Türk basın tarihinin en özgün kalemlerinden biri olan gazeteci ve yazar Bekir Coşkun, 1945 yılında Şanlıurfa'da dünyaya geldi. Memur bir babanın evladı olarak başladığı hayat yolculuğunda, keskin zekası ve ironik üslubuyla milyonlarca okura ulaşan usta yazar, 18 Ekim 2020 tarihinde 75 yaşında vefat etti. Kendine has edebi duruşuyla Türk medyasında silinmez izler bıraktı. Meslek hayatı boyunca toplumsal konuları, doğayı ve hayvan haklarını köşesine taşıyarak geniş kitlelerin sevgisini kazandı.
Şanlıurfa'dan Ankara'ya Uzanan Yaşam Yolculuğu
Babası Mehmet Zeki Coşkun'un memuriyet hayatı nedeniyle çocukluğu Şanlıurfa'nın Tülmen köyünde geçen yazarın soy ağacında, Gümüşhaneli bir Osmanlı Ermenisi olan anneannesi Ümmühan Hanım da bulunuyordu. İlköğrenimine Ceylanpınar'da adım atan Coşkun; eğitim hayatını sırasıyla Akziyaret, Sogmatar ve Bozova'da sürdürdü. İlk ve orta öğrenimini Şanlıurfa'da bitirdi. Ardından yükseköğrenim için başkente yöneldi. Ankara'daki Yüksek Gazetecilik Okulu'nda eğitim gördüğü yıllarda, geçimini sağlamak adına Ankara gazinolarında müzisyenlik yaptı. Kanun, ud, bağlama ve keman çalabilen Coşkun, o dönemde Türk sanat müziginin efsane ismi Zeki Müren'e bile kanunu ile eşlik etti. 1974 yılında mezuniyetinin ardından foto muhabiri olarak basın sektörüne ilk adımını attı.
Dokuzuncu Köy'den Sözcü'ye Medya Kariyeri
Foto muhabirliğinin ardından polis ve parlamento muhabirliği gibi farklı alanlarda deneyim kazanan usta gazeteci, köşe yazarlığına 1978 yılında Günaydın Gazetesi'nde başladı. Burada kaleme aldığı "Dokuzuncu Köy" başlıklı köşesiyle okurla buluşan yazar, 1987 yılında Sabah Gazetesi'ne transfer olarak yazılarını "Onuncu Köy" adıyla sürdürdü. 1993 yılında Hürriyet Gazetesi ailesine katılan Coşkun, buradaki uzun soluklu serüvenini 2009 yılında istifa ederek sonlandırdı. 25 Eylül 2009'da HaberTürk'te başladığı yazılarına, 3 Kasım 2010'dan itibaren Cumhuriyet Gazetesi'nden devam etti. Cumhuriyet'ten Mart 2013'te ayrılarak Sözcü Gazetesi kadrosuna katılan Coşkun, 2017'de yakalandığı kanser hastalığının tedavisi sürecinde yazılarına zorunlu bir ara verdi. Sağlığı elverdiği ölçüde köşesinden okurlarına seslenmeye devam eden usta kalem, 18 Ekim 2020'de aramızdan ayrıldı.
Doğa Tutkusu, Pako ve Edebi Mirası
Hayvan hakları konusundaki duyarlılığıyla da tanınan Bekir Coşkun, sadık dostu Pako için kaleme aldığı hikayelerle hafızalara kazındı. TRT ekranlarında yayınlanan "Pako'ya Mektuplar" adı televizyon dizisi, BBC başta olmak üzere altı Avrupa Birliği ülkesinin televizyonu tarafından satın alındı. Kaptanlık ehliyeti sahibi olan yazar, deniz ve doğaya tutkulu biriydi. Yaz aylarında Ayvalık'ın Cunda Adası'nda ikamet ediyordu. Fransız asıllı Türk vatandaşı Andree Coşkun ile hayatını birleştirmişti. Evliliğinden Tolga adında bir oğlu ve Ebru adında bir kızı dünyaya geldi. Yaşamı boyunca birçok esere imza atan usta yazarın kitapları şunlardır:
- Dövlet (1990)
- Avukatımı İstiyorum (1998)
- Pako'ya Mektuplar (2000)
- Ben Pako (2005)
- Büyük Oyun (2008)
- Başın Öne Eğilmesin (2011)
- Titanic Kemancıları (2016)
