Yukarıhanbeyi, Erzurum ilinin Tekman ilçesine bağlı, deniz seviyesinden 2085 metre yükseklikte konumlanmış tarihi bir kırsal mahalledir. Erzurum il merkezine 100 kilometre, Tekman ilçe merkezine ise 24 kilometre uzaklıkta bulunan mahalle, coğrafi olarak Tekman'ın kuzeydoğusunda yer almaktadır. Mahalleye ulaşım, 25.26 numaralı Tekman-Hınıs il yoluna, Aşağıhanbeyli ve Karatepe mahalleleri üzerinden Işıklar Mahallesi'ndeki 14,1 kilometrelik bir köy yoluyla sağlanmaktadır.
Yukarıhanbeyi'nin Tarihi ve Kökeni
Yukarıhanbeyi'nin kuruluşu, Anadolu'ya yerleşen 24 Oğuz-Türkmen boyundan Üç-Oklara bağlı Gökhan oğullarının Bayındır Han soyuna dayanmaktadır. Mahalle, bu soydan gelen Hanbeyi Hacı Miro Ahmet ve kardeşleri tarafından kurulmuştur. Osmanlı Devleti döneminde, 1570'li yıllarda Yavuz Sultan Selim Han tarafından kuzeyde Palandöken Dağları'ndan güneyde Tekman Ovası'nın tümüne (tuzla dahil) kadar uzanan geniş topraklar Hacı Miro Ahmet ve oğullarına hazineden tapulu beylik olarak verilmiştir.
Milli Mücadele Dönemi ve Hamidiye Alayları Hizmetleri
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, bölgeye göç eden Ermenilerin saldırı ve katliamlarını önlemek amacıyla II. Abdülhamid döneminde kurulan gönüllü Hamidiye Alayları bünyesinde mahallenin beyi Hacı Miro Ahmet ve Tahir Beğ oğulları olan Şehri, Şükrü ve Şakir beyler devlete önemli hizmetlerde bulunmuştur. Diğer kardeş ve yeğenler de farklı cephelerde savaşarak şehit ve gazi olmuşlardır. Ayrıca köy sahipleri, son dönemlerde bölgeye yerleşen muhacir Müslüman grupların iskanına da beylik müsaadesi tanımıştır.
İdari Yapı, Nüfus ve Sosyal Doku
1928 yılından bu yana aynı adı taşıyan yerleşim yeri, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Erzurum'dan idare edilmiş olup, zamanla Tekman'ın bucak yapılmasıyla buraya bağlanmıştır. Erzurum'un 1993 yılında büyükşehir statüsü kazanmasının ardından, 2012 yılında yürürlüğe giren 6360 sayılı yasa ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak Tekman Belediyesi'nin kırsal bir mahallesi haline getirilmiştir. 1965 yılında 159 olan mahalle nüfusu, göç ve zorlu tabiat şartlarının etkisiyle yıllar içinde azalarak 2022 yılı itibarıyla 105 kişiye gerilemiştir. Akrabalık bağlarının son derece güçlü olduğu bu tarihi Türkmen köyünün özgün kültürel şeceresi, 1977 yılında Prof. Dr. Tuncer Gülensoy tarafından Kültür Bakanlığı bünyesinde araştırılarak kayıt altına alınmıştır.