Türk medyasının röportajlarıyla çığır açan ismi Ayşe Arman, 9 Aralık 1969'da Adana'da dünyaya gözlerini açtı. Alman bir anne ile Türk bir babanın kızı olan ünlü gazeteci, cesur üslubuyla kitlelere ulaştı. O, Türkiye'de soru sorma sanatını yeniden tanımladı. Genç yaşta adım attığı basın dünyasında tabuları yıkan yazılarıyla öne çıkmayı başardı. Uzun yıllar boyunca yaptığı röportajlar ve ses getiren köşe yazılarıyla Türk medyasında kendine has bir ekol oluşturdu.
Gazeteciliğe Adım Adım ve Ercan Arıklı Ekolü
Eğitim hayatına Tarsus Amerikan Lisesi'nde başlayan Arman, burayı bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'na kaydoldu. Ancak meslek aşkı ağır bastı. Henüz 18 yaşındayken Nokta Dergisi bünyesinde çalışmaya başlayınca ünriversite eğitimini yarıda bıraktı. O dönem ünlü yayıncı Ercan Arıklı'nın sekreteri olarak göreve başlayarak, profesyonel basın dünyasının kapılarını ardına kadar araladı. Nokta Dergisi'ndeki başarılı çalışmalarıyla kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. Henüz 19 yaşındayken kaleme aldığı Çemberlitaş Kız Yurdu'ndaki fuhuş konulu ses getiren haberiyle 1989 yılında prestijli Bülent Dikmener Ödülü'nü kazandı. Bu başarı, onun mesleki yolculuğundaki ilk büyük dönüm noktası oldu. Nokta'nın ardından Aktüel, Tempo ve Marie Claire dergileri ile Yeni Yüzyıl Gazetesi'nde görev aldı.
Eğitimini yarım bırakan Arman, tam 25 yıl aradan sonra yarım kalan hikayesini tamamlamak için okul sıralarına geri döndü. Azmi sayesinde İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olmayı başardı. Diplomasını aldıktan sonra edindiği tecrübeleri genç nesillere aktarmak istedi. Bir süre Bilgi Üniversitesi'nde akademisyenlik yaparak öğrencilere röportaj teknikleri dersleri verdi.
Hürriyet Yılları ve Röportajcılıkta "Arman Tarzı"
Yazarın kariyerindeki en köklü dönem, 1992 yılında adım attığı Hürriyet Gazetesi ile başladı. Gazetedeki ilk yıllarında büyük çaba gösteren Arman, 1994 senesinde 25 yaşındayken "Ayşe'nin Gözlüğü" adlı efsanevi köşesini yazmaya başladı. Özellikle gazetenin pazar ilavesinde yayımlanan röportajlarıyla adeta bir marka haline geldi. Sorulmayan cesur soruları muhataplarına yönelterek Türk basınında "Ayşe Arman tarzı" olarak anılacak yeni bir gazetecilik akımı başlattı. Kadın-erkek ilişkileri, cinsellik ve toplumsal tabular gibi uç noktalara rahatça temas eden yazılarıyla geniş kitlelerin ilgisini çekti. Köşe yazarlığı kalıplarını tamamen yıkarak, röportajlarındaki samimi ve kışkırtıcı yaklaşımıyla hem büyük övgüler aldı hem de tepkilerin odağı oldu. Gazeteciler Cemiyeti başta olmak üzere pek çok farklı kurumdan prestijli ödüller kazandı. Hürriyet bünyesinde aralıksız 27 yıl çalışan başarılı gazeteci, 3 Kasım 2019 tarihinde bu görevinden istifa ederek köşe yazarlığına veda etti.
Özel Hayatı, Kitapları ve Renkli Yaşam Serüveni
Ayşe Arman'ın özel yaşamı da en az kariyeri kadar hareketli ve renkli bir seyir izledi. İlk evliliğini 21 Mart 2000 tarihinde Buenos Aires'te Zafer Yılmaz Acar ile gerçekleştirdi. Daha sonra yolları ayrılan yazar, 2005 yılında tiyatro dünyasının usta ismi Haldun Dormen ve halkla ilişkiler duayeni Betül Mardin'in oğlu olan Ömer Dormen ile hayatını birleştirdi. Bu evlilikten aynı yıl Alya Mey Dormen adında bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Eşinin iş durumu sebebiyle 2003 yılında Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Dubai'ye taşınan Arman, burada hem ailesiyle vakit geçirdi hem de mesleşini sürdürdü. 2010 yılının Temmuz ayında İstanbul'a geri dönen yazar, günümüzde ise sevgisinin peşinden giderek Hindistan ile Türkiye arasında mekik dokumayı sürdürüyor.
Basın kariyerinin yanı sıra edebiyat dünyasında da üretken olan yazar, hayat tecrübelerini ve gözlemlerini kitaplarına aktardı. Ayrıca 2011 yapımı "Aşk Tesadüfleri Sever" filminde konuk oyuncu olarak yer alarak beyaz perdede boy gösterdi.
- Kimse Okumazsa Ben Okurum (2002)
- Kimse Sormazsa Ben Sorarım (2003)
- Sevgilim Ben ve Alya (2009)
- Gezi'nin Güzel İnsanları (2013)
