Cumhuriyet döneminin modern çehresini çizen en önemli aktörlerden biri olan Mehmet Emin Onat, Türkiye'nin çağdaş mimarlık serüvenine yön vermiş anıtsal bir şahsiyettir. 1908 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Onat, genç yaşta adım attığı meslek hayatında sadece bir tasarımcı olarak kalmamış, aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) rektörlüğü ve Mimarlar Odası'nın bir numaralı kurucu üyeliği gibi tarihi misyonları üstlenmiştir. Ankara'nın kalbinde yükselen Anıtkabir'in mimarı olarak adını tarihe altın harflerle yazdıran bu vizyoner isim, mimarlık eğitiminden akademik yapılanmaya, siyasetten uluslararası temsilciliğe uzanan çok yönlü kariyeriyle ülkenin mimari kimliğinin inşasında başrol oynamıştır. 17 Temmuz 1961'de hayata veda eden Onat, geride bıraktığı eserler ve yetiştirdiği öğrencilerle günümüzde de Türk mimarisinin temel taşı olarak anılmaktadır.
Zürih'ten İstanbul'a Uzanan Eğitim Yolculuğu
Mehmet Emin Onat, orta öğrenimini Beyazıd Numune Mektebi ve Vefa Sultanisi'nde tamamladı. 1926 yılında Yüksek Mühendis Mektebi'ne girerek mimarlık dünyasına adım attı. Bu okulda gösterdiği üstün başarı, onun hayatını tamamen değiştirdi. Onat, henüz üçüncü sınıftayken üstün yeteneği sayesinde özel bir görevle yurt dışına gönderildi. Okulunu tamamladıktan sonra ülkesine dönüp akademisyen olması hedefleniyordu. Bu amaçla İsviçre'deki Zürih Teknik Üniversitesi'ne (ETH Zürih) gönderildi. Genç yetenek, burada dönemin ünlü mimarlarından Otto Rudolf Salvisberg'in öğrencisi oldu. 1934 yılında mimarlık bölümünden birincilikle mezun oldu ve büyük bir gururla Türkiye'ye döndü.
Akademide Yükseliş ve Modern Mimarlık Eğitimi
Yurda dönen Emin Onat, 1935 yılında Yüksek Mühendis Mektebi'nin mimarlık şubesine doçent olarak atandı. Burada Prof. Debbe'nin asistanı olarak çalışmaya başladı. Akademik alandaki yetkinliği kısa sürede kendisini gösterdi. 1936'da Yıldız Teknik Üniversitesi'nde eğitim vermeye başladı. Buradaki ilk büyük eseri, Yıldız Sarayı içindeki yerleşke ve şehzadeler dairesinin okul binasına dönüştürülmesi projesi oldu. Bu dönüşüm projelerini bizzat çizdi ve uygulamalarını denetledi. 1938 yılında profesör unvanını elde etti. Bu başarının ardından Yüksek Mühendislik Mektebi Mimarlık Şubesi Şefliği görevine getirildi. Durmaksızın çalışan Onat, 1942 ve 1943 yıllarında Yıldız'da güzel sanatlardan bağımsız ilk mimarlık bölümünü kurdu. Bu bölümü 1944 yılına kadar büyük bir başarıyla yönetti.
Anıtkabir'in Doğuşu ve İTÜ Rektörlüğü
1 Mart 1941 tarihi, hem Emin Onat'ın kariyerinde hem de Türkiye tarihinde dönüm noktası oldu. Atatürk'ün ebedi istirahatgahı olacak Anıtkabir için uluslararası bir yarışma düzenlendi. Onat, meslektaşı Ahmet Orhan Arda ile birlikte bu prestijli yarışmaya katıldı. Hazırladıkları tasarım, dünyanın dört bir yanından gelen 49 proje arasından birinciliğe layık görüldü. 1944 yılından 1953 yılına kadar uzanan süreçte, bu anıtsal yapının inşaatını ve projelerini Orhan Arda ile birlikte titizlikle yönettiler. Bu süreçte Onat'ın akademik kariyeri de zirveye ulaştı. 1943 yılında ordinaryüs profesörlük payesini aldı. 1944 yılında Yüksek Mühendis Mektebi, İstanbul Teknik Üniversitesi adını aldı. Onat, yeni kurulan İTÜ Mimarlık Fakültesi'nin ilk dekanı seçilerek tarihe geçti. 1946 yılında Royal Institute of British Architects (RIBA) tarafından onursal üye ilan edildi. Başarıları taçlanmaya devam ediyordu. 1950 ile 1953 yılları arasında İTÜ Rektörlüğü görevini üstlendi. Hannover Üniversitesi, 1956 yılında kuruluşunun 125. yılı vesilesiyle Onat'a onursal doktorluk unvanı sundu. Ayrıca 1953 yılında Uluslararası Mimarlar Birliği'nin Türkiye şubesini kurarak Türk mimarlarının dünyaya açılmasını sağladı.
Siyaset Sahnesi ve Son Yılları
Akademik ve mimari başarılarının yanı sıra toplumsal sorumluluklardan da kaçınmayan Emin Onat, aktif siyasete girdi. Demokrat Parti bünyesinde politika yapan Onat, 10. dönemde İstanbul milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) adım attı. Milletvekilliği görevini 1954 ve 1957 yılları arasında sürdürdü. Meclis çatısı altında ülkesine hizmet etmeye devam etti. Aynı zamanda Mimarlar Odası'nın kuruluşuna öncülük etti. Odanın kayıtlı ilk üyesi ve bir numaralı ismi olarak Türk mimarlarının mesleki örgütlenmesinde tarihi bir rol oynadı. Hayatının son anına kadar mimarlık aşkıyla yaşayan ordinaryüs profesör, 17 Temmuz 1961 tarihinde geçirdiği ani bir kalp krizi neticesinde aramızdan ayrıldı. Vefatı, mimarlık camiasında büyük bir üzüntüyle karşılandı. Cenazesi, İstanbul'daki Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
Seçkin Eserleri ve İmzası
Emin Onat'ın tasarımı olan ve ortak projelerle hayata geçirilen çok sayıda abidevi yapı bulunmaktadır. Bu yapılar Cumhuriyet mimarisinin gelişim çizgisine ışık tutar:
- Anıtkabir (1942-1953, Orhan Arda ile birlikte)
- İstanbul Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi (1944, Sedad Hakkı Eldem ile)
- Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi (1947, Sedad Hakkı Eldem ile)
- İstanbul Adalet Sarayı (1949, Sedad Hakkı Eldem ile)
- Moda Deniz Kulübü (1956-1957)
- Yıldız Teknik Okulu Binası dönüşüm projeleri (1937)
- Uludağ Sanatoryumu (1946, Leman Tomsu ile)
- Devres İş Hanı (1961, Gümüşsuyu, İstanbul)
