Ahmet Ayık, 31 Mart 1938’da Sivas’ın Doğanşar ilçesine bağlı Eskiköy’de dünyaya geldi. Türk güreşinin en büyük isimlerinden biri olarak tarihe geçen Ayık, aktif kariyer süresince olimpiyat altın madalyası dahil onlarca uluslararası şampiyonluk kazandı. Ailesinin kökleri de güreşle iç içedir; Sultan Abdülaziz döneminin ünlü pehlivanlarından Karaoğlan’ın torunlarından gelmektedir.
Köy Meydanından Milli Takıma
Ahmet Ayık, henüz çocukluk yıllarında dini ve milli bayramlarda, köy düğünlerinde ve panayırlarda karakucak güreşi yapmaya başladı. 12–13 yaşlarında İstanbul’a giderek Şişli Gençlik Kulübü’ne kaydoldu ve minder güreşiyle ilk kez orada tanıştı. Fatih Güreş Kulübü bünyesinde Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nü temsil ederek gençler arası İstanbul şampiyonasına katıldı.
1956’da babasının isteği üzerine Sivas’a dönen Ayık, iki yıl boyunca yörenin başpehlivanları arasında yerini pekiştirdi. 1958’de Giresun’da askerlik görevini yaparken düzenlenen güreş müsabakalarında birinciliği elde etti; akabinde Ankara Jandarma Gücü bünyesine alınarak hem Ankara birinciliği hem de Silahlı Kuvvetler şampiyonluğu unvanlarını kazandı. Bu dönemde Yaşar Doğu, Celal Atik ve Halit Balamir gibi Türk güreşinin efsanevi teknik direktörlerinin dikkatini çekti ve 1960 yılında Milli Takım’a davet edildi.
Askerlik sonrası babasının izin vermemesi üzerine yaklaşık bir buçuk yıl mindere çıkamadı. Bu arada köyde çiftçilik yaparken bir yandan karakucak güreşlerine katılmaya devam etti. 1961’de Adana’daki Karakucak Türkiye Şampiyonası’nda tüm rakiplerini devirip altı altın ödülle köyüne döndüğünde artık Türkiye Karakucak Şampiyonu’ydu. O dönem Kayseri’den gelen Hava İkmal Merkezi yöneticileri, bizzat Eskiköy’e kadar uzanarak babasını ikna etti ve Ayık’ı yeniden profesyonel piste çekti.
Dünya Sahnesindeki Yıllar
Kayseri Tayyare Fabrikası Hava İkmal Merkezi’nde lisanslı sporcu olarak yeniden müsabakalara başlayan Ayık, daha sonra kısa sürelerle İstanbul Denizbank Spor ve Batman Petrol Spor’da formını koruyarak on dört yıl boyunca Ankaragücü (MKA)’nde minder hayatını sürdürdü.
1962’de Belgrad’ta düzenlenen Adriyatik Kupası’nda 87 kiloda ikinciliğe ulaşan Ayık, ardından hızla yükselişe geçti:
- 1963, Napoli Akdeniz Oyunları — Serbest stil, 97 kg: Altın madalya
- 1964, Köstence Balkan Şampiyonası — 87 kg: Bulgar rakibini tuşlayarak şampiyonluk
- 1964, Tokyo Olimpiyatları — 97 kg: Yenilmeden gümüş madalya
- 1965, Manchester Dünya Şampiyonası — 97 kg: Dünyacı şöhretiyle bilinen Sovyet güreşçi Alexander Medved’i yenerek altın madalya
- 1967, Yeni Delhi Dünya Şampiyonası — 97 kg: Altın madalya
- 1968, Meksiko City Olimpiyatları — 97 kg: Olimpiyat şampiyonluğu
- 1970, Doğu Berlin Avrupa Şampiyonası — 100 kg: Altın madalya
17 yıllık kariyerini toplam 10 Türkiye şampiyonluğu, 2 Dünya şampiyonluğu, 1 olimpiyat şampiyonluğu ve çok sayıda ikincililik derecesiyle taçlandırdı. 12 Eylül 1970’de Mithatpaşa Stadyumu’nda gerçekleştirilen görkemli jübile töreniyle aktif spor yaşamına veda etti.
Spordan Sonraki Yolculuk
Aktif güreş hayatının ardından Ahmet Ayık, Türk güreşinin kurumsal yapılanmasına omuz verdi. 1978’de Türkiye Güreş Federasyonu Başkanlığı’na getirilen Ayık, altı ayı aşkın bu görevin ardından kendi isteğiyle istifa etti. 1980’de 12 kurucu üyeyle birlikte Türk Güreş Vakfı’nın kurulmasına öncülük etti.
1988’de TRT ekranlarında yayımlanan üç bölümlük “Kurtdereli Mehmet Pehlivan” dizisinde başrolü üstlendi; filmin gelir ve telif haklarını Türk Güreş Vakfı’na bağışladı. 1993’te kurucusu olduğu vakfın başkanlığına seçildi. 1996’da ikinci kez Güreş Federasyonu Başkanı olan Ayık, 1997’de 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Devlet Üstün Hizmet Madalyası’yla ödüllendirildi. 1998’de FILA yönetim kuruluna giren Ayık, 2010’da Moskova’daki FILA Kongresi’nde FILA As Başkanı seçildi.
2003’te Moğolistan Üniversitesi tarafından Fahri Doktora ünvanıyla onurlandırılan Ayık, Sivas’ta bir ilkokul, bir ortaokul, bir lise, iki cami ve dört çeşme yaptırdı; Doğanşar ilçe merkezinde kendi adını taşıyan bir parkı hizmete açtı. 2008’de TBMM Üstün Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. Doğanşar Belediyesi’nin girişimiyle dikilen heykeli, dönemin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin tarafından açıldı.
1957’de evlendiği eşi Fatma Ayık 2016’da hayatını kaybetti. İlk çocuğu Osman 1958’de doğdu; Ayık’ın toplam üç çocuğu bulunmaktadır.
