Türk resim sanatının saygın isimlerinden ressam Ali Candaş, 1940 yılında Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde dünyaya gelerek sanat dünyasına ilk adımını burada attı. Küçük yaşlardan itibaren resme ilgi duyan Candaş, Türkiye’nin farklı bölgelerinde öğretmenlik ve akademisyenlik yaparak çok sayıda genç yeteneğin yetişmesini sağladı. Eserleri ulusal ve uluslararası sergilerde beğeni topladı. Akademik alanda profesörlük unvanına kadar yükselen sanatçı, yarım asra yaklaşan meslek hayatı boyunca Türk sanat eğitimine yön verdi.
Köy Enstitüsünden Akademisyenliğe Uzanan Eğitim Yılları
Ali Candaş, ilköğrenimini Erzurum Gazi İlkokulu'nda tamamladıktan sonra 1952 yılında sınavla Erzurum Pulur Köy Enstitüsü'ne girdi. Erzurum Pulur Köy Enstitüsü'ndeki temel eğitiminin ardından İstanbul Çapa Öğretmen Okulu'nun resim seminerine katılan yetenekli sanatçı, buradaki nitelikli eğitimin ardından 1959 yılında mezun oldu. Aynı yıl İstanbul'un Çatalca ilçesindeki Bahşayiş köyüne ilkokul öğretmeni olarak atandı. Sanata olan tutkusu onu Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü sınavlarına yönlendirdi. Bu zorlu sınavları ikincilikle kazandı.
Anadolu Okullarından Üniversite Kürsülerine
Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nü başarıyla tamamladıktan sonra Urfa Kız Öğretmen Okulu'na atanan Ali Candaş, Anadolu'nun farklı kentlerinde uzun yıllar boyunca sanat dersleri verdi. Urfa'dan sonra Trabzon Karma Ortaokulu'na tayin edildi. Aynı yıl içinde Ordu Perşembe Öğretmen Okulu resim-İş öğretmenliğine geçiş yaptı. Ordu'da öğretmenlik yaparken sanat çalışmalarını da sürdürdü. Ressam, sanat tarihindeki ilk kişisel sergisini 1971 yılında bu Karadeniz şehrinde açarak eserlerini toplumla paylaştı. Başarılı çalşmaları neticesinde 1973 yılında mezun olduğu İstanbul Çapa Öğretmen Okulu resim öğretmenliğine geri döndü. Burada beş yıl süresince ders veren tecrübeli eğitimci, 1978 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü'ne geçiş yaptı. Enstitü, sonraki yıllarda Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü adını aldı. Ali Candaş, bu kurumda uzun yıllar görev aldı. Çalşmaları sonucunda profesörlük unvanına ulaştı. Sanatçı, 2006 yılında kendi isteğiyle emekli olana dek burada sayısız öğrenci yetiştirdi.
Ulusal ve Uluslararası Sergilerle Dolu Bir Sanat Yaşamı
Ali Candaş, akademik kariyerinin yanı sıra yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen çok sayıda sergiye katıldı. İstanbul'daki Alkent Actuel Art Galeri ve Pakpen Sanat Galerisi gibi prestijli mekanlarda eserlerini sergiledi. Kocaeli Üniversitesi Sanat Galerisi ile Anadolu Üniversitesi'nde öğretim üyeleri için düzenlenen sergilerde de yer aldı. Marmara Üniversitesi bünyesinde profesörlük unvanıyla uzun yıllar boyunca akademik çalşmalar yürüten ressam, Türk sanat eğitiminin çağdaş standartlara ulaşmasında ve çok sayıda genç akademisyenin yetişmesinde öncü bir rol üstlendi. Ankara'da gerçekleştirilen T.B.M.M. Egemenlik Sergisi ile T.P.A.O. Atatürk Yarışması Sergisi sanatçının katıldığı önemli etkinliklerdendir. Ayrıca Esbank Yunus Emre Sergisi kapsamında Eskişehir, Ankara, İstanbul ve İzmir şehirlerinde sanatseverlerle buluştu. Yurt dışına da açılan sanatçı, Avusturya'da Viyana ve Salzburg'da düzenlenen öğretim üyeleri sergilerinde ülkesini temsil etti. Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenen Lahey Sergisi de ressamın uluslararası alandaki önemli duraklarından biri oldu. Bandırma Festivali Sergisi, Balıkesir Liseliler Derneği Sergisi ve Balıkesir Belediyesi sergilerinde de eserleri beğeniye sunuldu. Sanatçının katıldığı diğer sergiler şunlardır:
- T.C. Ziraat Bankası Koleksiyon Sergisi (Ankara)
- Neyran Sanat Galerisi Karma Sergisi (İstanbul)
- Tema Vakfı Yararına Sergi (İstanbul - Antik A.Ş.)
- Karma Yaz Sergisi (Doku sanat ile - İstanbul)
- Basri Erdem Koleksiyon Sergisi (İstanbul, Edirne, Çanakkale ve Bolu İzzet Baysal Üniversitesi)
Aktif çalışma hayatını noktaladıktan sonra da Türk resim sanatına ve eğitimine yaptığı katkılarla anılmaya devam etmektedir. Ali Candaş, özgün üslubu ve sanat eğitimi alanındaki derin birikimiyle modern Türk resim tarihinin önemli figüleri arasında yer almaktadır. Ürettiği yapıtlar ve yetiştirdiği akademisyenler sayesinde, bıraktığı sanatsal miras gelecek kuşaklara ilham vermeyi sürdürmektedir.