Türk siyasi tarihinin en hareketli dönemlerinden birine tanıklık eden Ahmet Hamdi Sezen, 1957 genel seçimlerinde Demokrat Parti saflarından meclise giren ve Çanakkale milletvekilliği yapan Türk hukukçu ve siyasetçidir. Genç bir parlamenter olarak adım attığı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde XI. dönem milletvekili olarak görev üstlenmiş, ülkenin kaderini belirleyen yasama faaliyetlerinde etkin rol oynamıştır. Dönemin 25. Türkiye Hükûmeti sürecinde parlamentodaki yerini alan Sezen, 1960 yılına kadar bu onurlu görevi sürdürmüştür.
Çanakkale'den Meclise Uzanan Siyasi Yolculuk
Sezen'in aktif siyaset yılları, Türkiye'nin çok partili hayata geçiş sancılarının en yoğun hissedildiği Demokrat Parti iktidarının son dönemine rastlar. 1957 yılında gerçekleşen genel seçimlerde halkın büyük desteğini alarak Çanakkale'yi parlamentoda temsil etme hakkı kazanmıştır. Genç avukat, meclis çatısı altında hem bölgesel sorunların çözümü hem de ulusal hukuk politikalarının şekillenmesi adına yoğun çaba göstermiştir. Ancak bu verimli parlamento dönemini, 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi ile beklenmedik ve ani bir biçimde kesintiye uğramıştır. Darbe yönetimi, halkın oylarıyla seçilmiş meclisi feshederek Sezen dahil tüm parlamenterlerin görevine son vermiştir.
Yassıada Yargılamaları ve Sürgün Yılları
Askeri müdahalenin ardından Ahmet Hamdi Sezen için oldukça zorlu ve yıpratıcı bir dönem başlamıştır. Diğer Demokrat Parti milletvekilleri ile birlikte tutuklanan Sezen, demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen Yassıada Mahkemeleri'nde yargılanmıştır. Yassıada Mahkemeleri'nde çetin günler geçirdi. Yargılamaların ardından Kayseri Cezaevi'ne nakledildi. Cezasını Kayseri Cezaevi'nde tamamladı. Zorlu cezaevi koşullarında cezasını tamamlayan eski milletvekili, tahliyesinin ardından Ankara'nın siyasi koridorlarından tamamen uzaklaşma kararı almıştır. Aktif siyaset defterini tamamen kapattı. Yaşadığı bu ağır tecrübe, onun aktif politikaya bir daha dönememek üzere veda etmesine yol açmıştır.
Hukuka Dönüş ve Kişisel Yaşamı
Siyaset sahnesinden çekilen Ahmet Hamdi Sezen, asıl uzmanlık alanı olan adalet mekanizmasına geri dönerek hayatında yeni bir sayfa açmıştır. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi gibi köklü bir kurumdan mezun olan deneyimli hukukçu, ömrünün kalan kısmında avukatlık mesleğini icra etmiştir. Hukukun üstünlüğü ilkesine olan inancıyla cübbesini yeniden giyen Sezen, mütevazı bir yaşam sürdürmeyi tercih etmiştir. Çünkü o, mesleğine aşıktı.
Siyasetçi ve hukukçu kimliğinin ötesinde Sezen, aile hayatına son derece önem veren bir aile babasıydı. Sezen, evli ve ikiz çocuk babasıydı. Evlilik birliği içerisinde ikiz çocuk sahibi olan Sezen, torun sevgisini de tadarak hayatını adalet ve ailesine adamıştır.
Onun hayatındaki temel dönüm noktaları şunlardır:
- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyeti ile başlayan mesleki kariyeri
- 1957 genel seçimlerinde Demokrat Parti listesinden Çanakkale Milletvekili seçilmesi
- 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından Yassıada Mahkemeleri bünyesinde yargılanması
- Kayseri Cezaevi bünyesinde cezasını tamamladıktan sonra aktif siyaseti bırakıp avukatlık mesleğine geri dönmesi