Türk tiyatrosunun ve sinemasının unutulmaz çınarlarından biri olan Altan Karındaş, gerçek adıyla Altan Hanoğlu, 5 Nisan 1928 tarihinde Balıkesir'de hayata gözlerini açtı. Askeri veteriner yüzbaşı ve yetenekli bir müzisyen olan Adanalı Mahmut Karındaş ile Gelibolulu bir annenin kızı olarak dünyaya gelen sanatçı, çocuk yaşlardan itibaren sanat dolu bir atmosferde yetişti. 93 yıllık ömrüne sığdırdığı sayısız tiyatro oyunu, sinema filmi ve unutulmaz seslendirme çalışmalarıyla Türkiye'nin kültür belleğinde derin izler bıraktı. Yarım asrı aşan kariyeri boyunca sergilediği sahne performansları, kendine has taklit yeteneği ve televizyondaki öncü programlarıyla adını altın harflerle yazdıran efsane isim, 6 Mart 2021 günü Muğla'nın Marmaris ilçesinde yaşama veda etti.
Sahne Tozuyla Tanışma ve Profesyonelliğe İlk Adım
Sanatla ilk temasını henüz dokuz yaşındayken kuran Altan Karındaş, babasının emekliliğinin ardından Ankara Radyoevi'nde müzisyen olarak çalışmaya başlamasıyla mikrofonla tanıştı. Küçük yaşta babasının yanında radyo binasına giden küçük Altan, dönemin efsanevi Karagöz sanatçısı Hayali Küçük Ali ile birlikte performans sergileyerek sanat dünyasına adım attı. Eğitim hayatına Ankara Kız Lisesi bünyesinde devam eden Karındaş, ailesinin İstanbul'a taşınması üzerine eğitim yönünü değiştirdi. 1946 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarı'nın Klasik Batı Müziği bölümüne kabul edildi.
Konservatuvarda üç yıl süresince müzik eğitimi aldıktan sonra içindeki tiyatro aşkına yönelen sanatçı, tiyatro bölümüne geçiş yaparak oyunculuk eğitimine odaklandı. Mezuniyetinin ardından amatör sahne deneyimini Bakırköy Tiyatrosu bünyesinde, Venedik Taciri oyunundaki Lanselot Gabo karakteriyle yaşadı. Profesyonel anlamdaki büyük çıkışını ise 1951-1952 tiyatro sezonunda gerçekleştirdi. Türk tiyatrosunun kurucu isimlerinden Muhsin Ertuğrul'un yönetimindeki Küçük Sahne bünyesinde sahnelenen Kanlı Düğün oyunu, onun profesyonel sahne kariyerinin ilk kilometre taşı oldu. Bu önemli başlangıç, Türk tiyatro sahnelerinde fırtına gibi esecek bir kariyerin habercisiydi.
Tiyatrodan Beyaz Perdeye Uzanan Altın Yıllar
İlk oyununun ardından tiyatro sahnelerinde aralıksız bir çalışma dönemine giren Karındaş; Arpa Ambarı, Örümcek ve Karakolda gibi oyunlarda sergilediği performanslarla izleyicilerin beğenisini kazandı. Sanat hayatı boyunca Şehir Tiyatroları, Ulvi Uraz Tiyatrosu, Saim Alpago Tiyatrosu, Gen-Ar Tiyatrosu ve Arena Tiyatrosu gibi dönemin en prestijli topluluklarında sahne aldı. Girişimci ruhunu da ortaya koyarak Arena Tiyatrosu bünyesinde Cenk Güner ile ortak bir tiyatro topluluğu kurdu. Şehir Tiyatroları'na katıldıktan sonra ise Bu Akşam Semerkant'ta Sokakta, Figaronun Düğünü, Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Şurdan Şuraya Gitmem gibi popüler eserlerde başrolleri üstlendi.
Kendi adını taşıyan bir tiyatro topluluğu da kuran ünlü sanatçı, 1960-1961 tiyatro sezonunda Aksaray Küçük Opera Tiyatrosu'nda Altan Karındaş ve Arkadaşları adıyla dinamik bir kadro kurdu. Bu toplulukta Türk tiyatrosunun tecrübeli ismi Agâh Hün ile omuz omuza çalıştı. Sahne kariyeri boyunca 70'in üzerinde tiyatro eserinde rol üstlenerek kırılması güç bir rekora imza attı. Türk tiyatrosuyla sınırlı kalmayan yeteneği, onu seslendirme ve dublaj dünyasının da en çok aranan isimlerinden biri haline getirdi. Gençlik yıllarında şarkıcılık da yapan sanatçı, hayvan ve çocuk seslerini taklit etmedeki olağanüstü başarısıyla geniş kitlelere ulaştı.
