Onaltıncı yüzyılın sonlarında İtalya'nın Milano kentinde dünyaya gelen, bilim dünyasında ise adını ölümsüzleştiren Bonaventura Cavalieri, hem seçkin bir din adamı hem de çağı aşan bir matematikçi olarak 1598 yılında hayat yolculuğuna başladı. Ünlü bilim insanı Galile'nin en parlak ve en yetenekli öğrencilerinden biri olmayı başaran Cavalieri, hocasının da yönlendirmesiyle geometri alanında devrim niteliğinde kuramlar geliştirdi. Matematiksel analiz ile integral hesabının habercisi sayılan bölünmezler metodunu bilim dünyasına kazandıran İtalyan deha, ömrünün büyük kısmını Bologna'da dersler vererek geçirdi. Cavalieri, 27 Kasım 1647 tarihinde yine bu şehirde, henüz 49 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.
Bologna Yılları ve Logaritmanın İtalya'daki Yükselişi
Gençlik yıllarında aldığı din eğitimi ve bilimsel formasyonun ardından Cavalieri, akademik hayatın merkezine doğru kararlı adımlarla ilerledi. Takvimler 1629 yılını gösteriyordu. İtalyan bilgin, Bologna'da matematik dersleri vermeye başladı. 1647 yılındaki vefatına kadar sürecek olan bu kürsü görevi, onun en üretken bilimsel çalışmalarına ev sahipliği yaptı. Bu süreçte sadece geometriyle sınırlı kalmayan İtalyan bilgin, astronomi ve küresel trigonometri alanlarında da derinlemesine araştırmalar yürüttü.
Cavalieri, İtalyan bilim dünyasında logaritma hesaplarının uygulanmasına öncülük eden ilk yazar olarak da tarihe geçmeyi başardı. Aynı zamanda sayısal hesaplamaların kolaylaşması adına logaritmanın sunduğu büyük imkanları fark eden ilk İtalyan araştırmacı olan din adamı, çalışmalarını pratik birer kılavuza dönüştürdü. 1632 senesinde kaleme aldığı Directorium universale uranometricum isimli değerli yapıtında sinüs, tanjant, sekant ve kosinüs gibi trigonometrik değerleri sundu. Ayrıca bu trigonometrik fonksiyonların logaritma karşılıklarını sekiz basamağa varan bir hassasiyetle tablolaştırarak döneminin astronomi ve denizcilik hesaplamalarına muazzam kolaylık sağladı.
Sonsuz Küçükler Kuramı ve Cavalieri İlkesi
İtalyan matematikçinin adını bilim tarihinin altın sayfalarına yazdıran asıl başarısı, geometri alanındaki felsefi ve matematiksel devrimi oldu. Hocası Galile'nin de büyük teşvikiyle, sonsuz küçük büyüklükler üzerine kurduğu düşüncelerini olgunlaştırdı. 1635 yılında yayımladığı ve bilim dünyasında sarsıntı yaratan Geometria indivisibilibus continuorum nova quadam ratione promota (Süreklilerin Bölünmezleri Yolundan, Yeni Bir Yöntemle İlerletilmiş Geometri) isimli başyapıtında bu fikirleri sistematik hale getirdi. Daha çok bu eseriyle tanınan İtalyan bilgin, teorisini sonsuz parçaların bölünemezliği esasına dayandırdı. Bu yenilikçi teoriye göre geometrik büyüklükler, sonsuz sayıda bileşenden oluşmuş kabul ediliyordu. Geometrik nesnelerin bölünebileceği bu en uç sınır noktaları, artık bölünemez öğeler olarak tanımlanıyordu.
Bu çalışmaların en somut ve günümüzde de ders kitaplarında yer alan meyvesi ise kendi adıyla anılan meşhur kural oldu. Bilim literatürüne Cavalieri İlkesi olarak geçen bu kurala göre;
- Eşit yüksekliklere sahip olan iki katı cisim ele alınmalıdır.
- Bu cisimlerin aynı yükseklikteki düzlemsel kesitlerinin alanları birbirine eşit olmalıdır.
- Bu iki şart sağlandığında, söz konusu iki cismin hacimleri de birbirine kesin olarak eşittir.
Bu dâhiyane yaklaşım, Cavalieri'nin günümüzdeki integral işlemlerine benzer biçimde, polinomların integralinin alınması sürecini geometrik olarak gerçekleştirmesini sağladı. Geometri, trigonometri, optik ve astronomi alanlarında çok yönlü araştırmalar yürüten İtalyan deha, klasik geometrinin sınırlarını zorlayarak modern analiz yöntemlerine giden kapıyı aralamış oldu.
Parabol ve Spiral Arasındaki Gizemli Bağlantı
Cavalieri'nin bilim dünyasındaki en bilinen çalışması paralelkenarlarla kurduğu teorem olsa da, geometriye getirdiği bir diğer sıra dışı katkı eğriler arasındaki saklı ilişkileri açığa çıkarmak oldu. Antik çağlardan beri bilim insanlarınca bilinen fakat arasındaki geometrik ilişki fark edilemeyen r=at spirali ile x2=ay parabolü, onun zihninde yepyeni bir boyuta ulaştı. Doğrusal bölünmezler ile dairesel bölünmezleri birbiriyle kıyaslamayı başaran ilk kişi olan İtalyan matematikçi, bu iki form arasında köprü kurdu.
Zekice kurgulanmış bu yöntemde, x2=ay parabolünün O köşesi sabit tutulurken, üzerindeki P noktası P' noktasına gelecek şekilde adeta bir saat yayı gibi büküldüğünde bir spiral elde ediliyordu. Böylece parabolün üzerindeki tüm noktalar r=at spirali üzerine taşınmış oluyordu. Cavalieri, bu bükme işlemi sırasında PP' uzunluğunun OP' yarıçapına sahip bir dairenin çevresine eşit tutulması durumunda, spiralin ilk döngüsünün altında kalan alanın, OP yayı ile OP doğrusu arasında kalan alana tam olarak eşitleneceğini ispatladı. Bu özgün geometri çalışmalarıyla bilim tarihinin gidişatını değiştiren din adamı, 1647 sonbaharında arkasında silinmez izler bırakarak aramızdan ayrıldı.
.jpg?width=640)