Edebiyat dünyasında derin izler bırakan şair ve tıp doktoru Behçet Safa Aysan, 28 Temmuz 1949 tarihinde Ankara'da dünyaya gözlerini açtı. Yaşamı boyunca hekimlik mesleği ile şiir sanatını bir arada yürüten Aysan, 2 Temmuz 1993'te Sivas'taki Madımak Oteli'nde meydana gelen faciada otuz yedi kişiyle birlikte hayatını kaybetti. Şiirleri melodilerle buluşarak geniş kitlelere ulaşan aydın, geride silinmez edebi hatıralar bıraktı. O, hem bir hekim hem de bir şair olarak toplumun kalbinde yer edinmeyi başarmış değerli bir isimdi.
İlk Yılları ve Eğitim Hayatı
Ankara'da doğup büyüyen Behçet Safa Aysan, babası şair Edip Aysan'ın edebi mirasını taşıyarak büyüdü. Çocukluk ve gençlik yıllarında şiirle iç içe bir yaşam süren hekim ve şair, eğitim hayatını sırasıyla şu askeri ve sivil kurumlarda sürdürmüştür:
- Selimiye Askeri Ortaokulu bünyesinde ortaöğrenim görerek askeri disiplinle tanıştı.
- Kuleli Askeri Lisesi bünyesinde lise eğitimini başarısıyla tamamladı.
- Ankara Tıp Fakültesi bünyesine 1968 yılında askeri öğrenci olarak dahil olarak tıp eğitimine başladı.
Üniversite yıllarında Türkiye'nin içinde bulunduğu hareketli siyasi ortamı yakından deneyimledi. 12 Mart döneminin getirdiği siyasi çalkantılar ve politik nedenler sebebiyle tıp eğitimine mecburi bir ara vermek durumunda kaldı. Eğitimine devam edemediği bu zorunlu aralıkta, yaşam mücadelesini sürdürmek adına farklı iş kollarında çalışmak zorunda kaldı. Yaşadığı tüm bu zorluklara rağmen tıp alanındaki hedeflerinden ve edebiyattan hiçbir zaman kopmadı.
Hekimlik Yılları ve Mesleki Kariyeri
Siyasi baskıların gölgesindeki zorlu dönemin ardından yarım kalan üniversite eğitimini tamamlayan Behçet Aysan, mezuniyetinin sonrasında hekimlik görevi için İzmit şehrine atandı. İzmit'teki mesleki deneyimlerinin ardından uzmanlaşma kararı alarak psikiyatri alanına yöneldi. Psikiyatri uzmanlık eğitimini almak için tekrar Ankara'ya dönen hekim, buradaki ihtisas süresini başarısıyla tamamladı. Psikiyatri ihtisasını neticelendirdikten sonra, Ankara'da yer alan SSK Yenişehir Dispanseri bünyesinde tabip olarak görev yapmaya başladı. Bu dispanserde doktor olarak çalışmakta iken hastalarına şifa dağıtmaya ve aynı zamanda edebi çalışmalarını sürdürmeye devam etti.
Edebi Mirası, Bestelenen Şiirleri ve Anısı
Yaşamı boyunca tıp ile edebiyatı bir arada yürüten sanatçı, kendine has şair kimliğiyle tanındı. Behçet Aysan'ın trajik kaybının ardından, ismi ve eserleri kültür dünyasında yaşatılmaya devam etmiştir. Şairin vefatından sonra Türk Tabipleri Birliği tarafından, onun anısını yaşatmak amacıyla bir şiir ödülü düzenlenmeye başlanmıştır. Her yıl verilen bu ödül, edebiyat dünyasında saygın bir yer edinmiştir. Bunun yanı sıra, şairin kaleme aldığı özgün ve duygu yüklü şiirleri, zaman içerisinde çeşitli müzisyenler tarafından bestelenerek müzik dünyasına kazandırılmış ve böylelikle çok daha geniş dinleyici kitlelerine ulaşma fırsatı bulmuştur. Sanatçı, hem tıp dünyasındaki özverili çalışmaları hem de Türk edebiyatına kazandırdığı eşsiz dizeleriyle hafızalardaki yerini korumaktadır.
