Türkiye’nin demokrasi mücadelesi ve anayasa hukuku tarihi dendiğinde akla gelen en saygın isimlerden biri olan Bülent Tanör, 13 Aralık 1940 tarihinde İstanbul’da doğmuş ve özellikle insan hakları çalışmalarıyla tanınmıştır. Yaşamı boyunca entelektüel birikimini toplumla paylaşmaktan geri durmayan ünlü yazar, Öget Öktem Tanör ile evliydi. Hayatını 28 Kasım 2002’de yine doğduğu şehirde vefat ederek noktalayan aydın, 61 yıllık ömrüne çok sayıda bilimsel çalışma sığdırmıştır. Kendisi, yazdığı son derece özgün eserler ve yetiştirdiği değerli öğrencilerle akademik dünyada kalıcı izler bırakmıştır.
Akademik Başarılar ve İlk Engeller
İlkokul eğitimini Beylerbeyi ve Diyarbakır gibi bölgelerde tamamlayan Bülent Tanör, ortaöğrenimini ise Galatasaray Lisesi bünyesinde bitirmiştir. Buradaki eğitiminin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girmiş ve bu kurumdan başarıyla mezun olmuştur. Mezuniyetinin hemen sonrasında, 1963 senesinde kendi okuduğu fakültenin Anayasa Hukuku Kürsüsü bünyesinde asistan olarak göreve başlamıştır. Akademik basamakları hızla tırmanarak 1969 yılında doktora unvanını elde etmiştir. Ancak 12 Mart Muhtırası sonrası süreçte görevinden uzaklaştırılmıştır. 1971 yılında, sol görüşlü İşçi-Köylü Gazetesi’ni Malkara’da dağıttığı gerekçesiyle değerli meslektaşı Yücel Sayman ile beraber üniversiteden ihraç edilmiştir. Yaşadığı bu zorluğa karşı hukuki haklarını arayan yazar, dört yıllık bir mücadelenin ardından Danıştay kararıyla görevine iade edilmiştir. Üniversitedeki kürsüsüne geri dönen Tanör, 1977 senesinde doçentlik derecesini almaya hak kazanmıştır.
Askeri Rejim, Sürgün Yılları ve Yabancı Üniversiteler
Ülkede askeri yönetim döneminde, 1983 yılında 1402 sayılı yasa kullanılarak kürsüsünden ikinci kez uzaklaştırılmıştır. Yaşanan bu gelişmenin ardından akademik faaliyetlerini yurt dışında sürdürme kararı alan Bülent Tanör, yurt dışına gitmiştir. Bu zorlu dönemde gittiği çeşitli okullarda öğretim üyeliği yaparak bilimsel çalışmalarını sürdürmüştür.
Değerli yazarın sürgün döneminde öğretim üyeliği yaptığı üniversiteler şunlardır:
- Paris X Üniversitesi
- Dijon Üniversitesi
- Cenevre Üniversitesi
Belirtilen bu seçkin eğitim kurumlarında 'Üçüncü Dünya Ülkelerinde Siyasal Sistemler' başlıklı dersleri yürüterek çalışmalar yapmıştır. 1990 yılında yine Danıştay kararıyla üniversiteye geri dönmüştür. Hukuk fakültesindeki saygın görevine böylece iade edilmiştir. Hukuk fakültesine döndükten kısa süre sonra, 1992 yılında profesörlük unvanına kavuşan Tanör, uzun seneler boyunca aynı fakültenin Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı görevini başarıyla sürdürmüştür. Akademik çalışmalarının yanı sıra Cumhuriyet Gazetesi bünyesinde yazdığı köşe yazılarıyla da görüşlerini toplumla paylaşmıştır. Yayımlanmış 22 kitabı ve sayısız makalesi olan değerli yazarın kaleme aldığı bu nitelikli çalışmalar, günümüzde de hukuk fakültelerinde geleceğin hukukçularını yetiştirmek amacıyla ders kitabı olarak okutulmaya devam etmektedir.
Demokratikleşme Raporu ve Son Mücadele
Bülent Tanör’ün adı, özellikle TÜSİAD için hazırladığı Demokratikleşme Raporu ile geniş kitleler tarafından duyulmuştur. Zorlu sağlık mücadelesine rağmen hazırladığı bu rapor, büyük yankı uyandırmıştır. İstanbul Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü olduğu dönemde yazar, rektör Kemal Alemdaroğlu tarafından görevinden alınmıştır. Bu durum karşısında Türkiye Barolar Birliği, TÜSİAD ve pek çok sivil toplum kuruluşu ile öğretim üyesi Tanör’e büyük destek vermiştir. Süreçte rektörlük yönetimi hukuksuz davranmakla suçlanmıştır. Yaşamı boyu insan haklarını savunan yazar, ayrıca Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı (TİHAK) kurucu üyeleri arasında yer alarak ülke demokrasisinin gelişimine katkıda bulunan eserler yazmıştır.
Değerli bilim insanı, 28 Kasım 2002 tarihinde henüz 61 yaşındayken İstanbul’da vefat etmiş ve naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilmiştir. Bülent Tanör’ün hatırasını yaşatmak isteyen kız kardeşi Fatmagül Berktay, 'Dünyayı Bugünde Sevmek, Hannah Arendt'in Politika Anlayışı' (2012) adlı eserini değerli ağabeyine ithaf etmiştir.
