Türkiye'nin toplumsal mücadele tarihine adını altın harflerle yazdıran hukukçu ve aktivist Bakiye Beria Onger, cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kadın haklarının savunulmasında ve sol siyasette son derece kritik roller üstlenmiştir. 1 Temmuz 1921 tarihinde Çanakkale'de dünyaya gelen Onger, eğitim hayatını başarıyla tamamlayarak Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından mesleğe adım atan başarılı avukat, hukuk bilgisini sadece bireysel davalar için değil, toplumsal bir hak arama mücadelesi için de kullanmayı seçti. Mücadelesi kararlılıkla sürdü. Yasal reformların ve toplumsal dönüşümün ancak örgütlenmeyle mümkün olacağına inanan yazar, Türkiye Komünist Partisi bünyesinde yürüttüğü siyasi çalışmaları ve kuruculuğunu üstlendiği kadın örgütleriyle ülkenin ilerici kadın hareketinin en önemli figürlerinden biri haline gelmiştir.
Kadın Hakları Mücadelesi ve Yazın Hayatı
Hukuk eğitiminin getirdiği birikimle toplumsal sorunlara eğilen Beria Onger, 1965 yılında Türkiye İleri Kadınlar Derneği'ni kurarak örgütlü mücadelenin ilk adımlarını attı. Kadınların toplumsal yaşamda hak ettikleri yeri alabilmesi için hem sahada hem de kalemiyle mücadele etmeyi sürdürdü. Bu dönemde görüşlerini geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla dönemin önde gelen basın organlarında aktif görev aldı. Kadın haklarını savunan makaleleri Cumhuriyet ve Akşam gibi günlük gazetelerde yayımlandı. Aynı zamanda sendikaların dergilerinde de yazılar yazarak çalışan kadınların haklarına dikkat çekmeyi başardı. Düşünsel birikimini ve gözlemlerini kitaplaştırarak kalıcı eserler üretmeyi hedefleyen Onger'in öne çıkan çalışmaları şunlardır:
- 1965 yılında yıllar sürecek mücadelenin ilk büyük adımı olan Atatürk Devrimi ve Kadınlarımız kitabını çıkardı.
- 1967 yılında ise kadınların toplumsal özgürleşme sürecine odaklanan Kadınların Kurtuluşu isimli çalışmasını okuyucuyla buluşturdu.
- Gazete ve sendika dergilerindeki makaleleriyle kadınların uyanışına katkı sağladı.
İlerici Kadınlar Derneği ve Siyasi Öncülük
Beria Onger'in adıyla özdeşleşen en büyük örgütsel girişimlerden biri, 1975 yılında hayata geçirilen İlerici Kadınlar Derneği (İKD) olmuştur. Derneğin kuruluşundan itibaren genel başkanlık makamına seçilen Onger, bu büyük sorumluluğu derneğin kapandığı güne kadar kesintisiz bir şekilde üstlendi. Kadın hareketinin sınıf mücadelesiyle bağını güçlendiren ünlü lider, barış ve demokrasi taleplerinin de savunuculuğunu yaptı. Bu bağlamda, 1977-1980 yılları arasında faaliyet gösteren Barış Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı ve yöneticiliğini üstlendi.
Toplumsal dönüşümü parlamento düzeyine taşımayı amaçlayan Beria Onger, siyasi hayatında çok önemli bir sınava imza attı. Üyesi olduğu Türkiye Komünist Partisi'nin yönlendirmesiyle, 1979 ara seçimlerine bağımsız senatör adayı olarak katıldı. Bu adaylık büyük yankı uyandırdı. Ülkenin en büyük metropolü olan İstanbul'da girdiği bu zorlu yarışta tam 20.215 oy alarak dönemin siyasi atmosferinde büyük bir ilgi topladı.
Yaşamının Son Dönemi ve Vefatı
Hayatının her anını eşitlik ve adalet mücadelesine adayan, ilkelerinden asla ödün vermeyen Beria Onger, 13 Şubat 2015 tarihinde İstanbul'da 93 yaşında hayata gözlerini yumdu. Vefatı tüm sevenlerini yasa boğdu. Türkiye'deki sol ve kadın hareketinin bu simge ismi, 15 Şubat 2015 günü düzenlenen cenaze merasimiyle Zincirlikuyu Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlandı. Geride büyük bir miras bırakan Onger, yazdığı kitaplar, kurucusu olduğu dernekler ve gösterdiği yüksek kararlılıkla bugün de mücadele yürüten genç kadınlara rehberlik etmeye devam ediyor.