Sanatçının sahne tozunu yuttuğu ve başrollerini üstlendiği bazı önemli tiyatro oyunları şunlardır:
- Kanlı Düğün (Kariyerinin ilk profesyonel oyunu)
- Bir Yaz Gecesi Rüyası (Şehir Tiyatroları'nda başrol üstlendiği klasik eser)
- Bu Akşam Semerkant'ta Sokakta (Şehir Tiyatroları dönemi başrol oyunu)
- Figaronun Düğünü (Şehir Tiyatroları sahnelerinde canlandırdığı ünlü yapıt)
Sinema dünyasına da adım atan Karındaş, 1952 yapımı Yavuz Sultan Selim Ağlıyor filminden başlayarak onlarca filmde rol aldı. Türk sinemasının altın çağında Halıcı Kız, Yol Palas Cinayeti, Ölmüş Bir Kadının Evrakı Metrukesi ve Hıçkırık gibi klasikleşmiş filmlerin kadrolarında kendine yer buldu. 2000'li yıllarda da üretkenliğini kaybetmeyerek Baba Evi, Karanlıkta Koşanlar, Kızlar Yurdu ve Hicran Yarası gibi popüler televizyon dizileriyle yeni nesil izleyicilerin de beğenisini kazandı. Özel hayatında 1960'lı yıllarda kendisinden yaşça oldukça küçük olan Cenk Güner ile evlendi, ancak bu evlilik ayrılıkla sonuçlandı. Sanatçı, ilerleyen yıllarda bir evlilik daha gerçekleştirdi fakat o evliliği de boşanma ile neticelendi. Televizyon dünyasında da yenilikçi bir figür olan Karındaş, 1990'lı yıllarda ekranlara gelen Çöpçatan isimli programla Türkiye'deki modern evlilik programlarının temellerini atan isim oldu.
Son Dönem, Ödüller ve Veda
Uzun ve üretken kariyeri boyunca pek çok prestijli ödüle layık görülen sanatçıya, 2016 yılında düzenlenen 53. Uluslararası Antalya Film Festivali'nin açılış töreninde Toron Karacaoğlu ile birlikte Onur Ödülü takdim edildi. Karındaş, o dönem yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle ödül törenine bizzat katılamadı. Bu anlamlı ödülü onun adına ünlü oyuncu Deniz Çakır ile fotoğraf sanatçısı Serdar Güzel kabul etti. Sanatçı, hayatının son dönemlerini sessiz ve huzurlu bir ortamda geçirmek amacıyla 2009 senesinde Muğla'nın Marmaris ilçesinde yer alan huzurevine yerleşti.
Huzurevinde sakin bir yaşam sürerken bile içindeki vatan ve Atatürk sevgisini her daim taze tuttu. Kasım 2019'da, Marmaris Belediyesi tarafından Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının 81. yılı dolayısıyla çekilmesi planlanan bir dakikalık kısa film için kendisine teklif götürüldü. 90 yaşındaki Altan Karındaş ile 95 yaşındaki Mithat Demokan, yaşlılığa bağlı ciddi rahatsızlıklarına rağmen Atatürk temalı bu anlamlı projeyi büyük bir coşkuyla kabul etti. İki usta isim, hastalıklarını bir kenara bırakarak yıllar sonra kamera karşısına geçip sergiledikleri oyunculukla izleyenleri duygulandırdı.
2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salını sürecinde uygulanan 65 yaş üstü sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında huzurevinde zaman geçirmekte zorlanan sanatçı, Marmaris'in sakin köşelerinden Turunç Mahallesi'ne taşınma kararı aldı. İlerleyen yaşına bağlı sağlık sorunlarının artması üzerine 10 Şubat 2021 tarihinde Marmaris'teki özel bir hastanede yoğun tedavi altına alındı. Yaklaşık bir ay süren yaşam mücadelesinin ardından, Türk tiyatro tarihinin unutulmaz siması Altan Karındaş, 6 Mart 2021 tarihinde 93 yaşında hayata gözlerini yumdu ve arkasında devasa bir sanat mirası bıraktı.
