Türk mimarlık tarihinin en saygın simalarından biri olan mimar Abdurrahman Hancı, 1923 yılında Cumhuriyet'in kuruluş döneminde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Ortaöğrenimini ülkenin en köklü kurumlarından biri olan Galatasaray Lisesi'nde tamamlayan başarılı isim, yükseköğrenimini ise Güzel Sanatlar Akademisi bünyesinde mimarlık eğitimi alarak sürdürmüştür. Akademiden 1946 senesinde mezun olmasının ardından mesleki birikimini uluslararası düzeye taşımak adına yönünü Fransa'ya çevirmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında büyük bir yıkıma uğrayan Le Havre şehrinin yeniden imarında görev alan usta mimar Auguste Perret ile birlikte çalışan Hancı, böylece Avrupa'nın modern mimari dönüşümüne doğrudan tanıklık etmiş ve bu tecrübeyle kendi özgün üslubunu inşa etmeye başlamıştır.
Yenilikçi Girişimler ve Ortak Tasarımlar
Fransa'daki başarılı çalışmalarının ardından yurda dönen Abdurrahman Hancı, Türk mimarlık dünyasında kurumsallaşma adına çok önemli bir adım atmıştır. Bu doğrultuda 1952 yılında, ülkenin ilk büyük mimari ofisi niteliğinde olan IMA'nın kurucu ortakları arasında yer almıştır. Girişimci yönünü tasarımcı kimliğiyle birleştiren Hancı, 1953 senesinde düzenlenen Anadolu Kulübü Oteli mimari tasarım yarışmasında birincilik ödülüne layık görülmüştür. Bu başarının yansıması olarak, Büyükada'da yükselen Anadolu Kulübü binasının projesini dönemin bir diğer önemli mimarı Turgut Cansever ile birlikte tasarlayıp uygulamaya geçirmiştir. Mesleki başarılarıyla adını duyuran Hancı, aldışı bir davet üzerine 1955 yılında yeniden Fransa'nın yolunu tutmuştur. Bu seferki gidiş nedeni, uluslararası düzeyde prestije sahip olan NATO Genel Merkezi binasının inşaatında görev almaktır. Projede dört yđl boyunca çalışan ve inşaatın 1959'da tamamlanmasıyla birlikte Fransa'da kalmaya karar veren mimar, burada uzun süre bağımsız mimari faalıyetlerini sürdürerek farklı tasarımlara ışık tutmuştur.
Sanat Galerisi Girişimi ve Divan Oteli Danışmanlığı
Yurtdışındaki serbest çalışma dönemini sonlandırarak 1966 yılında Türkiye'ye dönen Abdurrahman Hancı, mimari projelerin yanı sıra kültür ve sanat dünyasına da yönelmiştir. Hancı'nın İstanbul'a döndüğü dönemde sergileme alanları oldukça kısıtlıydı. O yıllarda sergi açmak zordu. Kentte yalnızca iki adet sanat galerisinin bulunması nedeniyle Hancı, Beyoğlu semtinde ünlü Galeri 1 isimli sanat alanını hayata geçirerek şehre önemli bir kültür merkezi kazandırmıştır. Bu önemli kültür girişiminin ardından Hancı, 1967 yılından itibaren Türkiye'nin en prestijli otellerinden biri olan Divan Oteli'nin mimari danışmanlığını üstlenmiştir. Bu danışmanlık ilişkisi kesintisiz otuz yđl sürdü. Divan Oteli'nin estetik gelişiminde kendisinin imzası yer almıştır. Ayrıca 1975 senesinde, devlet protokolü açısından çok büyük önem taşıyan Cumhurbaşkanlığı Dış Konuklar Köşkü (Camlı Köşk) için kapsamlı bir yenileme çalışması yürüterek tarihi yapının modern standartlara kavuşmasını sağlamıştır.
Disiplinlerarası Sanatsal Anlayış ve Mimari Mirası
Abdurrahman Hancı, mimari tasarımlarında yalnızca mekân kurgusuyla sınırlı kalmamış, yapılarını plastik sanatlarla harmanlayan öncü bir yaklaşım sergilemiştir. Binalarının estetik değerini yükseltmek için çağdaş Türk plastik sanatlarının dönemine yön veren en büyük temsilcileriyle ortak projelere imza atmıştır. Yapılarının içinde özellikle şu isimlerin eserlerini entegre etmiştir:
- Bedri Rahmi Eyüboğlu
- Füreyya Koral
- Mustafa Plevneli
Kendi özgün tasarım üslubuyla çok sayıda özel konut, iş yeri ve banka şubesi için projeler üreten Hancı, katıldığı mesleki yarışmaların birçoğundan değerli derecelerle dönmüştür. Türkiye'de modern mimarlığın gelişiminde büyük pay sahibidir. Mimar, 1996 yılında Mimarlar Odası Ulusal Mimarlık Ödülü'nü kazanmıştır. 17 Temmuz 2007 tarihinde İstanbul'da 84 yaşında yaşamını yitiren Abdurrahman Hancı, Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verilmiştir. Arkasında modern Türk mimarisinin yönünü çizen çok sayıda proje ve estetik değer bırakan Hancı'nın mirası, bugün de mimarlık dünyasında saygıyla anılmaktadır.