Türk sanat dünyasının çok yönlü simalarından biri olan Ayşegül Aldinç, 28 Eylül 1957 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Gazeteci bir baba ile resim öğretmeni bir annenin evladı olan sanatçı, çocukluğunu Cihangir semtinde geçirirken, eğitim hayatını annesinin mesleki tayinleri sebebiyle farklı semtlerde sürdürmek durumunda kaldı. Sanata olan yatkınlığıyla dikkat çeken genç kadın, akademik eğitimini Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi Seramik Bölümünde tamamlayarak meslek hayatına ilk adımlarını attı. Mezuniyetinin ardından öğretmenlik ve desinatörlük gibi farklı alanlarda deneyim kazanan Aldinç, nihayetinde müzik ve oyunculuk kariyeriyle Türkiye çapında geniş kitlelerce tanınan bir yıldıza dönüştü.
Cihangir'den Akademiye Uzanan Gençlik Yılları
Sanatçının çocukluk yılları İstanbul'un köklü semtlerinden Cihangir'de geçti. Babasının Boşnak kökenli gazeteci ve spor yazarı Orhan Aldinç, annesinin ise resim öğretmeni Süheyla Aldinç olması, onun entelektüel bir ortamda yetişmesini sağladı. Annesinin mesleki tayinleri dolayısıyla orta öğrenim dönemi Taksim, Kocamustafapaşa ve Feriköy'deki farklı okullarda tamamlandı. Lise eğitimini ise Sultanahmet Erkek Sanat Okulu bünyesinde bitirdi.
Akademik hedeflerini sanat üzerine kuran Aldinç, yükseköğrenimini Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi Seramik Bölümünde (günümüzdeki adıyla Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü) tamamlayarak mezun oldu. Sanatsal yetisini genç nesillere aktarmak amacıyla bir dönem Anafartalar Ortaokulu bünyesinde resim öğretmeliği görevini yürüttü. Bunun yanı sıra İstanbul Akaretler Ortaokulu'nda da müzik öğretmeni olarak dersler verdi.
Eurovision'dan Sahnelere Uzanan Müzikal Yolculuk
Müzik dünyasına adım atışı, 1978 yılında doldurulan ve içinde Hastane ile Yorgun ve Mutlu şarkılarının yer aldığı kırk beşlik plakla gerçekleşti. Bu çalışmada ona Mehmet Teoman eşlik etmişti. 1979 yılında hayatını birleştirdiği Teoman ile olan evlilişi ise yalnızca birkaç ay sürdü. Hayatının dönüm noktalarından biri ise Ankara'da gerçekleşen radyo televizyon kurumu spikerlik sınavlarına katılmasıyla başladı. Bu süreçte şansını denediği Eurovision Türkiye seçmelerini kazanarak ülkeyi temsil etme hakkı elde etti. 1981 senesinde Dublin'de düzenlenen yarışmada Modern Folk Üçlüsü ile omuz omuza vererek Dönme Dolap adlı eseri seslendirdi.
Sanatçı, sahne çalışmalarına geçmeden evvel Yıldız Porselen Fabrikası bünyesinde altı sene boyunca desinatör olarak çalıştı. Gazinolarda ilk kez sahne almaya başladığı 1985 senesinde, Atilla Özdemiroğlu ile birlikte bir albüm hazırlığına girişti. Lakin bu ilk albüm projesi sanatçının içine sinmediği gerekçesiyle hiçbir vakit müzikseverlerle buluşamadı. Beklenen büyük çıkış ise 1988 yılında yayımlanan ilk solo albümle geldi. Aysel Gürel, Timur Selçuk ve Barış Manço gibi dev isimlerin katkı sunduğu bu albümde yer alan Kara Sevda şarkısı, sanatçının özgün tarzı ve imajıyla birleşerek onu zirveye taşıdı. Takip eden yıllarda popülerliğini uluslararası boyuta taşıyan Aldinç, dünyanın dört bir yanında sahne aldı:
- Avrupa ülkeleri
- Sovyetler Birliği
- Amerika Birleşik Devletleri
- Çin Halk Cumhuriyeti
- Orta Doğu ülkeleri
Bu başarılı performansları ona hem İstek Vakfı hem de Kıbrıs Gazeteciler Derneği tarafından verilen 'Yılın En İyi Kadın Şarkıcısı' ödüllerini getirdi.
Beyaz Perde ve Televizyon Ekranlarında Bir Aktris
Müzikteki başarısını sinema ve televizyon alanına da taşıyan sanatçı, kamera karşısına ilk defa 1985 yılında çıktı. Orhan Aksoy'un yönetmenliğini üstlendiği ve ulusal televizyon kanalında yayımlanan Acımak dizisindeki performansi, oyunculuk kariyerinin ilk adımı oldu. Ardından sinemaya adım atan oyuncu, 1987 yılında Şerif Gören'in imzasını taşıyan Katırcılar ve Yavuz Özkan'ın yönettiği Yağmur Kaçakları yapımlarında baş gösterdi. Farklı rollerdeki başarısıyla rüştünü ispat eden aktris, dramadan komediye geniş bir yelpazede performans sergiledi.
Oyunculuktaki başarısını taçlandıran en önemli ödüllerden biri, 1994 yılında geldi. Sanatçı, Gerilla isimli sinema filmindeki etkileyici performansıyla Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. Kariyeri boyunca pek çok prestijli projede yer alan oyuncunun rol aldığı başlıca yapımlar şunlardır:
- Yeşil Bir Dünya (1990, Yönetmen: Faruk Turgut)
- Taşların Sırrı (1992, Yönetmen: Yusuf Kurçenli)
- Deniz Bekliyordu (1996, Yönetmen: Suna Kural Aytuna)
- Kahpe Bizans (2000, Yönetmen: Gani Müjde - Tolgay Ziyal)
- Hayal Kurma Oyunları (2000, Yönetmen: Yavuz Özkan)
Sanatçı hem melodik sesiyle kulaklarda hem de canlandırdığı karakterlerle hafızalarda iz bırakmayı başarmıştır.