Cumhuriyet döneminin en sıra dışı müzik dehalarından biri olan piyanist ve keman sanatçısı Erdoğan Çaplı, 1926 yılında Trabzon'da dünyaya gözlerini açtı. Küçük yaşta adım attığı konservatuvardan itibaren klasik müzik ve cazı potasında eriten sanatçı, geleneksel Türk melodilerini piyano tuşlarıyla Amerikan caz sahnesine taşıyarak uluslararası bir başarıya imza attı. Hem Ankara Radyosu'ndaki yenilikçi programları hem de New York kulüplerindeki canlı performanslarıyla tanınan bu büyük usta, 8 Kasım 1977 tarihinde yine New York'ta yaşama veda etti. Türk müziğinin ritmik ve melodik zenginliğini Batı'nın caz armonisiyle harmanlayan müzisyen, ardında yüzlerce beste ve unutulmaz plak kayıtları bıraktı.
Ankara'dan Dünya Sahnelerine Uzanan Eğitim ve Radyo Yılları
Müzik yolculuğuna çok genç yaşlarda başlayan Erdoğan Çaplı, Ankara Devlet Konservatuvarı bünyesindeki eğitimini 1948 yılında üstün bir başarıya tamamladı. Buradan hem piyano hem de keman alanında virtüözlük derecesinde bir yorumcu olarak mezun oldu. Mezuniyetinin ardından müzikal kariyerine hız veren sanatçı, uzun yıllar Ankara Radyosu çatısı altında çalışarak adını geniş kitlelere duyurmayı başardı. Radyo dalgalarından evlere ulaşan 'Keman Konçertosu', 'Sihirli Kemanlar' ve klasik müziğin sevilmesi için yoğun uğraş verdiği 'Daldan Dala' programları onunla özdeşleşti. Sanatçının çok yönlü yeteneği, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nda başkemancılık gibi saygın bir göreve getirilmesini sağladı. O sadece klasik eserlerle yetinmiyordu. İçindeki caz tutkusunu sahneye taşımak için sabırsızlanıyordu.
Bu amaçla 1951 yılında, İzmir Enternasyonal Fuarı bünyesindeki ünlü Mogambo gece kulübünde çalışmaya başladı. Burada Türk müziğinin ve cazın diğer önemli isimleri Celal İnce ve trompetçi Ahmet Muvaffak Falay ile aynı sahneyi paylaştı. Sınırları aşan yeteneği onu 1952 yılında Münih'e sürükledi ve burada başarılı konserler verdi. Türkiye'ye döndüğünde ise daha büyük ortaklıklara imza atacaktı. 1953 senesinde, dönemin seçkin müzisyenleri İsmet Sıral, Cüneyt Sermet, Arif Mardin, caz vokalisti Sevinç Tevs ve Hasan Kocamaz ile birlikte 'Sextet' adını verdikleri efsanevi bir topluluk kurdu. Konserler düzenleyen ve radyo programları yapan bu dinamik sekstet, maalesef yalnızca bir yıl sonra dağıldı. Ancak Çaplı'nın üretkenliği durmadı. 1954 yılında ünlü davulcu Erol Pekcan ile bir caz triosu kurarak yollarına devam ettiler. Ankara Radyosu'nda 'Erdoğan Çaplı Radyo Orkestrası' adı altında ilk caz programlarını başlattılar.
Kısa süre sonra Ankara Radyosu Müzik Yayınları Şefi pozisyonuna yükselen Çaplı, burada hem idari hem de sanatsal olarak büyük izler bıraktı. Eğitici kimliğini ön plana çıkararak çocukların müzikle büyümesi için 'Radyo Çocuk Kulübü' programını hazırladı ve sundu.
Amerika Yolculuğu ve New York'ta 'Piano Pasha' Efsanesi
Sanatçının özel hayatındaki değişimler, kariyerinde yepyeni bir sayfa açılmasına vesile oldu. Soprano eşi Azra Çaplı ile 1955 yılında yollarını ayıran sanatçı, iki yıl sonra büyük bir kararla yönünü okyanus ötesine çevirdi. Dönemin Washington DC Basın Ataşesi Altemur Kılıç'ın da desteğini alarak, 1957 yılında henüz sekiz yaşındaki oğlu Kerim Çaplı ile birlikte New York'a yerleşti. Burada 'Türk Haberler Büroları Müzik Müşaviri' olarak göreve başladı. Amerika'daki müzik çevrelerinin dikkatini çekmesi uzun sürmedi. Aynı yıl, prestijli müzik okulu Juilliard School of Music'in kabul sınavını birincilikle kazanarak büyük sükse yaptı.
