Üçayak Kilisesi, Kırşehir'in yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde, Taburoğlu Köyü sınırları içerisinde yer alan ve 10. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen bir Doğu Roma İmparatorluğu kilisesidir. Çevresindeki antik yerleşim yerlerinden tamamen izole bir konumda bulunması ve yakınında başka hiçbir tarihi yapıt veya eser barındırmamasıyla benzersiz bir karakter sergilemektedir. Bizans dönemindeki özgün adı günümüzde bilinmeyen bu yapı, ön ve arka cephelerinde üçer adet olmak üzere toplam altı büyük kolon üzerinde yükseldiği için bölge halkı tarafından Üçayak olarak adlandırılmıştır.
Tarihsel Keşif ve Bilimsel Araştırmalar
Kiliseye dair ilk yazılı bilgiler 1842 yılında İngiliz gezgin W. F. Ainsworth tarafından paylaşılmış, Ainsworth'un çizdiği gravürler yapının asıl haline ilişkin önemli veriler sunmuştur. 1900 yılında İngiliz arkeolog J. W. Crowfoot ve 1903 yılında Avusturyalı sanat tarihçisi J. Strzygowski harabeleri ziyaret ederek ilk fotoğrafları çekmiş ve daha detaylı bilgiler derlemiştir. Yapı üzerine en kapsamlı inceleme ise Türk sanat tarihçisi Semavi Eyice tarafından gerçekleştirilmiş ve 1968'de yayımlanmıştır. Eyice, kilisenin sağlam durumdayken kubbeleriyle birlikte yaklaşık 17 metre yüksekliğe ulaştığını ve Türkiye sınırlarındaki tamamen tuğladan inşa edilmiş ilk ve tek kilise örneği olduğunu kanıtlamıştır. Eyice ayrıca Temmuz 1970'te öğrenciler ve köy gençlerinin yardımıyla kazı çalışmaları yürütmüştür.
Yapılış Amacına İlişkin Teoriler
Kilisenin ıssız bir alanda bulunması, çevresinde sivil bir yerleşime dair izlerin olmaması ve manastır olarak kullanılmadığının anlaşılması üzerine tarihçiler yapılış amacına dair üç senaryo üzerinde durmaktadır. En olası senaryoya göre kilise; Bizans imparatorları II. Basil ve VIII. Konstantinos'un, isyancı generaller Bardas Skleros ve Bardas Fokas'a karşı kazandığı ortak zaferin onuruna inşa edilmiştir. Diğer iki tez ise yapının iki farklı Hristiyan azizine ithaf edilmiş çifte türbeler olduğu veya iki ayrı mezhebin tek bir kilise içerisinde bir arada ibadet edebilmesi amacıyla kurulduğu yönündedir.
Mimari Yapısı ve Günümüzdeki Durumu
Üçayak Kilisesi, mimarlık tarihinde nadir rastlanan çift nefli ve çift kubbeli bazilika planıyla, sonradan ekleme yapılmaksızın tek seferde bir bütün olarak inşa edilmiştir. Yapının duvarlarında 30-40 santimetre uzunluğunda ve 4 santimetre kalınlığında tuğlalar kullanılırken, duvar aralarındaki dolgularda moloz ve taş tercih edilmiştir. Kilisenin kubbeleri ve bunları taşıyan kemerler yüzyıllar önce yıkılmış; ayakta kalmayı başaran kubbe kemerleri, kasnak parçaları ve pandatifleri ise 1938 Kırşehir depreminde tamamen çökmüştür. Yapılan kazılarda zeminde siyah ve altın yaldızlı fresk parçaları, alçı süslemeler, küçük cam parçaları ile mermer kalıntılarına rastlanmış olup, günümüzde kilisenin yalnızca ana taşıyıcı kolonları ayakta kalabilmiştir.