Erzurum ili şehir merkezinde yer alan Yakutiye Medresesi, İlhanlı hükümdarı Olcaytu zamanında Emir Hoca Cemalettin Yakut tarafından 1310 yılında inşa ettirilmiştir. Sultan Olcayto zamanında Gazan Han ve Bolugan Hatun adına Hoca Yakut Gazani tarafından yaptırılan bu kıymetli eser, kapalı avlulu, eyvanlı ve revaklı medrese tipinin Anadolu’daki en büyük örneğidir. Günümüze kadar oldukça iyi korunarak varlığını sürdürebilmiş yapılar arasında yer alan medrese, Erzurum ilinin sembollerinden biri olup her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir.
Tarihsel Dönüşüm ve Onarımlar
Medrese, asıl işlevini yitirmesinden sonra Osmanlı döneminde bir süre dökümhane, 19. yüzyılın sonlarından itibaren ise askeri depo olarak kullanılmıştır. 700 yılı aşkın süredir ayakta kalan yapı, tabiat şartlarına bağlı aşınmaların yanı sıra coğrafyasında gerçekleşen istila ve savaş gibi tarihi olaylardan da etkilenmiştir. Cumhuriyet döneminde 1964 ve 1973'te Vakıflar Genel Müdürlüğü, 1991'de ise Turizm Bakanlığı tarafından onarımdan geçirilmiştir. En son 2009 yılında Kültür Bakanlığı tarafından kapsamlı bir şekilde restore edilen yapının çevre düzenlemesi Erzurum Yakutiye Belediyesince yaptırılmıştır. Günümüzde bu kıymetli eser, Erzurum Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi (İslâm Eserleri Müzesi) olarak hizmet vermektedir.
Mimarisi ve Yapı Özellikleri
Dört eyvanlı ve kapalı avlulu plana sahip kubbeli medresenin taçkapısı, ön cephenin tam ortasında bulunmaktadır. Yapının taş kapısı üzerindeki işlemeler son derece kıymetli birer sanat şaheseri değerindedir. Medrese cephesinin her iki köşesinde kesme taştan yapılmış iki silindirik istinat kulesi yükselmektedir. Batı cephesinin ekseninde yer alan taçkapının yanı sıra, cephenin güneyinde kübik kaideli ve silindirik gövdeli bir minare, kuzey köşesinde ise silindirik külahlı köşe kulesi konumlanmıştır. Minare gövdesinde firuze ve patlıcan moru renkli sırlı tuğlalar ile sırsız tuğlalar kullanılarak oluşturulan geometrik süslemeler dikkat çekmektedir.
Süslemelerdeki İslam İkonografisi ve Orta Asya Türk Simgeleri
Taçkapının yan kanatlarında bulunan, kademeli kaval silmelerle biçimlendirilmiş sivri kemerli yüzeysel nişlerin içerisindeki tasvirler İslam ikonografisi açısından büyük önem taşır. Bu nişlerin içinde bir su kaynağından veya vazodan çıkarcasına betimlenmiş bir hayat ağacı, altında karşılıklı iki aslan figürü ve üzerinde çift başlı kartal figürleri yer almaktadır. Ajurlu bir küreden çıkan hurma yaprakları, iki pars ve kartal figürlerinden oluşan hayat ağacı kompozisyonu, Orta Asya Türklerinin önemli simgelerini bir araya getirmektedir.