Esen Ağan, bilinen sahne adıyla Esengül, 24 Eylül 1954 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen ve 1970'li yılların arabesk dünyasına damgasını vuran efsanevi bir ses sanatçısıdır. Henüz 17 yaşında adım attığı profesyonel mþczik sahnesinde benzersiz hüzünlü ve yakıcı yorumuyla geniş halk kitlelerinin sevgilisi olmayı başarmıştır. Sahne aldığı seçkin gazinolarda sergilediği coşkulu performanslar, hareketli tarzı ve dönemin yeraltı dünyasıyla kesişen fırtınalı hayatıyla adından sıkça söz ettirmiştir. Genç yaşta ulaştığı zirveyi uzun süre koruyamayan ünlü yorumcu, 18 Nisan 1979 tarihinde Bakırköy Ataköy'de geçirdiği bir kaza sonucu 25 yaşındayken yaşamını yitirmiştir.
Genç Yaştaki Başarı ve Gazinolarda Assolistlik Dönemi
Müzikal serüveni oldukça erken başlayan Esengül, konservatuvar eğitimi almış olan annesi Piraye Ağan'dan aldığı ilk derslerle müziğin temelini kavradı. Aile ortamında başlayan bu eğitimin ardından çeşitli eğitmenlerden ses dersleri alarak yeteneğini geliştirmeyi sürdürdü. Genç kızın eğitimini üstlenen değerli besteci Abdullah Bayşu, ses eğitiminin yanı sıra onun sahne ismine 'gül' ibaresini ekleyerek efsanevi sahne adını ona hediye etti. Henüz 15 yaşındayken katıldığı 1969 yılındaki bir ses yarışmasında birinci olarak dikkatleri üzerine çekti.
Sanatçının 1970 yılında çıkardığı "Aşkımı Süpürmüşler" isimli ilk 45'lik plağı müzikseverler tarafından çok beğenildi. Bu başarının hemen ardından gazinoların aranan isimlerinden biri haline gelen genç yıldız, 16 yaşında Lunapark Gazinosu'nda ünlü sanatçı Emel Sayın'ın alt kadrosunda sahneye çıkmaya başladı. Olağanüstü ses rengi ve sahne performansı öylesine büyük ilgi gördü ki, buradaki ikinci gecesinin ardından Bebek Belediye Gazinosu'ndan doğrudan assolistlik teklifi aldı. Bu cazip teklifi kabul eden genç yetenek, sahne dünyasının en genç assolisti unvanını alarak hızlı bir şekilde şöhret basamaklarını tırmandı. İstanbul, Ankara ve İzmir'in en prestijli mekanlarında sahne alan Esengül; Semiramis, Maksim, Dikmen, Köşk ve Akasyalar gibi popüler gazinolarda izleyicileri büyülemeyi başardı.
Klasikleşen Şarkılar ve Fırtınalı Yaşam
Geniş kitlelere ulaşmasında ünlü besteci Orhan Karadeniz ile yürüttüğü ortak çalışmalar büyük bir rol oynadı. Söylemiş olduğu parçalar, bestecinin güçlü melodileri sayesinde dinleyicilerin kalbine hızla ulaştı. 1971 senesinde yayınladığı "Zalim" plağı ile kariyerinde büyük bir sıçrama gerçekleştiren sanatçı, asıl büyük çıkışını ise 1973 yılında gerçekleştirdi. Bu dönemde seslendirdiği ve adeta arabesk müziğin marşı haline gelen "Taht Kurmuşsun Kalbime" adlı parça, onu halkın sevgilisi yaptı. Kederli ve acıklı eserleri bile yüzünde tebessümle seslendiren Esengül, sahne aldığı her mekanı hıncahınç doldurmayı başarıyordu. Stüdyo kayıtlarında son derece titiz olan yorumcu, albümlerindeki zorlu parçaları dahi prova yapmadan tek seferde okuyup kaydedebilecek düzeyde yüksek bir yeteneğe sahipti.
Sahnede yerinde duramayan, masaların arasında dolaşarak şarkılarını dinleyicilerin gözlerinin içine bakarak söyleyen sanatçı, hayranlarını adeta büyülüyordu. Bu ışıltılı hayatın arka planında ise yeraltı dünyasının tanınmış simaları ile kurduğu ilişkiler yer almaktaydı. Bu yakınlıklar nedeniyle emniyet güçlerinin yakın takibinde olan Esengül, alkollü olduğu bir gecede ünlü bir kabadayının silağıyla havaya ateş açarak büyük bir yankı uyandırdı. Bu olay hem polis sorgusuna yol açtı hem de onun magazin dünyasındaki popülerliğini katladı. Ancak tehlikeli ilişkiler ağı trajik olayları da beraberinde getirdi. 31 Mart 1979 gecesi sahne aldığı Semiramis Gazinosu'nda çıkan silahlı kavgada, mekanın sahibi ile bir garson hayatını kaybetti.
Evlilikleri ve Zamansız Ayrılık
Müzik hayatındaki hızlı yükselişe karşın özel hayatında aradığı huzuru ve dengeyi bir türlü bulamadı. 1972 yılında Orhan Akçınar ile dünya evine girdi. Ancak yoğun sahne temposu ve evliliğin getirdiği sorumluluklar çatışınca, çift sadece bir ay süren birlikteliğin ardından şiddetli geçimsizlik nedeniyle yollarını ayırdı. Boşanmanın ardından ünlü ses sanatçısı Adnan Şenses ile yolları kesişti. Derin bir tutku ve büyük kavgalarla dolu bu ilişki, çiftin dini nikah kıyarak birlikte yaşamaya başlamasıyla devam etti. Fırtınalı beraberlik 1977 yılında kesin olarak son buldu. Esengül, bu ayrılığın ardından futbolcu Tayfun Kalkavan ile yeni bir ilişkiye başladı.
Müzik dünyasında kısa sürede devleşen sanatçı, yaşamı boyunca 23 adet 45'lik plak doldurdu, 4 kaset hazırladı ve başrolde yer aldığı bir sinema filmi çevirdi. 1977 yapımı "Yansın Bu Dünya" adlı sinema filminde Aysel Gürel, Saadet Sun ve Adnan Şenses ile başrolleri paylaşarak oyunculuk yeteneğini de sergiledi. Ayrıca 1979 yapımı "Köşe Kapmaca" filminin müzik ekibinde yer alarak eserleriyle filme katkı sundu. Semiramis Gazinosu'ndaki kanlı baskından yaklaşık yirmi gün sonra, yanındaki bir iş insanı ile Ataköy yakınlarında geçirdiği feci trafik kazasında hayatını kaybetti. Ölümünün ardından kamuoyunda bunun bir kaza değil hesaplaşma olduğuna yönelik çeşitli iddialar dolaşsa da, adli makamlar kazanın yüksek hız ve alkol nedeniyle gerçekleştiğine karar verdi. Geride bıraktığı şarkıları ise ölümünün ardından uzunçalar albümlerde toplanarak arabesk müziğin klasikleri arasındaki yerini almıştır.
Esengül'ün müzik ve sinema kariyerinde öne çıkan başlıca yapıtlar şunlardır:
- Aşkımı Süpürmüşler ve Zalim gibi yükseliş dönemine ait ve yüz binlerin dilinden düşmeyen plakları,
- Sanatçının sesini tüm ülkeye duyuran ve adını altın harflerle yazdıran efsanevi eseri Taht Kurmuşsun Kalbime,
- Yeşilçam sahnesinde başrolü üstlendiği ve döneminde ses getiren 1977 yapımı Yansın Bu Dünya adlı sinema filmi.
