Akdeniz esintilerini ve İtalyan asaletini tasarımlarına nakşeden dünyaca ünlü modacı Domenico Dolce, 13 Ağustos 1958 tarihinde Sicilya'nın Palermo kenti yakınlarındaki Polizzi Generosa adlı şirin bir köyde dünyaya gözlerini açtı. Modayla iç içe büyüyen ve genç yaşta aldığı eğitimle kendi stil yolculuğunu başlatan İtalyan tasarımcı, 1985 yılında Milano'da Stefano Gabbana ile kurduğu ve bugün İtalya'nın en çok satan markası konumundaki Dolce & Gabbana'yı hayata geçirerek küresel moda endüstrisinde devrim yarattı.
Sicilya'dan Milano'ya Uzanan Moda Serüveni
Terzi bir babanın oğlu olarak doğan Dolce, çocukluk yıllarından itibaren kumaşların, dikiş iğnelerinin ve haute couture dünyasının tam kalbinde yer aldı. Gençlik yıllarında resmi bir moda eğitimi alan tasarımcı, ailesine ait olan ufak ölçekli konfeksiyon atölyesinde çalışarak el becerilerini ve vizyonunu geliştirdi. Kendi özgün çizgilerini tüm dünyaya duyurma arzusuyla yanıp tutuşan genç yetenek, rotasını İtalya'nın ve dünyanın moda başkenti olan Milano'ya çevirdi. Burada prestijli eğitim kurumu Istituto Marangoni'de moda tasarımı okumaya başladı. Ancak okulu tamamlamadan önce, sektörün dinamiklerini kavrayıp profesyonel dünyada yer edinebilecek düzeyde birikim kazandığını hissetti. Böylece eğitimini yarıda bırakarak ünlü tasarım stüdyolarından birinde kendine yer buldu. Aklındaki en büyük düş ise o dönem İtalyan modasına yön veren isimlerden biri olan Giorgio Armani'nin yanında çalışmaktı.
Küresel Bir İmparatorluğun Doğuşu ve D&G Estetiği
1980 yılı, Domenico Dolce'nin yaşamında büyük bir dönüm noktası oldu. Milano'daki bir atölyede asistanlık yaparken yolları kesişen Stefano Gabbana ile derin bir dostluk kurdular. Ortak paydaları olan Barok sanatı ve estetiğine duydukları tutku, ikiliyi 1983 yılında profesyonel anlamda birlikte çalışmaya yöneltti. Takvimler 1985 yılını gösterdiğinde ise Milano Collezioni organizatörleri tarafından düzenlenen özel bir moda şovuna davet edildiler. Bu şov, markanın kaderini sonsuza dek değiştiren ilk kıvılcım oldu. Ertesi yıl, kadın hazır giyim koleksiyonlarını tamamen bağımsız olarak sergileyen ikili, kısa sürede büyük bir şöhrete kavuştu. Erkek giyimine de adım atarak ürün yelpazesini genişleten ortaklar, 1987'de Milano'nun ünlü caddesi 7 Via Santa Cecilia'da ilk D&G mağazasını açtılar. 1989 yılında Japonya'da, ardından 1990'da Milano'da ve aynı yılın Kasım ayında New York'un meşhur SoHo bölgesinde, 532 Broadway adresinde yeni showroomlar açarak küresel pazarda hızla yayıldılar. 1992 yılının Ekim ayında ise kendi adlarını taşıyan ilk ikonik kokuları Dolce & Gabbana Parfum ile kozmetik dünyasına görkemli bir giriş yaptılar.
Yıldızların Terzisi ve Bitmeyen Ortaklık
Dolce & Gabbana'nın renkli, cesur ve sıklıkla leopar ya da zebra gibi hayvan desenlerine yer veren estetiği, moda literatüründe 'haute hipilik' olarak adlandırıldı. İtalya'nın o asil ve prestijli sinema tarihinden derin izler taşıyan bu çizgiler, çok geçmeden dünya starlarının da dikkatini çekti. Ünlü pop ikonlarının turne kostümlerini hazırlayan ikili, popüler kültürün en büyük görsel şovlarına imza attı:
- Madonna: Efsanevi şarkıcının 1993 yılındaki unutulmaz 'The Girlie Show' dünya turnesi için tam 1500 adet özel tasarım kostüm hazırlandı.
- Whitney Houston: 1999 yılındaki büyük turnesinde sahnede sergilediği tüm göz alıcı kıyafetlerin arkasında yine D&G imzası vardı.
- Dünya Yıldızları: Nicole Kidman, Tom Cruise, Monica Bellucci, Brad Pitt, Bruce Willis, Demi Moore, Victoria Beckham, Kylie Minogue, Beyonce, Catherine Zeta-Jones, Salma Hayek, Isabella Rossellini ve Angelina Jolie gibi dev isimler Dolce'nin tasarımlarıyla kırmızı halıda boy gösterdi.
İtalya'da Giorgio Armani, Guccio Gucci, Mario Prada ve Gianni Versace gibi dev rakiplerinden daha yüksek satış rakamlarına ulaşarak pazarın en güçlü aktörü haline geldiler. Öte yandan Domenico Dolce ve Stefano Gabbana arasındaki ilişki sadece profesyonel bir bağdan ibaret değildi. 1982 yılından 2005 yılına dek süren 23 yıllık bir hayat arkadaşlığını paylaşan ikili, 2005 yılında aldıkları kişisel ayrılık kararına rağmen profesyonel ortaklıklarına ve dostluklarına zarar vermeden yollarına devam ettiler. Bugün de kravattan kemere, el çantasından güneş gözlüğüne, saatten ayakkabıya kadar uzanan devasa ürün yelpazesiyle markalarını zirvede tutmaya devam ediyorlar.
