Klasik gitar dünyasının Türkiye'deki en saygın temsilcilerinden biri olan Ahmet Kanneci, 21 Haziran 1957 tarihinde Şanlıurfa'da hayata gözlerini açtı. Henüz çok genç yaşlardayken klasik gitar tınılarıyla tanşan ve bu tutkunun peşinden giderek uluslararası platformlarda ülkemizi başarıyla temsil eden usta müzisyen, günümüde hem icracı hem de kurucu akademisyen kimliğiyle adından söz ettiriyor. Lise yıllarında başlayan enstrüman sevgisini profesyonel kariyerine başarıyla taşıyan sanatçı, kazandığı eğitim bursu ile Fransa'da Perpignan Üniversitesi Konservatuvarı'nı birincilik derecesiyle bitirerek adından söz ettirmeyi başarıyla gerçekleştirdi. Müzik yaşantısının çok bülümünü yurt dışında geçiren usta virtüöz, Türkiye'ye döndükten sonra da hem sanatñna hem de akademik çalışmalarına ara vermeden devam etti.
Mimarlıktan Klasik Gitara Uzanan Sıra Dışı Bir Eğitim Hayatı
Ankara Fen Lisesi'nden mezun olduktan sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Bölümü'nde yükseköğrenimine başladı. Gitara duyduğu yoğun ilgi ise henüz lise sıralarındayken filizlenmişti. Mimarlık eğitimini sürdürüken müzik tutkusundan asla vazgeçmedi. Elde ettiği eğitim bursu, hayatının dönüm noktalarından biri oldu. Fransa'ya giden Kanneci, Perpignan Üniversitesi Konservatuvarı bünyesinde yürüttüğü klasik gitar çalışmalarını okul birinciliği ile taçlandırdı. Konservatuvardan birincilikle mezun olması, uluslararası alandaki başarısının en somut kanıtıydı. Bu başarı, onun Avrupa'da tanınan bir sanatçı haline gelmesinin kapısını araladı. Eğitim hayatındaki bu çok yönlülük, onun sanatındaki derinliği ve entelektüel bakış açısını da doğrudan etkiledi.
Çeyrek Asırlık Yurt Dışı Serüveni ve Dev İsimlerle Ortak Sahne
Fransa'da tamamladığı başarılı eğitiminin ardından tam yirmi beş sene boyunca yurt dışında kalarak çeşitli sanatsal çalışmalar yürütmeyi sürdürdü. Bu çeyrek asırlık dönemde uluslararası müzik çevrelerinde aktif bir şekilde rol aldı. Kariyeri boyunca yurt içinde ve dışında tanınan çok sayıda önemli isimle ortak konser projelerine imza attı. Sahneyi paylaştığı bu isimler arasında Türk edebiyatı ve müziğinin önde gelen pek çok temsilcisi de bulunmaktaydı. Sanatçının iş birliği yaptığı ünlü isimler şunlardır:
- Ataol Behramoğlu, Ayhan Erman, Diler Argat ve Ekrem Öztan gibi ülkemizin değerli sanatçıları bu projelerde yer almıştır.
- Selva Erdener, Sibel Özgün ve Şefika Kutluer ile de çeşitli organizasyonlarda ortak konserler gerçekleştirilmiştir.
- Dorothy Randolph, Hiroki Terashima, Javier Garcia Moreno, Jorge Cardoso ve Victor Pikaizen gibi dünyaca ünlü virtüözler sahneyi paylaştığı diğer yabancı isimlerdir.
Bu uluslararası ortaklıklar, onun icrasındaki zenginliğin pekişmesini sağladı. Sanatçı, dünya çapındaki bu isimlerle sahne alarak Türk müzisyenlerinin gücünü dünyaya gösterdi. Deneyimli virtüöz, 2012 yılından itibaren Antalya Muratpaşa Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Gitar Festivali'nin sanat yönetmenliği görevini de yürütmektedir. Festivalin sanat yönetmenliğini üstlenmesi, onun organizasyon yeteneğini ve sanata katkısını bir kez daha kanıtlıyor. Uluslararası gitar festivallerinin Türkiye'deki gelişimine öncülük ederek yerel yönetimlerle ortak sanatsal projeler gerçekleştirdi.
Eğitime Adanan Yıllar ve Akademik Katkılar
Türkiye'ye döndüğünde edindiği tüm birikimi yeni kuşaklara aktarmak amacıyla kollarını sıvadı. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı ile Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bünyesindeki gitar bölümlerini bizzat kendisi kurarak bu alanda kariyer yapmak isteyen yetenekli gençlerin önünü açtı. Gitar bölümlerinin kurulması, ülkemizdeki klasik müzik eğitimi açısından tarihi bir adım niteliğindeydi. Bu kurumlarda klasik gitar eğitiminin temellerini atan Kanneci, halen her iki üniversitede aktif olarak ders vermeye devam etmektedir. Yetiştirdiği öğrenciler, Türkiye'nin müzik sahnesine yeni soluklar getirmektedir. Kurmuş olduğu bu akademik yapılar, Türkiye'de profesyonel klasik gitaristlerin yetişmesi için en temel zeminleri oluşturmuştur. Usta sanatçı, akademik kariyeri ve icra ettiği zengin repertuarıyla klasik gitarın gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Geleceğin virtüözlerini yetiştirirken gösterdiği özveri, onun sanata olan bağlılığının en büyük göstergesidir.