Türk basınının en özgün ve muhalif seslerinden biri olan gazeteci ve yazar Bekir Coşkun, 1945 senesinde Şanlıurfa'da dünyaya gelmiş ve ömrünü adadığı yazı hayatının ardından 18 Ekim 2020 tarihinde Ankara'da vefat etmiştir. Babası devlet memuru olan yazar, ilk ve ortaöğrenimini doğduğu şehirde tamamladıktan sonra yükseköğrenim için başkentin yolunu tutmuştur. Burada Başkent Gazetecilik Özel Yüksekokulu'nu bitiren Coşkun, 1974 yılında adım attığı medya sektöründe foto muhabiri olarak mesleğe başlamıştır. Polis ve parlamento muhabirliği alanlarında da çalışmıştır.
Basın Hayatındaki Başarıları ve Köşe Yazarlığı
1978 yılında Günaydın gazetesine geçiş yapan tecrübeli gazeteci, burada "Dokuzuncu Köy" isimli köşesiyle okurlarının karşısına çıkmıştır. Buradaki başarılı çalışmalarının ardından 1987'de Sabah gazetesine transfer olmuş ve yazılarını "Onuncu Köy" başlığı altında sürdürmüştür. Yazar, uzun yıllar boyunca ses getiren köşe yazılarına imza atacağı Hürriyet gazetesinin kadrosuna ise 1993 senesinde katılmıştır. Bu çatı altında keskin kalemi ve kendine has üslubuyla geniş kitlelerce tanınan bir isim haline gelmiştir.
Siyasi Tartışmalar ve Zorlu Dönemeçler
Yazarlık kariyeri boyunca pek çok toplumsal ve siyasi tartışmanın merkezinde yer alan Bekir Coşkun, yazıları sebebiyle sert eleştirilere maruz kalmıştır. Özellikle 3 Mayıs 2007'de kaleme aldığı "Göbeğini Kaşıyan Adam" başlıklı yazısı, bazı kesimler tarafından demokrasi karşıtlığı olarak yorumlanmıştır. Aynı yılın ağustos ayında, Emin Çölaşan'ın yazılarına son verilmesi üzerine Hürriyet'ten ayrılacağı iddia edilse de köşesinden istifa etmeyeceğini duyurmuştur. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde kaleme aldığı eleştirel yazılar ise dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile polemik yaşamasına yol açmıştır. Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'ün şeriat yanlısı olduğunu iddia ettiği yazısının ardından Başbakan Erdoğan'ın tepkisiyle karşılaşan yazar, bu duruma hiciv yüklü "Gidecek yerim yok" başlıklı köşe yazısıyla yanıt vermiştir.
Gazeteci, 9 Eylül 2009'da Hürriyet'ten ayrılmıştır. Ardından Habertürk bünyesinde köşe yazarlığına başlayan Coşkun'un buradaki görevi uzun sürmemiştir. Referandum sürecinde AK Parti hükümetine yönelik kaleme aldığı eleştirel yazılar, yazarın gazetedeki konumunu sarsmıştır. Baskı gördüğünü ileri süren tecrübeli kalemin buradaki işine 20 Eylül 2010 tarihinde son verilmiştir. Bu olayın ardından 3 Kasım 2010'da Cumhuriyet gazetesinde "Onuncu Köy" köşesini yeniden canlandırmıştır. Cumhuriyet gazetesindeki görevinden ayrılan yazar, yeni bir başlangıç yaparak başka bir basın kuruluşuna yönelmiştir. Başarılı köşe yazarı, Sözcü gazetesinin yazar kadrosuna 14 Mart 2013 tarihinde dahil olmuştur.
Edebi Yönü, Hayvan Sevgisi ve Vefatı
Yalnızca gazeteci kimliğiyle değil, doğa ve hayvan haklarına olan hassasiyetiyle de bilinen Coşkun, köpeği Pako'nun adıyla yazılar kaleme almıştır. Pako'nun penceresinden kaleme alınan ve büyük ilgi gören bu yazılar, daha sonra TRT tarafından televizyon dizisine uyarlanmış ve başta İngiliz yayın kuruluşu BBC olmak üzere altı AB ülkesine de satılmıştır. Yazarın yayınlanmış dört kitabı bulunmaktadır. Söz konusu kitapların isimleri şu şekildedir:
- Dövlet
- Avukatımı İstiyorum
- Pako'ya Mektuplar
- Ben Pako
Yazar aynı zamanda keman çalabilmekteydi. Doğaya ve maviye olan derin tutkusunu her fırsatta dile getiren Coşkun, deniz aşığı bir insandı. Yaz tatillerini geçirdiği Cunda Adası ise onun en önemli huzur ve ilham kaynaklarından biri olmuştur. 2017 yılının ekim ayında yakalandığı akciğer kanseri sebebiyle yazılarına bir süre ara vermek mecburiyetinde kalmıştır. Sağlığı elverdiği müddetçe Sözcü gazetesindeki köşesinde okurlarıyla buluşmayı sürdüren yazar, hastalığa bağlı solunum yetmezliği sebebiyle 18 Ekim 2020'de yaşama veda etmiştir. Cenazesi, Şanlıurfa'nın Tülmen köyünde toprağa verilmiştir.
