Türk solunun önemli isimlerinden öğretmen ve laborant Ertan Saruhan, Deniz Gezmiş'lerin idamını engellemek amacıyla planlanan NATO görevlilerinin kaçırılmasının ardından, 30 Mart 1972'de Kızıldere'de girilen askeri çatışmada hayatını kaybetti. Fatsa doğumlu olan bu aktif marksist eylemci, DEV-Genç Merkez Yürütme Kurulu üyesi olarak dönemin gençlik hareketinin ön saflarında yer alıyordu.
Fatsa'dan Samsun'a Sürgünler ve Mesleki Mücadele
Ertan Saruhan, 1942 yılında Ordu'nun Karadeniz kıyısındaki Fatsa ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlığı görevini yürüten babası Lütfü Saruhan ve ailesi, bölgede oldukça iyi tanınan saygın kesimlerdendi. Lise eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra öğretmen okuluna giren Saruhan, idealleri doğrultusunda ilk görev yeri olan Çarşamba'da ders başı yaptı. Ancak genç eğitimcinin sol eğilimli faaliyetlere katılması, kısa sürede yetkililerin dikkatini çekti ve başka bir okula sürgün edilmesine yol açtı. Kış aylarında yolları tamamen kapanan bu yeni köy okuluna ulaşım sağlayamayan Saruhan'ın öğretmenlik mesleğiyle ilişiği kesildi. Bu olayın üzerine Samsun'da yer alan bir mazot fabrikasında laborant olarak çalışmaya başladı. Ayrıca fabrikadaki sendikal çalışmalarından ötürü buradaki görevinden de uzaklaştırılan genç adam, tekrar memleketi Fatsa'ya dönmek zorunda kaldı.
Fatsa Kültür Derneği'nden Fikir Kulübü'ne Toplumsal Örgütlenme
Fatsa'ya dönüşüyle birlikte toplumsal örgütlenme faaliyetlerine ağırlık veren Ertan Saruhan, arkadaşlarıyla birlikte yerel düzeyde önemli girişimlerde bulundu. Bölgedeki kültürel ve sosyal gelişimi desteklemek amacıyla 1964 yılında Fatsa Kültür Derneği'nin, 1966 yılında ise Fatsa Köycülük Derneği'nin kurucu üyeleri arasında aktif şekilde yer aldı. Aynı zamanda toplumsal sorunları tartışmak ve fikirlerini yaymak amacıyla arkadaş grubuyla beraber Fikir Kulübü adını taşıyan bir gazete çıkardı. Köylülerin hak arayışlarına da destek veren Saruhan, Temmuz 1967 tarihinde ağabeyi Zeki Saruhan ile birlikte köylülerin Beyceli'den Fatsa'ya kadar uzanan kitlesel yürüyüşünü organize etti. Bu dönemde örgütlü mücadelenin önemine inanan Saruhan'ın üye olduğu siyasi yapılar ve üstlendiği önemli roller şu şekildedir:
- Öğretmenlik yaptığı yıllarda üye olduğu Türkiye İşçi Partisi (TİP) bünyesinde siyasi faaliyetler yürüttü.
- 1970'li yıllarda Türkiye İşçi Partisi'nin bölünmesinin ardından DEV-GENÇ saflarına katılarak mücadelesini bu kanatta sürdürdü.
- Devrimci gençlik hareketi içinde yükselerek DEV-Genç Merkez Yürütme Kurulu üyesi olarak sorumluluk üstlendi.
Silahlı Mücadele Arayışı ve Tarihi NATO Eylemi
Türkiye sol hareketinin önemli isimlerinden Ulaş Bardakçı'nın öldürülmesi, Saruhan için önemli bir kırılma noktası oldu. Bu olaydan sonra Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) bünyesinde silahlı mücadele yürütmek amacıyla hazırlıklara girişti. Dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olan Deniz Gezmiş ile arkadaşlarının idam edilmesini engellemek ve bu kararı durdurmak amacıyla, o günlerde vakit kaybetmeden somut adımlar atmak üzere harekete geçmeye karar verdi. Bu doğrultuda Mahir Çayan'a, NATO'nun Ünye'de konuşlu askeri yerleşkesinde görev yapan bazı yabancı personellerin kaçırılması yönünde somut bir teklif sundu. Planın kabul görmesiyle birlikte operasyon hazırlıkları hız kazandı. Ertan Saruhan, 15-16 Mart 1972 gecesinde Mahir Çayan, Ertuğrul Kürkçü, Ömer Ayna ve Cihan Alptekin'i bir kamyonun arkasına gizleyerek güvenli bir şekilde Ünye'ye ulaştırdı.
Kızıldere Çatışması ve Hazin Son
Grup üyeleri, 26 Mart 1972 tarihinde eylemin hedefi olan NATO görevlilerini kaçırmayı başardı. Eylemin ardından güvenli bir sığınak bulmak amacıyla 28 Mart'ta Tokat'ın Kızıldere köyüne doğru yola çıktılar. Köyün eteklerindeki dağlık bölgeye ulaşıldığında, grubun diğer üyeleri araçtan inerek orada gizlendi. Ertan Saruhan ile Nihat Yılmaz ise yanlarındaki aynı araçla gerisin geri döndüler. İlk olarak arabayı Yeşilırmak nehrine yuvarlayarak yok etmeyi tasarladılar. Ancak bu plandan vazgeçip Tokat şehrine girmeden önce aracın plakasını çamurla kapatarak yol kenarında bıraktılar. Ardından yürüyerek Kızıldere köyünde arkadaşlarının bulunduğu eve geri döndüler. Konakladıkları kerpiç evin askeri birlikler tarafından kuşatılması sonucu çatışma çıktı. Çıkan bu amansız çatışmada Ertan Saruhan yaşamını yitirdi. Hayatını kaybeden Saruhan, memleketi Fatsa'da toprağa verildi.
