Manyas topraklarında 1872 yılında dünyaya gelen Ali Sait Akbaytogan, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden modern Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan tarihi süreçte cepheden cepheye koşmuş, ordu komutanlığı yapmış ve siyasi hayatta da önemli roller oynamış seçkin bir Türk askeridir. Harp Okulu'ndaki eğitimini tamamlayarak adım attığı bu şanlı yolda, esaret ve sürgün gibi ağır sınavlardan geçmiş, her daim vatan vazifesini ön planda tutmuştur. Milli Mücadele'nin kritik safhalarında üstlendiği tarihi sorumluluklarla tanınan bu değerli komutan, ömrünün büyük kısmını cephelerde geçirmiştir. Cumhuriyet'in kurulmasının ardından da ordunun modernleşmesi ve meclis sıralarında halkın temsil edilmesi için çalışmış, arkasında büyük bir miras bırakmıştır.
Askeri Eğitimi ve Cephelerdeki Mücadelesi
Vatan savunmasına adanmış bir ömrün ilk adımı, 1896 yılında Harp Okulu'ndan başarıyla mezun olmasıyla atılmıştır. Aynı sene teğmen rütbesiyle ordu saflarına katılan Ali Sait Bey, gösterdiği disiplin ve askeri dehasıyla dikkat çekmiştir. Askeri hiyerarşide hızla yükselerek 1897 yılında üsteğmenliğe, hemen ertesi yıl olan 1898'de ise yüzbaşılığa terfi etmiştir. Mesleki gelişimini sürdüren genç subay, 1901 senesinde kıdemli yüzbaşı rütbesini alarak tecrübesini pekiştirmiştir. İlerleyen yıllarda rütbeleri art arda gelmiş; 1907 yılında binbaşı, 1911'de kaymakam ve nihayet 1913 senesinde miralay rütbelerine ulaşmıştır. Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya savaşlarında çarpışmıştır. Savaş meydanlarındaki üstün hizmetleri ve liderlik yeteneği dolayısıyla 1915 yılında mirliva rütbesine terfi ettirilmiş ve paşalık makamına yükselmiştir. Ancak Birinci Dünya Savaşı'nun son günlerinde, 1918 yılında Yemen cephesinde İngiliz kuvvetleri tarafından esir alınmıştır. Esaret günlerinin ardından 1919'da serbest bırakılan tecrübeli paşa, vakit kaybetmeden İstanbul'a dönerek görevine devam etmiştir. İstanbul'da ilk olarak 12. Kolordu Komutanlığı görevine atanmış, fakat daha sonra tekrar İstanbul'a gelerek 25. Kolordu Komutanlığı vazifesini üstlenmiştir. Ne var ki işgal altındaki payitahtta görev yaparken, 16 Mart 1920 tarihinde işgalci İngilizler tarafından tutuklanarak Malta Adası'na sürgüne gönderilmiştir.
Malta Sürgününden Doğu Cephesi'ne ve Zafer Sonrası Dönem
Malta'da sürgünde geçen çetin günlerin ardından, 3 Kasım 1921 tarihinde serbest kalmış ve derhal vatan toprağına geri dönmüştür. Anadolu'ya geçer geçmez Türk Kurtuluş Savaşı'na katılarak bağımsızlık mücadelesinde aktif görev almıştır. İlk olarak Elviye-i Selase Soruşturma Kurulu Başkanı olmuştur. Ardından 10 Ağustos 1922 tarihinde Askerî Yargıtay Başkanlığı makamına getirilmiş, kısa bir süre sonra ise 2 Eylül 1922'de Doğu Cephesi Komutan vekilliği vazifesiyle görevlendirilerek Milli Mücadele'ye hizmet etmeye devam etmiştir. Büyük zaferin ardından gösterdiği kahramanlıklardan ötürü Kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edilerek onurlandırılmıştır. Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte, 1923 yılında ferik rütbesine yükseltilen Ali Sait Paşa, yeni devletin ordusunda en kritik komuta kademelerinde bulunmuştur. 4 Ekim 1924 tarihinde 4. Kolordu Komutanı olarak tayin edilmiş, bundan kısa süre sonra ise 13 Kasım 1924'te 1. Ordu Komutanlığı'na getirilmiştir. Orgeneral rütbesine 1927 yılında yükselmiştir. Orgeneral rütbesiyle de önemli sorumluluklar üstlenmeye devam etmiş; 22 Kasım 1933'te 3. Ordu Müfettişliği, 24 Ağustos 1935'te ise Yüksek Askerî Şûra üyeliği yapmıştır. Bu şerefli ve uzun askeri kariyerini, 30 Temmuz 1937 tarihinde emekliğe ayrılarak nihayete erdirmiştir.
Ali Sait Akbaytogan'ın askeri kariyeri boyunca üstlendiği önemli sorumluluklar ve atandığı görevler şu şekildedir:
- Elviye-i Selase Soruşturma Kurulu Başkanlığı (20 Aralık 1921)
- Askerî Yargıtay Başkanlığı (10 Ağustos 1922)
- Doğu Cephesi Komutan Vekilliği (2 Eylül 1922)
- 4. Kolordu Komutanlığı (4 Ekim 1924)
- 1. Ordu Komutanlığı (13 Kasım 1924)
- 3. Ordu Müfettişliği (22 Kasım 1933)
- Yüksek Askerî Şûra Üyeliği (24 Ağustos 1935)
Meclis Kürsüsünden Veda Yılları
Emeklilik sonrasında da vatana hizmete devam etmiştir. Sivil hayata adım atan Akbaytogan, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde gerçekleştirilen V. dönem ara seçimlerinde ve ardından gelen VI. dönemde Kocaeli Milletvekili olarak seçilerek halkın meclisteki gür sesi olmuştur. Genç cumhuriyetin gelişimine katkıda bulunmuştur. Bu değerli isim, 1950 yılında İstanbul'da vefat etmiştir.
