Antalya'nın Sönmeyen Ateşi: Yanartaş
Yanartaş, Antalya ilinin güneybatısında, Kemer ilçe sınırlarının güney ucunda ve Çıralı köyü yakınlarında konumlanan, küçük, tarihi ve turistik önemi yüksek bir doğalgaz kaynağıdır. Çıralı sahiline yaklaşık 3 kilometre batıda, deniz seviyesinden ise 180 metre yükseklikte yer alan bu doğa harikası, Olimpos Bey Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde bulunmaktadır. Taşların ve kaya çatlaklarının arasından sızan doğalgazın oksijenle temas etmesiyle alev alarak 2500 senedir kesintisiz yandığı bilinen bu alevler, deniz manzaralı eşsiz konumuyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir.
Yanartaş Doğalgazının Bilimsel Kökeni ve Yapısı
Kaya çatlaklarından sızan doğal gaz kuru ve kokusuz bir yapıya sahiptir. Yapılan bilimsel analizlere göre gazın bileşimi %82,96 metan, %14,5 etan, %1,5 azot ve %1 karbondioksitten oluşmaktadır. Gazın kökeni hakkında ilk zamanlarda metan oranının yüksekliği sebebiyle eski bir bataklıktan gelebileceği öne sürülmüş ancak bu görüş kanıt yetersizliğinden ötürü kabul görmemiştir. Daha sonra gazın petrol kökenli olabileceği fakat tam bir petrol yatağının üzerinden çıkmadığı tezi ortaya atılmıştır. Bölgedeki tektonik faaliyetlerin güçlü olması ve gazı besleyen rezervin ekonomik olamayacak derecede küçük kalması nedeniyle, gazdan yararlanma amaçlı yapılan sondaj denemeleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Sondaj çalışmaları sırasında alevler azalmış ve yakındaki bir krom madeninden yükselmeye başlamıştır; bunun üzerine çalışmalardan vazgeçilince alevler eski çıkış noktalarına geri dönmüştür.
Alev Sayılarındaki Tarihsel Değişiklikler
Derinlerde bulunan gazın kesin miktarı bilinmediği için alevlerin ne kadar süre daha yanmaya devam edeceği tahmin edilememektedir. Ancak tarihsel süreçte alevlerin çıktığı nokta sayılarında değişimler gözlenmiştir. Yapılan tespitlere göre 1935 yılında 2 noktadan, 1945 yılında 4 noktadan, 1982 yılında ise 3 noktadan alev çıktığı belirlenmiştir. 1986 yılına gelindiğinde ise alevlerin çok daha fazla noktadan çıktığı görülmüştür. Bu sayısal değişkenliğin temel sebebi, sel sularının taşıdığı alüvyonların gaz çıkış noktalarını zaman zaman tıkamasıdır. Yapılan hesaplamalar doğrultusunda Yanartaş'ta 1935 m3/h gaz çıkışı olduğu saptanmıştır.
Yunan Mitolojisinde Yanartaş ve Chimera Efsanesi
Çıralı plajının kuzeyindeki kayalıklarda yer alan bu doğalgaz kaynağı, antik çağlardan beri Yunan mitolojisine de konu olmuştur. Efsaneye göre, Ephyra Kralı Glaukos'un oğlu Hipponoes bir av partisinde kardeşi Belleros'u kazara öldürür ve bu olayın ardından "Belleros'u Yiyen" anlamına gelen Bellerophontes adını alır. Ephyra'dan sürülen Bellerophontes, önce Argos Kralı'na sığınır. Argos Kralı, kendisine sığınan bu genci öldürmek istemediği için onu Likya Kralı'na gönderir. Likya Kralı da benzer şekilde genci doğrudan öldürmekten kaçınarak onu Olympos dağında yaşayan; aslan başlı, keçi gövdeli, yılan kuyruklu ve ağzından alevler saçan canavar Chimera ile dövüşmeye yollar.
Bellerophontes, Pegassos adındaki kanatlı atına binerek canavarla savaşmaya gider. Canavar saldırdığında Pegassos havalanır, Bellerophontes ise mızrağı ile Chimera'yı yerin yedi kat dibine gömer. Ancak canavar yerin yedi kat altından alevler saçmaya devam eder. Homeros'un aktarımıyla günümüze ulaşan bu Anadolu efsanesine göre, Yanartaş'ta binlerce yıldır sönmeyen bu alevler Chimera'nın yerin altından fışkıran alevleridir. Bellerophontes'in zaferini kutlamak amacıyla Olympos'ta bir yarış düzenlenir ve atletler meşalelerini Chimera'nın Kutsal Ateşi ile yakarak Olympos kentine doğru koşarlar. Bu yarış, Anadolu'daki Olimpiyat Oyunları'nın ilk örneği kabul edilir ve günümüzdeki olimpiyat meşalesi bu sönmeyen ateşin sembolik ifadesidir.