Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra inşa edilen ilk cezaevi olma özelliğini taşımaktadır. Ankara'nın Altındağ ilçesinin Ulucanlar semtinde yer alan bu tarihi yapı, 1925 ile 2006 yılları arasında aktif olarak cezaevi olarak hizmet vermiştir. İlk olarak 1923 yılında askeri depo olarak kurulan bina, konumunun ve yapısının uygunluğu doğrultusunda yapılan tadilat ve eklemelerle cezaevine dönüştürülmüştür. Kapatılmasının ardından Altındağ Belediyesi tarafından 2009 yılında başlatılan kapsamlı restorasyon çalışmaları 2010 yılında tamamlanmış ve cezaevi, 2011 yılında kapılarını müze ve kültür sanat merkezi olarak ziyaretçilere açmıştır. Tarihi dokusuyla dikkat çeken müze, bugüne kadar 1 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamıştır.
Türk Siyasi ve Edebi Hayatındaki Derin İzleri
Ulucanlar Cezaevi, 81 yıllık faaliyet süresi boyunca Türk siyasi ve edebi tarihine yön veren çok sayıda önemli ismi ağırlamıştır. Cezaevinde kalan ünlü tutuklu ve mahkûmlar arasında Nâzım Hikmet, Yaşar Kemal, Bülent Ecevit, Yılmaz Güney, Kemal Tahir, Fakir Baykurt, Cüneyt Arcayürek, Metin Toker, Muhsin Yazıcıoğlu, Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan, Mahmut Alınak, Selim Sadak ve Sırrı Sakık gibi gazeteci, yazar, şair ve siyasetçiler bulunmaktadır. Cezaevinin tarihi ayrıca trajik olaylara da sahne olmuştur; 29 Eylül 1999 tarihinde gerçekleştirilen Hayata Dönüş Operasyonu sırasında burada 10 kişi hayatını kaybetmiş ve 100'e yakın kişi yaralanmıştır.
İnfazlar ve Tarihsel Gerçekler
Cezaevi bünyesinde, farklı dönemlerde toplam 19 mahkûmun infazı gerçekleştirilmiştir. Bu infazların 18'i siyasi suçlardan oluşurken, yalnızca biri adi suç kapsamındadır. İlk idamlar 4 Şubat 1926'da İskilipli Âtıf Hoca ve Ali Rıza Hoca'nın infazlarıyla başlamış; aynı yıl İzmir Suikastı davası kapsamında Cavid Bey, Doktor Nâzım, Filibeli Hilmi, Nail Bey ve Abdülkadir Bey gibi isimler de burada idam edilmiştir. İlerleyen yıllarda, 1964'te Albay Talat Aydemir ve Binbaşı Fethi Gürcan; 6 Mayıs 1972'de ise 68 Kuşağı'nın önde gelen isimleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan burada idam edilmiştir. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi sonrasında Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu ve Erdal Eren gibi isimlerin infaz edildiği cezaevindeki son idam ise 29 Ocak 1983'te ASALA militanı Levon Ekmekçiyan'ın infazı olmuştur.
Müze Alanları ve Görülmeye Değer Eserler
Ziyaretçilerini derin bir tarihi yolculuğa çıkaran müzede, aslına uygun olarak düzenlenen koğuşlar ve tecrit odaları yer almaktadır. Bu odalarda balmumundan yapılmış 22 mahkûm heykeli sergilenirken, koridorlardaki hoparlörlerden yükselen çığlık sesleri o dönemdeki tecrit koşullarını yansıtmaktadır. Müzenin avlularında, 81 yıl boyunca düşünceleri nedeniyle hapse girmiş aydınların ailelerinden temin edilen kişisel eşyaları, ayrıntılı biyografileri ve fotoğrafları sergilenmektedir. Ayrıca, cezaevinde sergilenen orijinal darağacı, tarihi mutfak ve mutfak gereçleri ile mahkûm taşıma aracı da müzede görülmesi gereken en sarsıcı unsurlar arasındadır. Kültürel bir kompleks niteliğindeki müzede bir de Eğitim ve Kültür Salonu yer almaktadır.
Popüler Kültürdeki Yeri ve Ulaşım
Ulucanlar Cezaevi, Türk sineması ve televizyon dünyasında da önemli bir simge olmuştur. 1989 yapımı ödüllü "Uçurtmayı Vurmasınlar" filmi bu cezaevinde çekilmiş, ayrıca Yılmaz Güney'in ünlü "Duvar" filmine de ilham kaynağı olmuştur. Popüler televizyon dizisi "Ezel"in 2009 yılındaki cezaevi sahneleri de yine burada çekilmiştir. Ankara'nın merkez ilçelerinden Altındağ'da konumlanan müzeye ulaşım oldukça kolaydır; EGO Dikimevi İstasyonu ve Cebeci İstasyonu kullanılarak toplu taşıma ile rahatça ulaşılabilir. Özel araçlarıyla gelmek isteyen ziyaretçiler için ise tesiste otopark alanı mevcuttur.