Prusya topraklarında 2 Mayıs 1729 tarihinde dünyaya gözlerini açan Sophie Augusta Frederike, daha sonra Büyük Katerina ismiyle Rusya İmparatorluğu’nun kaderini kökten değiştiren en güçlü kadın lider olmuştur. Genç yaşta adım attığı Moskova saraylarında zekası ve askeri örgütlenme yeteneği sayesinde 1762 yılında eşi III. Petro’yu devirerek tahtı ele geçirmiştir. Kendi ülkesinde bulamadığı huzuru Rus kültürünü benimseyerek arayan bu sıra dışı hükümdar, 10 Kasım 1796’daki ölümüne kadar ülkesini zenginleştirmiştir. Hayatına sığdırdığı büyük reformlar, sınır genişletme politikaları ve dillere destan aşklarıyla tarihe adını altın harflerle yazdırmıştir.
Alman Prensesliğinden Rus Çariçeliğine Uzanan Yol
Sophie, 1744 yılında henüz on dört yaşındayken Rus Çariçesi Elizabeth’in davetiyle annesiyle birlikte Moskova’ya geldi. Bu davetin amacı, Çariçe’nin yeğeni Grand Dük Petro ile evlenmesi için uygun bir aday olup olmadığını görmekti. Ancak Petro, huysuz, hastalıklı, alkole düşkün ve zekası pek de parlak olmayan bir gençti. Üstelik bu Alman kızına ilk andan itibaren saraydaki başka bir kadına aşık olduğunu itiraf etmişti. Genç kızın annesi ile Çariçe Elizabeth arasındaki sürekli tartışmalar da işleri zorlaştırıyordu. Yine de Sophie ve Petro 1745 senesinde nikah masasına oturdu. Düğünün ardından Sophie’nin annesi ülkesine geri gönderildi. Genç düşes bundan sonra ebeveynlerini bir daha hiç göremedi. Sophie, yabancı olduğu bu yeni ülkeyi ve kültürü hızla sahiplendi. Annesinin şiddetli itirazlarını görmezden gelerek Katolik inancını bıraktı ve Ortodoks mezhebine geçip Katerina adını aldı.
Yalnızlık, Aşklar ve Saray Darbesi
Saraydaki yaşam Katerina için oldukça zor ve kasvetli geçiyordu. Petro karısından nefret ediyor, onunla aynı ortamda bulunmaya bile tahammül edemiyordu. Çok güzel olmasa da son derece cazibeli bir kadın olan Katerina, yalnızlığını gidermek için evliliğinin altıncı yılında kendine bir aşık buldu. Bu durumu eşi Petro dahil kimse sorun etmedi. Bu aşk oyunları sürerken Katerina’nın 1754’te oğlu Paul, dört yıl sonra da bir kızı doğdu. Çocukların Petro’dan olmadığı yönündeki dedikodular yaygındı. Çariçe Elizabeth çocukları Katerina’dan ayırarak bizzat büyüttü. 1762 yılında Elizabeth’in vefatıyla Petro, III. Petro unvanıyla tahta çıktı. Bu değişim Katerina için büyük bir tehlike oluşturdu. Petro, sevgilisi Elizabeth Vorontzov ile evlenmek için Katerina’yı boşanıp sürgüne göndermekle tehdit ediyordu. Petro’nun Alman hayranlığı ve Alman tarzı kıyafetleri Rus milliyetçilerini öfkelendirdi. Bu sırada Alman kökenli Katerina ise tamamen Rus gibi davranarak Vatanseverler Partisi’nin desteğini kazandı. Petro metresiyle birlikte Petersbourg’dan uzaklaşıp Oranienbaum’daki villasına çekilince Katerina harekete geçti. Orduyu arkasına alarak yönetime el koydu ve eşini tutuklattı. Zindana atılan Petro kısa süre sonra şüpheli şekilde öldü. Ölüm belgesine ise Katerina’nın talimatıyla ölüm nedeni olarak karın ağrısı yazıldı.
Reformlar, İsyancılar ve İmparatorluğun Zirvesi
Katerina artık Rusya’nın tek hakimiydi ve bu görevi o kadar başarıyla yürüttü ki kendisine Büyük unvanı verildi. Siyaset alanındaki üstün zekasını kullanarak sevgililerini devlet kadrolarına atadı ve onlardan ülke yararına faydalandı. Fransız kültürüne ve devrimci fikirlere hayran olan Katerina, 1766 yılında işçi haklarını gözeten Yönetme Kuralları’nı ilan etti. Halkın refahı için reformlar yapmak istese de soyluların direnciyle karşılaştı. Toprak sahiplerinin baskısı nedeniyle köylülerin koşullarını daha da zorlaştıran kanunlar çıkarmak zorunda kaldı. Bu durum, 1773’te Pugaçef önderliğinde büyük bir köylü ayaklanmasına yol açtı. İsyan sert biçimde bastırıldı ve lideri idam edildi. Yaşananlardan ders çıkaran Katerina, reformların kaçınılmaz olduğunu anlayarak 1775 yılında Eyaletlerin Statüsü’nü yayınladı. Bir Alman hukukçunun katkısıyla hazırlanan bu yasa, yerel yönetimler ve mahkemeler kurarak uzun yıllar yürürlükte kaldı.
Dış Politika ve Kültürel Miras
Sınırları genişletmeyi temel hedef edinen Çariçe, dış politikada saldırgan bir tutum izledi. Bu doğrultuda attığı önemli adımlar ve elde ettiği kazanımlar şunlardır:
- 1768 Osmanlı Savaşı: Prusya Kralı Frederik ile anlaşarak Osmanlı ve Avusturya’ya karşı açılan ve altı yıl süren savaşı Rusya kazandı.
- Kırım ve Karadeniz Kıyıları: 1787’de Osmanlılara karşı Avusturya ve Prusya ile birleşen Rusya, sınırlarını Kafkaslar ve Kırım’a kadar genişletti.
- Polonya’nın Taksim Edilmesi: 1772’de Polonya topraklarının bir kısmını işgal eden Çariçe, 1795 yılında ülkenin büyük bölümünü imparatorluğuna kattı.
Sanata ve felsefeye önem veren aydın Çariçe, sarayını entelektüellerle doldurdu. Voltaire ve Denis Diderot gibi ünlü Fransız düşünürlerle mektuplaşarak yakın dostluklar kurdu. Hayatının son döneminde sadece son sevgilisi Plato Zubof siyasi kararlarında etkili olabildi. 10 Kasım 1796 tarihinde geçirdiği felç neticesinde 67 yaşında hayata gözlerini yuman Katerina’nın ardından tüm Rus halkı derin bir yasa büründü.
.jpg?width=640)