Yazılıkaya, Çorum ilinde, Hitit başkenti Hattuşaş (Boğazköy) antik yerleşkesinin 2 km kuzeydoğusunda yer alan, doğal kayalar arasına yapılmış son derece önemli bir Hitit açık hava tapınağıdır. Hitit döneminden kalan en değerli anıtsal eserlerden biri kabul edilen bu kutsal alandaki arkeolojik kazılar 1931 yılında Boğazköy ile birlikte başlamış ve aralıklı olarak 21. yüzyıla kadar devam etmiştir. Bu kazılarda, bir zamanlar kaya grubunun önünde bulunan ve galerilere ulaşımı kontrol eden çok odalı bir yapı grubunun temelleri de ortaya çıkarılmıştır. Tapınağın önündeki temel kalıntıları, yapının zaman içinde çeşitli aşamalardan geçerek değişime uğradığını ve Eski Hitit Krallığı döneminde bir duvarla kapatılan bina kompleksinin son halini MÖ 13. yüzyılda aldığını göstermektedir.
Tarihi Yapısı ve Gizemli Fonksiyonu
Yazılıkaya alanı MÖ 16. yüzyıldan beri kullanılmış olmakla birlikte, MÖ 13. yüzyılın ortalarında tanrı ve kral rölyeflerinin işlenmesiyle son şeklini almış ve daha büyük bir önem kazanmıştır. Tapınaktaki kabartmalar yoğun bir Hurri etkisi taşımaktadır; bu durum Yazılıkaya'nın Hurri ülkesinden gelen Kraliçe Puduhepa döneminde yapıldığını düşündürmektedir. Kral IV. Tuthaliya'nın annesi olan Puduhepa'dan Hurri dinini öğrendikten sonra Hitit devlet kültünü Hurri törelerine göre yeniden düzenlediği bilinmektedir. Tapınak Hitit başkentine son derece yakın olmasına rağmen, Hitit arşivlerindeki binlerce dini belgede bu alanla doğrudan ilişkilendirilebilen bir dokümana rastlanmamıştır. Uzmanlar, A Odası'nın Yeni Yıl festivalleri, tahta çıkış törenleri, bir huvasi tapınağı veya itkalzi ritüeli alanı olarak kullanıldığını öne sürmektedir. Oda A'dan daha yeni olduğu düşünülen Oda B'nin ise genel olarak IV. Tuthaliya'nın ölümünden sonra bir mozole veya ona adanmış bir abide olarak düzenlendiği kabul edilmektedir.
Büyük Galeri (Oda A) ve Kutsal Tören Alayı
Büyük galeriyi bir duvar gibi çevreleyen kayaların yüzeyine kabartma şeklinde 63 tanrı figürü işlenmiştir. Bu figürlerden batı duvarındakiler erkek tanrıları, doğu duvarındakiler ise tanrıçaları resmetmektedir. Yan yana dizilen tüm figürler profilden verilmiş ve aynı yöne dönük olarak resmedilmiştir; bu durum alanda kutsal bir tören alayının canlandırıldığını düşündürmektedir. Sıraların ortada birleştiği noktada Hitit dininin baştanrıları olan Fırtına Tanrısı ve Güneş Tanrıçası gösterilmiştir. Hava Tanrısı Teşup, Hurri ve Şeri adlı iki kutsal boğasıyla birlikte dağ tanrıları Nanni ve Hazzi'nin üzerinde; Tanrıça Hepat ise bir parsın üstünde tasvir edilmiştir. Hepat'ın hemen arkasında yer alan oğlu Tanrı Şarruma ile birlikte bu üçlü, kutsal bir aile oluşturmaktadır. Kabartmaların çoğunun yanına isimleri Luvi hiyeroglifi ile işlenmiş olsa da aşınma ve tahribat nedeniyle bazıları okunamamaktadır. İsimlerin Hititçe yerine Hurrice yazılması, MÖ 13. yüzyılda Hurri dininin Hitit kraliyet kültü üzerindeki güçlü etkisini göstermektedir. Ayrıca galerideki en büyük kabartma, doğu duvarında yer alan ve kralın kendisini gösteren IV. Tuthaliya kabartmasıdır.
Küçük Galeri (Oda B) ve Yeraltı Tanrıları
Kendine ait ayrı bir girişi olan Küçük Galeri'nin giriş kapısının iki yanında, kanatlı ve aslan kafalı iki mitolojik figürün kabartması yer almaktadır. Galeride Hitit Kralı IV. Tuthaliya'nın iki tasviri bulunmakta olup, bunlardan birinde kralın koruyucu tanrısı Şarruma tarafından kucaklanışı betimlenmiştir. Küçük galerideki diğer kabartmalarda ise 12 tanrı ile birlikte Yeraltı Kılıç Tanrısı Nergal canlandırılmıştır. Nergal; kulakları küpeli, başında boynuzlu kask giyen, arslan dişli ve kılıç şeklinde bir insan olarak tasvir edilmiştir. Ayrıca kayalara oyulmuş üç adet nişin içinde Hitit kraliyet ailesi bireylerinin küllerinin saklandığı kapların bulundurulduğu ileri sürülmektedir.