Kırım'ın yoksul bir ailesinde 5 Ocak 1918 tarihinde doğan Emir Üsein Çalbaş, İkinci Dünya Savaşı boyunca gösterdiği olağanüstü başarılarla askeri havacılık tarihine adını altın harflerle yazdıran Kırım Tatarı bir as pilottur. Gökyüzündeki cesareti ve taktiksel zekasıyla filo komutanlığına yükselen kahraman pilot, Sovyet saflarında sergilediği üstün mücadeleler sayesinde iki kez en yüksek onur nişanına aday gösterilerek unutulmaz askeri figürlerden biri haline geldi.
Zorlu Çocukluk Yıllarından Gökyüzüne
Çocukluk dönemi oldukça büyük zorluklarla geçen Emir Üsein Çalbaş, küçük yaşlardan itibaren ailesinin geçimine katkı sağlamak amacıyla tarım işlerinde çalıştı. Her gün Aluşta şehrine ulaşmak için süt kutularıyla beraber kilometrelerce yol yürüyen Çalbaş, eğitime olan yeteneği sayesinde ilkokulun iki yıllık müfredatını hızla tamamladı. Yatılı okulda yedi yıl süren eğitiminin ardından donanma gemilerinde elektrik teknisyeni olarak çalışmaya başladı. Limandayken havada süzülen askeri uçakları hayranlıkla izlemesi, onda pilot olma arzusunu filizlendiren temel unsur oldu. Pilotluk onun en büyük hayaliydi. 1937 yılında tanıştığı ünlü test pilotu Vladimir Kokkinaki'nin yönlendirmesiyle havacılık kulübüne girdi. Kerç Havacılık Kulübü'nden başarıyla mezun olduktan sonra, Kacha Askeri Havacılık Pilotlar Okulu'na kabul edildi. Burada eğitim alırken, geleceğin efsanevi ismi Ahmet Han Sultan ile yolları kesişti. Okulu bitirmesinin akabinde, yeteneği fark edilerek aynı kurumda uçuş eğitmeni olarak görevlendirildi.
İkinci Dünya Savaşı'nda Bir As Pilot
Alman ordusunun Sovyet topraklarına girmesiyle birlikte, Çalbaş'ın görev yaptığı okul Saratov bölgesine nakledildi. Cephede aktif olarak savaşmak isteyen genç eğitmen, yoğun taleplerinin ardından 1941 yılının sonunda muharebe hattına gönderildi. 627. Karma Havacılık Alayı bünyesinde LaGG-3 ve I-16 uçaklarıyla tehlikeli görevlere katılan Çalbaş, ilk hava zaferini 31 Ocak 1942'de bir Ju-88 uçağını etkisiz hale getirerek kazandı. Savaş sahasındaki olağanüstü performansı sayesinde kısa sürede Kızıl Yıldız Nişanı ile ödüllendirildi ve 49. Havacılık Alayı'na transfer edildi. Düşman uçaklarına karşı arka arkaya zaferler elde eden tecrübeli pilot, yüzbaşılığa terfi ederek filo komutanlığı görevini üstlendi. Cephede adeta devleşti. İki kez yaralanmasına rağmen mücadeleden kopmayan kahraman havacı, savaşın son dönemlerinde yeni pilotlar yetiştirmek amacıyla Moskova'daki Lyubertsy Yüksek Havacılık Okulu'na eğitmen olarak atandı. Kayıtlara göre 316 uçuş görevinde 8 tekli ve 4 ortak hava zaferi bulunan Çalbaş'ın, bazı askeri kaynaklarda ise 11 solo galibiyeti olduğu belirtilmektedir.
Emir Üsein Çalbaş'ın askeri kariyerindeki önemli kilometre taşları şunlardır:
- İkinci Dünya Savaşı'nda LaGG-3 ve I-16 savaş uçaklarıyla toplamda 300'den fazla sortiye çıktı.
- Düşman uçaklarına karşı 8 solo ve 4 ortak zafer kazanarak as pilot unvanını elde etti.
- Gösterdiği üstün hizmetlerden ötürü Kızıl Yıldız Nişanı ve Moskova Savunması Madalyası ile ödüllendirildi.
- Askeri havacılık kariyerini Albay rütbesiyle ve 3000 saati aşkın uçuş tecrübesiyle sonlandırdı.
Savaş Sonrası Yıllar ve Kırım'a Dönüş Mücadeleleri
Savaşın sona ermesiyle önünde yeni kariyer yolları açılan Çalbaş, Almanya yerine Rusya'nın Uzak Doğu bölgesinde görev almayı tercih etti. Albay rütbesine ulaştığı bu topraklarda savaş-önleme alayına komuta ederek gökyüzündeki mesaisini 3000 uçuş saatinin üzerine çıkardı. Sağlık sorunları nedeniyle 1959'da emekliye ayrılan efsanevi pilot için asıl zorlu mücadele bu dönemden sonra başladı. Mücadelesi hiçbir zaman bitmedi. Kırım Tatarlarına uygulanan sürgün ve hareket kısıtlamaları sebebiyle uzun süre anavatanına dönmesine izin verilmedi. Haklarını aramak için yılmadan mücadele eden Çalbaş, ancak 1992 yılında Kırım'a yerleşebildi. Yaşamının son yıllarında memleketi Aluşta'da bir daire edinebilen efsane uçuş ası, 6 Ağustos 2005 tarihinde vefat ederek kahramanların yanına defnedildi.