New York'un cazla soluk alıp veren sokakları, Çaplı için harika bir üretim alanına dönüştü. Eşsiz yeteneğiyle kısa sürede kentin en popüler kulüplerinde sahne almaya başladı. Özellikle canlı radyo yayınlarının da yapıldığı meşhur caz kulübü Embers'ta gerçekleştirdiği programlar büyük ilgi gördü. Türk halk ezgilerini piyanodaki modern caz armonisiyle yoğurması, 1950'li ve 60'lı yılların New York sanat çevrelerinde benzersiz bir fırtına kopardı. Amerikalı dinleyiciler bu mistik ve modern senteze adeta hayran kaldı.
Bu başarının somut meyvesi 1959 yılında geldi. Amerikan plak şirketi Dot Records, yetenekli sanatçıya bir albüm teklifi sundu. Böylece Çaplı'nın efsanevi lakabını taşıyan 'Piano Pasha' isimli ilk uzunçaları piyasaya çıktı. Albümde piyanoda Erdoğan Çaplı'ya, davulda henüz on yaşındaki oğlu Kerim Çaplı, kontrbasta Sam Bruno ve perküsyonda William Ryan eşlik ediyordu. Plak o kadar büyük ses getirdi ki, Türkiye'nin en popüler aktüalite yayını olan Hayat mecmuası, 16 Ekim 1959 tarihli sayısında haberi gururla okuyucularına duyurdu. Dergide, Amerikan plak firmasının Çaplı'ya Türk geleneğinin en üst unvanlarından birini layık görerek albüme 'Piyano Paşa' adını verdiği ve Amerikan halkının artık piyanoyla buluşan Türk ezgileriyle dans ettiği yazıldı.
Amerika'da kalıcı bir yer edinmek isteyen piyanist, New York sosyetesinin özel davetlerinde de sıkça boy göstererek sanatını sergiledi. Bu davetlerde, o sırada Chicago'da müzik tahsili gören eski dostu Celal İnce de kendisine eşlik etti. Rüzgarı arkasına alan Çaplı, 1963 yılında Time plak şirketinden 'The Exciting Rhythms of Piano Pasha' adını taşıyan ikinci albümünü müzikseverlerle buluşturdu.
Karlı Bir New York Gecesinde Parlayan Bir Yıldız ve Mirası
Erdoğan Çaplı'nın New York'taki yükselişini anlatan çok canlı bir sahne hafızalarda yer etmiştir. Tarih 22 Şubat 1957'yi gösterirken, New York dışarıda dondurucu bir soğuk ve kar altındaydı. Şehrin tanınmış gece kulüplerinden Two Guitars'ın sahibi elinde mikrofonla sahneye yöneldi ve salondakilere seslendi: 'Aranızda çok meşhur bir Türk piyanistin bulunduğunu öğrendim. Acaba kendisini dinleme şerefine erişebilir miyiz?' Bu sürpriz çağrı üzerine masalardan birinde oturan, henüz otuzlu yaşlarının başında, zayıf, esmer, orta boylu ve dalgalı siyah saçlı bir adam şaşkınlıkla ayağa kalktı. Alkış tufanı eşliğinde piyanoya doğru yürüyen bu genç adam, yeteneğiyle tüm salonu büyüleyecek olan Erdoğan Çaplı'dan başkası değildi.
Müzikal kariyeri boyunca 380'den fazla özgün besteye imza atan sanatçı, arkasında derin bir iz bıraktı. Oğlu Kerim Çaplı da babasının izinden giderek önemli bir müzisyen oldu. Ancak bu verimli ömür çok erken noktalandı. Değerli müzisyen 8 Kasım 1977 tarihinde New York'ta geçirdiği ani bir kalp krizi sonucunda 51 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Erdoğan Çaplı'nın ardında bıraktığı ve müzik tarihine altın harflerle yazılan temel çalışmalarını şu şekilde sıralayabiliriz:
- Piano Pasha (1959) - Türk melodilerinin yenilikçi caz düzenlemelerini içeren Dot Records etiketli ilk albüm.
- The Exciting Rhythms of Piano Pasha (1963) - Müzisyenin Time plak şirketinden çıkan ve ritmik zenginliğiyle öne çıkan ikinci çalışması.
- 380'in Üzerinde Beste ve Radyo Programları - Klasik müziği sevdiren 'Daldan Dala' ile çocuklara yönelik 'Radyo Çocuk Kulübü' yayınları.
