Marmara'nın En Yüksek Noktası: Uludağ'ın Coğrafi Özellikleri
Eski adıyla Keşiş Dağı olarak bilinen Uludağ, Bursa ili sınırları içerisinde yer alan, 2.543 metre yüksekliği ile Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezidir. Marmara Bölgesi'nin en yüksek dağı unvanına sahip olan bu kütle, kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanarak yaklaşık 40 kilometrelik bir uzunluğa ve 15 ila 24 kilometre arasında değişen bir genişliğe ulaşır. Bursa'ya bakan yamaçları kademeli bir yapı sergilerken, güneyde Orhaneli'ne bakan tarafları düz ve daha diktir. Dağın en yüksek noktası göller bölgesinde konumlanan Uludağ Tepe (2.543 m) iken, Bursa'dan yaklaşıldığında veya oteller bölgesinden bakıldığında zirve sanılan nokta aslında 2.486 metre yüksekliğindeki Keşiş Tepe'dir.
Antik Çağdan Günümüze Uludağ'ın Tarihi Geçmişi
Antik çağın ilk tarihçilerinden Herodot, MÖ 490-420 yıllarında yazdığı Herodot Tarihi adlı eserinde bu dağı Olympos ismiyle anmakta ve Lydia kralı Kroisos'un oğlu Atys'in yaşadığı trajediyi bu bölgeyle ilişkilendirmektedir. Herodot'tan yaklaşık 400 yıl sonra coğrafyacı Strabon da eserinde dağdan Olympos ve Mysia Olympos'u olarak bahseder. Roma İmparatorluğu'nun Hristiyanlığı resmi din olarak kabul etmesinin ardından, 3. yüzyıldan itibaren dağda keşişlerin yaşadığı manastırlar kurulmaya başlanmış, 8. yüzyılda bu manastırların sayısı Nilüfer Çayı ile Deliçay arasında 28'e ulaşmıştır. Bursa'nın fethinden sonra bu manastırların bir kısmı terk edilmiş, Doğlu Baba, Geyikli Baba ve Abdal Murat gibi dervişlerin inziva yerleri haline gelmiştir. Bu dönemde Türkler tarafından dağa Keşiş Dağı adı verilmiş, 1925 yılında ise Osman Şevki Bey'in önerisiyle resmen Uludağ ismini almıştır.
Türkiye'nin Kış Turizmi ve Spor Merkezi
Uludağ'da modern turizm faaliyetleri 1933 yılında bir otel ve şose yol yapımıyla başlamış, bu tarihten itibaren bölge kış sporları için önemli bir cazibe merkezi haline gelmiştir. 1963 yılında hizmete açılan Türkiye'nin ilk teleferiği olan Bursa Teleferik, 2014 yılında tamamen yenilenerek Oteller (Kurbağakaya) bölgesine kadar uzatılmıştır. Günümüzde dağda 15 özel ve 12 resmi konaklama tesisi bulunmakta, buralara ait pek çok telesiyej ve teleski hattı hizmet vermektedir. Yol durumunun elverişliliği, ekim ile nisan ayları arasındaki uzun kış mevsimi boyunca kar bulunması ve eşsiz manzaraları turistleri buraya çekmektedir. Dağın eteklerinde yer alan Çekirge semtindeki sıcak su kaplıcaları şifa sunarken, yaz aylarında Sarıalan ve Çobankaya bölgelerinde Kızılay Derneği'nin yaz kampları düzenlenmektedir.
Zengin Bitki Örtüsü ve Eşsiz İklim Koşulları
Uludağ, yüksek kesimlerinde barındırdığı Aynalıgöl, Karagöl ve Kilimligöl gibi buzul gölleriyle dikkat çekmektedir. Türkiye'nin en alçakta kalıcı kar bulunan dağı olan Uludağ'da, önemli volfram yatakları da yer almaktadır. Yüksekliğe bağlı olarak kademeli bir iklim ve bitki örtüsü geçişi sunan dağda, Akdeniz ve Karadeniz iklimlerinin geçiş tipleri gözlenir. Yıllık yağış miktarı zirveye doğru artarak oteller bölgesinde 1483,6 milimetreye kadar ulaşmaktadır. Flora yönünden son derece zengin olan dağda; defne, zeytin, kızılçam, kestane, gürgen, kayın, Uludağ köknarı, sarıçam ve alpin bitkiler gibi çok çeşitli ve nadir türler yaşam alanı bulmaktadır.