Cemal Esener, Türk askerî ve siyasî tarihinin en hareketli geçiş döneminde, hem Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde önemli görevler üstlenmiş seçkin bir şahsiyettir.
Kendisi 1876 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Eğitimini askerî okulda tamamlayan Esener, vatan hizmetine ilk adımını genç yaşta atmıştır. İmparatorluğun zorlu yıllarında sınır boylarından başkente uzanan geniş bir coğrafyada görev yapan bu tecrübeli komutan, askerî kariyerinin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında siyasetçi olarak da ülkesine hizmet etmiştir. Kendisi, ülkenin kaderinin yeniden yazıldığı bu kritik dönemde hem cephede hem de meclis kürsüsünde bulunarak adını yazdırmıştır.
Harbiye'den Cephelere Uzanan Askerî Kariyer
Cemal Esener, Harp Okulu'ndan başarıyla mezun olmuştur. Ardından askerî alandaki yeteneklerini geliştirmek ve bilgisini derinleştirmek amacıyla Almanya'ya gitmiştir. Orada ihtisas eğitimini tamamlamıştır. Genç subay, ülkesine döndükten sonra Osmanlı ordusunun çeşitli kademelerinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. İlk olarak Verestin Divânı Harp bünyesinde üyelik ve kâtiplik görevlerini yürütmüştür. Birinci mülazım rütbesiyle orduya hizmet eden Esener, Balkan coğrafyasındaki kritik sınır bölgelerinden olan Karadağ'da Hudut Müfettişliği ve Komiserliği görevlerinde bulunmuştur. Bu bölgede yürüttüğü faaliyetler, onun askerî ve idarî yeteneklerini pekiştirmiştir. Tecrübeli subayın askerî kariyeri yalnızca saha görevleriyle sınırlı kalmamış, aynı zamanda eğitimci kimliğiyle de öne çıkmıştır. Kendisi, 18. Fırka ile 3. Ordu bünyesinde talim öğretmenliği yapmıştır. Almanya'daki eğitimi sayesinde edindiği modern askerî bilgileri paylaşmak üzere, Almanya Atış Okulu ve Öğretmen Taburu'nda subaylık görevini icra etmiştir. Vatan topraklarının savunulmasında kritik öneme sahip olan Usturumca 5. Nişancı Taburu, Harbiye Mektebi Taburu ve 95. Alay komutanlıklarında bulunmuştur. Bunun yanı sıra Küçük Zabit Numune Taburu Komutanlığı görevini de büyük bir titizlikle yürütmüştür.
Eğitim Kurumlarındaki Yöneticiliği ve Komutanlıkları
Askerî okulların ve eğitim sisteminin modernleşmesine büyük önem veren Cemal Esener, bu alanda da önemli sorumluluklar almıştır. Üsküp ve İstanbul Jandarma Okulu Müdürlüğü görevlerinde bulunarak geleceğin jandarma subaylarını yetiştirmiştir. Eğitim kurumlarındaki başarısı, onu Piyade Müsavere Encümeni Askerî Okullar Müfettiş Yardımcılığı makamına taşımıştır. Ardından Küçük Zabit okullarının müdürlüğünü üstlenerek genç asker adaylarının eğitim sürecini bizzat yönetmiştir.
Cemal Esener'in kariyeri boyunca üstlendiği önemli askerî okul ve eğitim yöneticilikleri şunlardır:
- Üsküp ve İstanbul Jandarma Okulu Müdürlüğü
- Küçük Zabit Okulları Müdürlüğü
- Ankara Zabit Namzetleri Talimgâhı Müdürlüğü
- Atış Okulu Müdürlüğü
Ordunun farklı birimlerinde de aktif roller üstlenen tecrübeli komutan, 1. ve 14. Depo Alayları bünyesinde görev yapmıştır. Makineli bölükler ile 47. ve 54. Fırka komutanlıklarında subaylık yaparak cephedeki sevk ve idare yeteneğini kanıtlamıştır. Ankara Zabit Namzetleri Talimgâhı Müdürü olarak vatan savunmasına katılacak yeni subay adaylarını bizzat eğitmiştir. Bu üstün hizmetlerinin ardından Askerî Okullar Müfettiş Vekilliği makamına getirilerek askerî eğitim kurumlarının denetlenmesini sağlamıştır. Cemal Esener, bu süreçte Osmanlı devlet hiyerarşisinin en yüksek noktalarından biri olan Hilafet Makamı Başyaverliği görevine getirilerek büyük bir güvene mazhar olmuştur. Daha sonra ise 23., 17. ve 41. Fırka Liva Komutanlığı ile Atış Okulu Müdürlüğü ve İzmit Askerlik Dairesi Başkanlığı gibi üst düzey görevleri yerine getirmiştir.
Meclis Kürsüsünden Ebediyete
Cemal Esener, uzun ve başarılarla dolu askerî kariyerinin ardından sivil alanda da ülkesine hizmet etmeye karar vermiştir. Türk siyasî hayatının önemli dönemeçlerinden birinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin V. Döneminde Balıkesir Milletvekili seçilerek yasama çalışmalarına katılmıştır. Parlamentoda görev yaptığı süre boyunca, askerî alandaki engin tecrübelerini ülkenin kalkınması ve güvenliği için kullanmıştır. Özel yaşamında evli ve bir çocuk babası olan bu değerli devlet adamı, hayatı boyunca üstlendiği her sorumluluğu layıkıyla yerine getirmek için çalışmıştır. Esener, 27 Ocak 1958 tarihinde hayata gözlerini yummuştur. Geriye bıraktığı zengin askerî ve siyasî miras, hem Osmanlı İmparatorluğu'nun hem de genç Türkiye Cumhuriyeti'nin gelişim sürecine tanıklık eden altın bir sayfa olarak tarihteki yerini korumaktadır.
