Türkiye'nin önde gelen medya yüzlerinden biri olan muhabir, haber sunucusu ve köşe yazarı Banu Güven, 15 Mayıs 1969 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Medya alanındaki üretken yolculuğuna üniversite sıralarında adım atan deneyimli gazeteci, uzun yıllar NTV ekranlarında üstlendiği prestijli sunuculuk görevlerinin ardından, günümüde Almanya merkezli küresel yayın organlarında mesleğini sürdürmektedir.
Eğitim Hayatı ve Gazeteciliğe İlk Adımlar
İstanbul Lisesi'nden 1987 senesinde mezun olan Güven, yükseköğrenimini 1991'de İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde tamamladı. Gazetecilik dünyasına olan merakı, öğrencilik yıllarında filizlendi. Cumhuriyet bünyesindeki Çağdaş Yayınları tarafından neşredilen Almanca-Türkçe dilli Bizim Almanca dergisindeki deneyimiyle sektöre giriş yaptı. Bu dönemin ardından İsviçreli bir basın mensubuyla ortak çalışmalar yürüten Güven, bir İsviçre gazetesinin Türkiye temsilciğini üstlendi. Yüksek lisans derecesini ise Boğaziçi Üniversitesi'nden aldı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği bünyesinde üç aylık stajyerlik tecrübesi yaşarken, kısa bir dönem de araştırma görevlisi unvanıyla çalıştı. Profesyonel anlamda tam kadrolu gazetecilik serüveni ise 1994 yılında Milliyet gazetesinin dış haberler servisinde başladı. Gazete adına farklı coğrafyaları gezme şansı bulan Güven, bu süreçte özellikle Orta Doğu bölgesine yoğunlaştı.
Televizyon Haberciliğinde Zirve: NTV Yılları
Yazılı basından görsel medyaya geçiş yapan gazeteci, 1997 yılından 2011 yılına kadar kesintisiz 14 sene boyunca NTV bünyesinde görev aldı. Televizyonculuğa ilk olarak muhabirlikle adım attı. Deneyimli habercinin NTV bünyesinde hazırlayıp sunduğu başlıca yapımlar şunlardır:
- Geçen Hafta - Bu Hafta
- 24 Saat (gece haber bülteni)
- Banu Güven'le Artı (söyleşi programı)
Gece haber kuşağının sevilen bülteni 24 Saat'i önceleri Mirgün Cabas ile ortaklaşa, ilerleyen dönemde ise tek başına sundu. Başarılı ekran yüzü, 2009-2010 yıllarında kanalın ana haber bülteniyle seyirci karşısına çıktı. 2 Haziran 2011 tarihine gelindiğinde, yazar Vedat Türkali ile gerçekleştirdiği röportaj ve siyasetçi Leyla Zana ile planladığı yayının engellenmesi, NTV'deki uzun soluklu kariyerine son vermesine yol açtı.
Sürgün Dönemi ve Almanya'daki Yeni Sayfa
Televizyon ekranlarından bir süre uzak kalan Güven, 2013'te kısa bir süre boyunca Artı Bir Tv ekranlarında Hafta Başı programıyla izleyiciyle buluştu. Ardından 2014 yılının Ocak ayında İMC TV bünyesinde ana haber bültenini sunmaya başladı. Ancak kanal, 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin sonrasında 29 Eylül 2016 tarihinde RTÜK tarafından diğer birçok televizyon ve radyo kanalıyla birlikte kapatıldı. Bu gelişmenin ardından, ulusal güvenliğin tehlikeye atıldığı ve terör örgütüne destek sağlandığı gerekçeleriyle, aralarında Banu Güven'in de yer aldığı 130 kişi hakkında dava açıldı. Yargılama süreçlerinde Türkiye'den ayrılan gazeteci, Almanya'ya yerleşti. Mesleğine ise bu ülkede devam etti. 2016'nın son aylarından bu yana Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Radyo ve Televizyon Kurumu WDR bünyesinde yer alan Funkhaus Europa radyosunda Türkiye odaklı mülakatlar gerçekleştirmektedir. Aynı kurum bünyesinde Sansürsüz Türkiye başlıklı görüntülü köşesini hazırlayan Güven, eş zamanlı olarak Deutsche Welle Türkçe servisi için de multimedya haber içerikleri üretmektedir. Deneyimli televizyoncu, sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği başarılı habercilik faaliyetlerinden ötürü 2017 yılının Nisan ayında prestijli Henri Nannen Ödülü'ne layık görülmüştür.