Şırnak'ın Sınır İlçesi: Uludere
Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve Şırnak iline bağlı olan Uludere (Kürtçe adıyla Qilaban), Irak ile 56 kilometrelik bir sınıra sahip, dağlık ve engebeli coğrafyasıyla öne çıkan bir ilçedir. Doğu sınırında Hakkâri'nin Çukurca, batısında Şırnak merkez ve Silopi, kuzeyinde ise Beytüşşebap ilçeleriyle komşu olan bölgenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1.226 metredir. Haftanîn ve Kel Mehmet Dağı gibi yüksek dağlarla çevrili olan yörede; Suwar, Serhe, Haftanîn, Meydan, Elcan ve Şirîş yaylaları bulunur. Karasal iklimin hakim olduğu ilçeyi ikiye bölen ve Hezil Çayı'nın bir kolu olan Kılaban Deresi, bölge için hayati bir su kaynağıdır. Coğrafi yapısı yayla turizmine ve kış turizmine oldukça uygundur.
Milattan Öncesine Uzanan Zengin Tarih
Uludere'nin tarihi milattan önceki dönemlere kadar uzanmaktadır. Tarih boyunca Urartular, Medler, Persler, Part İmparatorluğu, Romalılar ve Sasaniler'in egemenliği altına girmiştir. 1142'de I. İmadeddin Zengi'nin ve 1260 yılında Hulagu'nun Hakkâri yöresini ele geçirmesini izleyen kargaşalık yılları, yöre beylerinin 1349'da Karakoyunlulara bağlanmayı kabul etmesi ile durulmuştur. 1386'da Timur ve 1502'den itibaren Safevi hakimiyeti altında yaşayan yerleşim, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı İmparatorluğu'na dahil edilmiştir. Aşiret beyleri kendi egemenlik haklarını korumak, Osmanlı toprak sisteminin dışında bir sistemle yönetilmek ve seferlere asker yollamak şartıyla Cumhuriyete kadar imparatorluk bünyesinde kalmışlardır. Cumhuriyet döneminde bucak yapılarak Beytüşşebap'a bağlanan ilçe, 1957'de Hakkâri'ye, 1990'da ise Şırnak iline bağlanmıştır.
Koruma Altındaki Endemik Türler ve Doğal Yaşam
Zengin flora ve fauna çeşitliliğiyle dikkat çeken Uludere, doğa ve yaban hayatı tutkunları için önemli bir merkezdir. Türkiye'de yalnızca Uludere ile Hakkâri arasındaki dağlarda yetişen ve koruma altında olan endemik ters lale (dağ lalesi), ilçenin sembolüdür. Doğal yaşam alanlarında dağ keçisi, ayı, yaban domuzu, geyik, tavşan, tilki ve keklik gibi birçok yaban hayvanı barınmaktadır. Ayrıca, Anadolu'da soyu tükenmiş olan Hazar kaplanının Türkiye'deki bilinen son bireyi, Şubat 1970 tarihinde Uludere sınırlarında Şehit Şen isimli bir köylü tarafından vurulmuştur.
Goyan Kültürü, El Sanatları ve Eşsiz Yöresel Mutfak
İlçenin kültürel yapısında Goyan aşiret kültürü önemli bir yer tutmaktadır. Erkeklerin şelui, şapik veya tırgal; kadınların ise kiras, kurtek ve fistan giydiği ilçede geleneksel el sanatları oldukça canlıdır. Atölyelerde dokunan el yapımı yöresel Uludere kilimleri ve halıları, desenli yün çoraplar ile berivanların kullandığı yük taşımalığı büyük beğeni toplamaktadır. Zengin mutfak kültüründe ise et, pekmez ve dövülmüş buğdaydan yapılan hilisa, kutilika pırince (pirinçli içli köfte), kutilika savar (yassı bulgur içli köftesi), gurö yemeği, Goyan pidesi, suryaz sebze yemeği, penire sirik ve penire kırenk peynirleri ile xavis tatlısı ve kuliçe çöreği gibi geleneksel lezzetler öne çıkmaktadır.