancak ülkedeki siyasi gelişmelerin yönünü değiştirmek amacıyla 5 Mart 1973 tarihinde kendi arzusuyla emekliye ayrılarak ordudan ayrıldı.
Askeri üniformasını çıkardıktan hemen bir gün sonra, kontenjan senatörü olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) giren Faruk Gürler, 1973 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bağımsız aday olarak şansını denedi. Meclisteki oylama süreci, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar ve beraberindeki 52 general tarafından yakından takip edildi. Buna karşın, Genelkurmay Başkanlığına kendisinin atanmaması nedeniyle komuta kademesiyle derin fikir ayrılığı yaşayan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur parlamentoya gelmeyerek tepkisini ortaya koydu. Seçim süreci büyük gerilimlere sahne oldu. 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün, Gürler'i 9 Mart 1971 tarihindeki sol kökenli askeri darbe teşebbüsüne adı karışan bir "Millî Demokratik Devrimci" olarak görüyor ve adaylığına şiddetle karşı çıkıyordu. Türün, Ankara'daki bazı cuntacı grupların Gürler seçilmediği takdirde darbe yapmaya kalkışması durumunda, 1. Ordu birlikleriyle Ankara üzerine yürüyüp TBMM'yi ve ulusal iradeyi koruyacağını Adalet Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Süleyman Demirel'e açıkça iletti.
Adalet Partisi milletvekili Sabit Osman Avcı'nın başkanlığında toplanan TBMM'deki ilk tur oylamalarda adayların aldıkları oylar şu şekildedir:
- Tekin Arıburun: 282 oy
- Faruk Gürler: 175 oy
- Ferruh Bozbeyli: 45 oy
Bu sonuçlarla Gürler, cumhurbaşkanı seçilmek için gereken çoğunluğu elde edemedi. Çıkmazı aşmak adına Adalet Partisi lideri Süleyman Demirel ile Cumhuriyet Halk Partisi lideri Bülent Ecevit uzlaşma masasına oturdu. Bu uzlaşı neticesinde, 6 Nisan 1973'te eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Emekli Oramiral Fahri Korutürk Türkiye'nin 6. Cumhurbaşkanı ilan edildi. Gürler ise 5 Haziran 1974 tarihinde görev süresi tamamlanana kadar TBMM çatısı altında kontenjan senatörü olarak hizmet vermeye devam etti. Bu görevin ardından aniden rahatsızlandı. Tecrübeli asker, 1975 senesinde, ilerleyen yıllarda kendisi gibi Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturacak olan yeğeni Necdet Üruğ'un yanında hayata gözlerini yumdu.
