Arjantin tarihinin akışını değiştiren ve Latin Amerika'nın yetiştirdiği en sıradışı figürlerden biri olan Maria Eva Duarte de Peron, namıdiğer Evita, 7 Mayıs 1919'da Arjantin'in Los Tolodos kentinde doğdu. Yokluk içinde geçen çocukluğuna rağmen sınırları zorlayan bu güçlü kadın, ülkesinin geleceğine yön veren tarihi bir lider hâline geldi. Eşi eski Arjantin Başbakanı Juan Peron ile yürüttüğü siyasi mücadeleyle, ezilen yığınların umut ışığı olmayı başardı.
Yokluktan Buenos Aires Işıklarına: Zorlu Çocukluk ve Aktrislik Hayali
Hayata büyük zorluklarla başlayan Eva Peron, Juana Ibarguren ve zengin toprak sahibi Juan Duarte'nin evlilik dışı çocuğu olarak dünyaya geldi. Zaten başkasıyla evli olan babası, kısa süre sonra aileyi çaresizce terk etti. Bu ayrılık, onlar için uzun ve yıpratıcı bir yoksulluk döneminin başlangıcıydı. O dönem Arjantin kanunları, evlilik dışı doğan çocukları dışlıyordu. Evita, yıllar sonra güç kazandığında bu acı hatıralardan sıyrılmak adına doğduğu topraklara gidip doğum belgesini tamamen yok edecekti.
Küçük bir kasabadaki yoksulluğa rağmen Eva'nın kalbinde aktris olma hayali alevleniyordu. Hayalini gerçekleştirmek için 1930'lu yıllarda ülkenin parlayan kalbi Buenos Aires'e doğru yola çıktı. Büyük şehirde bir radyo istasyonunda iş bularak sesini duyurmayı başardı. Radyodaki çalışmaları sürerken, hayatını tamamen değiştirecek o tarihi karşılaşma için gün sayıyordu.
Casa Rosada'ya Uzanan Aşk ve Siyasi Devrim
Takvimler 1943 yılını gösterdiğinde Eva, dönemin Sosyal Güvenlik Bakanı olan genç ve hırslı asker Juan Peron ile tanıştı. Bu tanışma yalnızca büyük bir aşkın değil, Arjantin'in yönünü belirleyecek güçlü bir ortaklığın da başlangıcıydı. Eva, Juan Peron'un başbakanlık hedefine ulaşması için kitleleri peşinden sürükleyen muazzam bir halk desteği örgütledi. Onun gür sesi ve samimi konuşmaları, Peron'un alt sınıflar nezdinde eşsiz bir popülerlik kazanmasına zemin hazırladı.
Ancak bu hızlı yükseliş rakiplerinde büyük endişe yarattı. Juan Peron, 1945 yılında rakipleri tarafından aniden tutuklandı. İşte tam bu kriz anında sahneye çıkan Eva Duarte, sıradışı bir örgütlülük sergiledi. Meydanları dolduran yaklaşık 300 bin kişi, genç kadının çağrısıyla hükümate karşı tek vücut olarak Peron'un serbest bırakılmasını talep etti. Devasa halk baskısı karşısında ordu geri adım atarak Juan Peron'u serbest bırakmak zorunda kaldı.
Bu büyük zaferin hemen ardından, 21 Ekim 1945 tarihinde ünlü çift evlendi. Juan Peron'un başbakan seçilmesiyle birlikte Evita, siyasi arenadaki etkisini katlayarak artırdı. Ardından ülkenin Çalışma Bakanı olan Evita, yoksul halka verdiği sözleri tuttu. İşçi ücretlerinin yükseltilmesi ve sosyal yaşam standartlarının iyileştirilmesi için aralıksız çalıştı. Bu adımlar onun işçiler, sendikalar ve kadınlar gözünde adeta bir ilaheye dünüşmesini sağladı.
Gücü giderek artan Eva, 1951 yılına gelindiğinde başkan yardımcılığı adaylığını düşünmeye başladı. Ancak onun bu cesur hamlesi, hükümetteki nüfuzundan rahatsız olan askeri liderler tarafından tepkiyle karşılandı. Zira Arjantin Anayasası gereği başkanın vefatı durumunda yerine başkan yardımcısı geçecekti. Ordunun yönetici sınıfı için bir kadının ordu başkomutanı olma ihtimali asla kabul edilemezdi. Buna rağmen kadınlardan ve sendikalardan aldığı büyük destek, eşi Juan Peron'u bile hayrete düşürdü.
Ulusun Ruhani Lideri ve Efsanevi Veda
Ancak yoğun siyasi mücadele genç kadının bedenini hırpaladı. 1951 yılında sağlığı bozulan Evita, ameliyat masasına yattı. Kamuoyuna apandisit operasyonu olarak duyurulan bu ameliyatın ardındaki gerçek çok daha ciddiye işaret ediyordu: Evita rahim kanseri olmuştu. Genç kadın, vücudunu tüketen halsizlikle mücadele etmeye çalıştı. Yapılan ameliyatlar maalesef ilerleyen hastalığa çare olmadı ve bir süre sonra yardımsız ayakta duramaz hâle geldi.
Eşi Juan Peron'un ikinci kez başkan seçilmesinden günler sonra, düzenlenen devlet töreniyle Eva'ya "Ulusun Ruhani Lideri" unvanı verildi. Tedavi arayişları kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'ne götürülerek kemoterapi uygulandı. O dönem çok yaygın olmayan bu tedavi, ilk kez bir Arjantin vatandaşına uygulanıyordu. Ne var ki tüm çabalar sonuçsuz kaldı. Evita, 26 Temmuz 1952 tarihinde henüz 33 yaşındayken dünyaya veda etti.
Vefatının ardından tüm ülkeyi derin bir matem sardı ve yas ilan edildi. Sevgili liderlerini son kez görmek isteyen halk için Eva'nın cansız bedeni mumyalandı. Ancak ülkedeki siyasi fırtına durulmadı. Gerçekleşen askeri darbeyle Juan Peron iktidardan indirildi ve cuntacılar Evita'nın cenazesini kaçırarak 16 yıl boyunca gizli tuttu. Askeri yönetim, Peron çiftine dair tüm dokümanları yasakladı.
Nihayet 1973 yılında askeri vesayetin sona ermesiyle, sürgünden dönen Juan Peron üçüncü kez başkan seçildi. Onun 1974'teki vefatının ardından, Evita'nın o zamana kadar İspanya'da bulunan cenazesi vatanına geri getirildi. Buenos Aires'teki aile kabristanına defnedilen Eva Peron, hakkında yazılan kitaplar ve çekilen filmlerle yaşayan ölümsüz bir efsane olarak tarihteki yerini korumaya devam ediyor.