Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği kıymetli mühendislerden ve Türk devlet hayatının önemli bürokrat-siyasetçilerinden biri olan Ali Mazhar Haznedar, 1925 yılında Karadeniz'in köklü şehirlerinden Ordu'da dünyaya gelmiştir. Türkiye'nin altyapı ve imar alanındaki gelişimine damga vuran kurumlarda uzun yıllar boyunca kritik görevler üstlenen başarılı bürokrat, Ankara'da 6 Şubat 2019 tarihinde hayata gözlerini yummuştur. Teknik birikimi ve devlet terbiyesiyle yoğrulmuş yaşamı boyunca hem yerel yönetimlerin su altyapısı projelerinde hem de ulusal düzeydeki yasama organlarında milletine hizmet etmiştir. Haznedar, özellikle İller Bankası bünyesindeki başarılı yönetimi ve sonrasındaki milletvekilliği süreciyle hafızalarda yer edinmiştir.
Eğitim Hayatı ve İller Bankasındaki Yükselişi
Gençlik yıllarında mühendislik disiplinine ilgi duyan Ali Mazhar Haznedar, Türkiye'nin en saygın eğitim kurumlarının başında gelen İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'nde yükseköğrenimini tamamlamıştır. Buradan başarıyla mezun olmasının ardından, mesleki kariyerine adım atarak kamu hizmetine yönelmiştir. Ülkenin dört bir yanına bayındırlık hizmetleri götürmeyi hedefleyen genç mühendis, kariyerinin en önemli durağı olan İller Bankası Genel Müdürlüğü bünyesinde göreve başlamıştır.
İller Bankası bünyesinde uzun soluklu bir çalışma dönemini geçiren Haznedar, kurumun mutfağından yetişerek en üst makama kadar ulaşmayı başarmıştır. İlk olarak Su İşleri Müdürlüğü Mühendisliği kadrosunda mesleğe adım atmış, ardından gösterdiği üstün başarılar neticesinde sırasıyla Grup Şefliği ve Su İşleri Müdür Muavinliği unvanlarını almıştır. Tecrübesi arttıkça idari kademelerde daha etkin roller üstlenen Haznedar, önce Su İşleri Müdürlüğü görevine getirilmiş, hemen sonrasında ise kurumun genel sevk ve idaresinden sorumlu olan Genel Müdür Muavinliği makamına yükselmiştir. En nihayetinde liyakati ve çalışkanlığıyla tüm bu aşamaları geride bırakarak İller Bankası Genel Müdürü olarak bankanın en yetkili koltuğuna oturmuştur.
Bakanlık Başmüşavirliğinden Müsteşarlığa Uzanan Devlet Hizmeti
İller Bankası'ndaki başarılı ve disiplinli yönetim dönemi, onu devletin daha üst düzey kadrolarında değerlendirilecek bir isim haline getirmiştir. Bankadaki çalışmalarının akabinde, Yerel Yönetim Bakanlığı Başmüşavirliği görevine atanarak yerel yönetimlerin yapılandırılması ve sorunlarının çözülmesi hususunda tecrübelerini aktarmıştır. Kamu idaresindeki derin uzmanlığı sayesinde bir sonraki adımda devlet bürokrasisinin en kritik mevkilerinden biri olan İmar ve İskân Bakanlığı Müsteşarlığı görevine getirilmiştir. Bu görevinde de ülkenin yerleşim politikaları, bayındırlık faaliyetleri ve şehircilik vizyonuna yön veren en üst düzey memur olarak sorumluluk almıştır.
Yasama Yılları ve Siyasi Kariyeri
Bürokraside edindiği eşsiz birikimin ardından Ali Mazhar Haznedar'ın yolu Türk siyaseti ile kesişmiştir. 12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra oluşturulan geçiş dönemi parlamentosu niteliğindeki Danışma Meclisi'nde memleketi olan Ordu Üyeliği görevine seçilmiştir. Bu geçici mecliste 15 Ekim 1981 tarihinden başlayarak 6 Kasım 1983 tarihine kadar iki yılı aşkın bir süre boyunca yasama çalışmalarına doğrudan katkı sağlamıştır. Danışma Meclisi'ndeki görevinin sona ermesiyle birlikte siyasi hayatını sürdüren Haznedar, yapılan genel seçimlerde TBMM XVII. Dönem Ordu Milletvekili seçilerek parlamentoda yerini almıştır. Parlamenter olarak da yine Ordu halkının ve ülkenin menfaatleri doğrultusunda yasal düzenlemelerin yapılmasına öncülük etmiştir.
Üstlendiği Kritik Görevler
Ali Mazhar Haznedar'ın kamudaki uzun hizmet yıllarında üstlendiği bazı önemli görevler şu şekildedir:
- İller Bankası Genel Müdürlüğü
- İmar ve İskân Bakanlığı Müsteşarlığı
- Danışma Meclisi Ordu Üyeliği
- TBMM XVII. Dönem Ordu Milletvekilliği
Aile Yaşantısı ve Vefatı
Devletine ve milletine adadığı uzun ve şerefli ömrün arkasında düzenli ve huzurlu bir aile yaşantısı da barındıran Ali Mazhar Haznedar, evli olup üç çocuk babasıydı. Kendisi, Ankara'da yaşamını yitirmiştir. Vefat haberi sevenlerini derinden üzmüştür. Bıraktığı dürüst bürokrat ve saygın siyasetçi mirası, Türkiye'nin kalkınma tarihindeki yerini her daim koruyacaktır.