Türk sporunun en çok konuşulan isimlerinden biri olan milli sporcu Aslı Çakır Alptekin, 20 Ağustos 1985 tarihinde Antalya'da dünyaya gözlerini açtı. Dumlupınar Üniversitesi'ndeki spor eğitiminin ardından Üsküdar Belediyespor bünyesinde yarışan orta mesafe koşucusu, elde ettiği tarihi başarılarla adını duyurmayı başardı. Ancak pistlerdeki kariyeri, daha sonra patlak veren büyük doping skandalları nedeniyle tamamen gölgelendi. Uluslararası alanda kazandığı olimpiyat altını da dahil olmak üzere pek çok ödülü, yasaklı maddeler kullandığının tespit edilmesi üzerine teker teker elinden alındı. Bu sürecin sonunda Türkiye Atletizm Federasyonu, milli atlete ömür boyu pistlerden men cezası vererek kariyerini kesin olarak sonlandırdı.
Doping Cezaları ve Pistlerden Men Edilme Süreci
Henüz kariyerinin ilk basamaklarındayken 2004 yılında doping testinin pozitif çıkmasıyla büyük sarsıntı yaşayan sporcu, iki yıl boyunca tüm resmi atletizm yarışmalarından men edilerek pistlerin tamamen uzağında kaldı. Yaşadıkları bu ilk cezanın ardından atlete ne olduğu sorulduğunda, geçirdiği bir rahatsızlık sonrasında mahalle eczacısının tavsiyesiyle iğne vurdurduğunu söyledi. İlaç içeriğini bilmediğini savundu. Bu ceza 2006 yılında bitti.
Fakat bu ışıltılı dönemin hemen arkasından spor dünyasını sarsan ikinci doping krizi patlak verdi. Biyolojik pasaportunda ciddi düzensizlikler tespit edilen Alptekin, kendini tamamen aklayana kadar geçici olarak yarışlardan süresiz uzaklaştırıldı. Uluslararası Atletizm Federasyonu (IAAF) tarafından başlatılan soruşturma, sporcunun tüm spor geleceğini derinden sarstı. Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) tarafından 17 Ağustos 2015 tarihinde açıklanan nihai kararla, olimpiyat derecesi dahil 2011 sonrasındaki tüm uluslararası başarıları silinerek sekiz yıl men cezası aldı.
Pistlere Dönüşü ve İhsan Alptekin'in Rolü
Yaşadığı büyük hayal kırıklığının ardından spora geri dönmeye sıcak bakmayan sporcu, antrenörü İhsan Alptekin'in yoğun çabası ve motivasyonu sayesinde pistlere adım attı. Milli atlet olan İhsan Alptekin, eşini en iyi şekilde çalıştırabilmek amacıyla kendi aktif sporculuk yaşantısının tamamen sonlandırdı. Birlikte yürüttükleri disiplinli antrenman programları sayesinde Aslı Alptekin, 2011 Yaz Üniversite Oyunları'nda 1500 metrede altın madalya kazanarak pistlere görkemli döndü. Bu büyük başarının ardından çift, 2011 yılında resmen evlendi.
2012 yılı Alptekin için büyük dönüm noktası oldu. Helsinki'deki 2012 Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda 1500 metrede altın madalya kazanarak kariyerinin en verimli dönemini yaşamaya başladı. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda ise bronz madalyaya uzandı. Aynı sene düzenlenen Londra Yaz Olimpiyatları'nda 4.10.23'lük derecesiyle yarışı en ön sırada tamamlayıp olimpiyat şampiyonluğunu tüm dünyaya ilan etti. Olimpiyat zaferinin getirdiği coşkuyla 2012 yılında İstanbul Ataköy'de sporcunun ismini taşıyan, yedi bin kişilik izleyici kapasitesi ve geniş pistleriyle donatılmış görkemli bir atletizm salonu inşa edildi.
Salonda şu özellikler yer almaktaydı:
- 7000 seyirci koltuğu kapasitesi
- 10.875 metrekarelik geniş taban alanı
- 200 metrelik oval koşu pisti
- 60 metre uzunluğunda düz koşu alanı
Kaybolan Başarılar ve Geri İstenen Ödüller
Bu karar sonrasında atlete verilen ödüllerin iadesi süreci başladı. Spor Genel Müdürlüğü, kazanılan olimpiyat birinciliği karşılığında ödenen 2 bin Cumhuriyet Altını değerindeki parayı geri istedi. Yaklaşık 2.5 milyon Türk Lirası tutarındaki bu büyük ödülün iadesi konusunda ciddi tartışmalar yaşandı. Alptekin'in, bu parayı devlete iade etmediği yönündeki iddialar gündeme bomba gibi düştü. Sporcunun yakın çevresine tüm bu parayı harcadığını söylediği iddiaları basında geniş yer buldu.
Üsküdar Belediyespor formasıyla mücadele eden atletin pistlerdeki kariyeri ömür boyu men cezasıyla kesin olarak bitti. Geriye ise sadece iptal edilmiş olimpiyat zaferleri ve ödenmemiş devasa ödüllerin hukuki gölgesi kaldı.
